KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/7530 E., 2021/11397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ...’ın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine;dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili, ... İli ... İlçesi ... Köyünde kain tapuda davalıların murisi ... adına bahçe niteliğiyle kayıtlı olup, kaydında orman sınırları içinde kaldığı ve 3083 sayılı Yasa'ya göre toplulaştırma alanına alındığı yönünde beyanlar bulunan 185 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman niteliğinde olduğunu ve kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, üzerindeki tüm şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Köyü 185 ada 26 parseldeki taşınmazın tamamının davalıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydındaki 3. kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün, davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.880,00 m2' lik kısımının kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı, geriye kalan ve (B) harfiyle gösterilen 401,15 m2' lik kısmının ise eylemli orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdit çalışmaları araştırılarak ilgili tutanaklar getirtilip dosya içine alınmamış, hükme esas olan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın tamamının tahdit içinde kaldığı belirtildikten sonra sonuç kısmında A ve B kısmı olarak ayrılıp,
ekindeki çakıştırmada taşınmazın A kısmı tahdit içinde gösterilirken B kısmının tahdit dışında gösterilmesi suretiyle raporun kendi içinde çelişki oluşturulduğu halde bu çelişki giderilmemiş, usulüne uygun tahdit uygulaması yapılmamış ve taşınmazın makiye tefrik edildiği belirtilmesine rağmen tevzi edilip edilmediği araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde;
önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek,
çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan sonra üm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7530, K. 2021/11397, 17 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama