İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/7707 K.2024/3313

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2021/7707Karar2024/3313Tarih14 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.009 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/7707 E., 2024/3313 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/719 E., 2020/1095 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Tokat Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2018/203 E., 2020/76 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.009 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1970'li yıllarda tesis kadastrosu yapılmış, dava konusu taşınmazlar ve çevresi tespit harici bırakılmış; tespit harici bırakılan bu yerlerde 2015 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmış, sonuçları 03.02.2016 tarihinde ilan edilerek itiraz edilmeyen yerlerde kesinleşmiştir.

Daha sonra tesis kadastrosunda ve Ek 5. madde uyarınca orman yapılan orman kadastrosunda hakkında tutanak tutulmayan yerlerde bu defa 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapılmış ve 15.06.2016 ilâ 14.07.2016 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmıştır.

Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında Ekinli Köyü 103 ada 2, 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar meyve bahçesi, 103 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ise tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir.

2. Tokat Kadastro Mahkemesi'nin 2016/484 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Tokat Kadastro Mahkemesi'nin 2016/575 Esas, 2016/576 Esas, 2016/577 Esas ve 2016/577 Esas sayılı dosyalarında davacı Hazine vekili dava dilekçelerinde özetle. Tokat İli, Yeşilyurt İlçesi, ...

Köyü sınırları içerisinde bulunan taşınmaz mallara 3402 sayılı Kanun'un Ek 5. ve geçici 8. maddeleri gereğince tahdit ve tespit çalışmaları yapıldığını ve 29.06.2016 tarihinde askıya çıkarıldığını, Ekinli Köyü 103 ada 6 parsel nolu 6.263,34 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 103 ada 2 parsel nolu 8.042,89 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 103 ada 3 parsel nolu 6.265,69 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 103 ada 4 parsel nolu 4.727,83 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 103 ada 5 parsel nolu 9.416,62 m2 yüzölçümlü taşınmazın komisyon tarafından davalılar adına tespit edildiğini,

6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca tabi olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağını, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün kaldırılmış almasının sonucu değiştirmeyeceğini, taşınmazların niteliğinin orman olduğunun kesinleşen tapulama komisyonu kararı ile sabit olduğunu, taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de;

tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduklarından bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmemesi gerektiğini, 766 sayılı Kanun gereğince yapılan çalışmalarla orman olması nedeniyle genel sınır dışında bırakıldığı halde daha sonra 6831 sayılı kanun gereğince geçen orman kadastrosu sırasında da, orman haritasında (sarı boyalı alanlar) orman dışında bırakılan yerlerde çalışma yapılırken zilyetlik süresinin hesabında orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önceki zilyetliğin dikkate alınmayıp, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten bugüne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiğini,

açıklanan nedenlerle dava konusu parsellerin Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ..., ..., ... duruşmalardaki beyanlarında özetle; açılan davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalılarca davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. Tokat Kadastro Mahkemesi'nin 2016/575 Esas, 2016/576 Esas, 2016/577 Esas ve 2016/577 Esas sayılı dosyalarının yapılan yargılaması sonrasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesi gereğince 2016/484 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmelerine, yargılamanın 2016/484 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/484 Esas, 2018/465 Karar sayılı ilamı ile; asıl birleşen davaların ispatlanamadığı gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/484 Esas, 2018/465 Karar sayılı ilamına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 05.10.2018 tarihli ve 2018/1202 Esas, 2018/1130 Karar sayılı ilamı ile; çekişmeli taşınmazların dereye komşu olduğu halde çekişmeli taşınmazın niteliği konusunda jeolog bilirkişisinden rapor alınmadığı, bu hususun araştırılmadığı, yeniden keşif yapılarak jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığı,

aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Dava konusu taşınmazların, 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında, kültür parseli olarak kaldığı, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazların evveliyatının orman olmadığı, ziraat bilirkişi bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazların III. sınıf tarım arazisi niteliğinde oldukları, taşınmazlarda imar ve ihya çalışmalarının 30-40 yıl öncesinden tamamlandığı, zilyetliğe ara verilmediği,

mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazların evveliyatında davalı murisleri tarafından tarımsal amaçla kullanıldığı, sonrasında ise davalılar tarafından aynı suretle kullanıldığı ve zilyetliğin kesintiye uğramadığı, jeoloji bilirkişisinin raporunda 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının dere yatağında kaldığının anlaşıldığı, teknik ve denetime elverişli harita mühendisi bilirkişisinin rapor ekindeki krokide sarı renkle gösterilen B2 (4.403,24 m²), B3 (2.357,08 m²), B4 (1.505,42 m²), B5 (2.799,11 m²) lik alanların dere yatağında kaldığı,

kalan alanların dereden etkilenmediği, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile, teknik bilirkişi raporlarının uyumlu olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden de olmadığı, Jeoloji Bilirkişisinin raporundan da anlaşılacağı üzere.

6 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının aktif olarak dört mevsim akış gösteren bir dere olmamasına rağmen, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkün olsa da aktif nehir ve çay yatakları etki alanında bulunan yerlere ilişkin her ne surette olursa olsun sicil oluşturulmasının olanaksız olduğu,

oluşan sicil kayıtlarına da değer verme olanağının olmadığı gerekçesiyle, asıl davaya konu 103 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluşmadığı ve taşınmazın tamamının kuru dere yatağında kaldığından davanın kabulü ile, taşınmazın tamamının dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılmasına, birleşen 2016/578 Esas sayılı davaya konu 103 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu, ancak bir kısmının (B5) dere yatağında kaldığı,

harita bilirkişisi ... 'ın 30.10.2019 havale tarihli raporunda B5 (2.799,11 m²) harfi ve sarı renk ile gösterilen kısmın dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılmasına, kalan A5 (6.617,51 m²) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline, birleşen 2016/577 Esas sayılı davaya konu 103 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu, ancak bir kısmının (B4) dere yatağında kaldığı,

harita bilirkişisi ... 'ın 30.10.2019 havale tarihli raporunda B4 (1.505,42 m²) harfi ve sarı renk ile gösterilen kısmın dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılmasına, kalan A4 (3.232,85 m²) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline, birleşen 2016/576 Esas sayılı davaya konu 103 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu, ancak bir kısmının (B3) dere yatağında kaldığı,

harita bilirkişisi ... 'ın 30.10.2019 havale tarihli raporunda B3 (2.357,08 m²) harfi ve sarı renk ile gösterilen kısmın dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılmasına, kalan A3 (3.908,61 m²) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline, birleşen 2016/575 Esas sayılı davaya konu 103 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu, ancak bir kısmının (B2) dere yatağında kaldığı,

harita bilirkişisi ... 'ın 30.10.2019 havale tarihli raporunda B2 (4.403,24 m²) harfi ve sarı renk ile gösterilen kısmın dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılmasına, kalan A2 (3.639,65 m²) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararda imar ihya edildiğinin belirtildiğini ancak bilirkişi raporunda ihyanın ne zaman gerçekleştiği hususunun tespit edilemediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde imar ihya faaliyetlerine rastlanmadığı,

taşınmazın ne şeklide hangi tur faaliyetlerle imar ihya edildiğinin belirtilmediğini, davalı tarafın imar ve ihya yoluyla kazandırıcı zamanaşımından taşınmazı kazanabilmesi için gerekli süreyi tamamlamadığını, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren 20 yıllık sürenin tamamlanmış olması gerektiğini ancak orman kadastrosunun halen kesinleşmediğini, taşınmazın niteliğinin orman olduğunun kesinleşen tapulama komisyonu kararı ile sabit olduğunu, dava konusu taşınmaz orman niteliğini yitirmiş ise de tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmesinin mümkün olmadığını,

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18/2 nci maddesi gereğince ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını, kaldı ki davalı tarafın zilyetliğini ve zilyetlik süresini ispatlayamadığını, taşınmazda zilyetliğe ara verildiğini ve kesintisiz zilyetlik koşulunun sağlanmadığını, dosyada mevcut taşınmazı kapsayan orman tahdit haritasından görüldüğü üzere taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğunu ve ormanla bütünlük arz ettiğini, bu hususun da bilirkişilerce irdelenmediğini ileri sürerek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerlerin, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağı, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetliğin davalı yararına hak doğurabileceği, genel uygulama bu yönde olmakla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin,

resmî belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiilî durum itibariyle de orman olmadığı ve çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi kapsamında imar ve ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılmasının mümkün olduğu,

mahkemece yapılan orman araştırması neticesi taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı belirlemiş olduğundan (3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda) orman sınırları dışında bırakıldığı tarihten önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerektiği, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların istinaf edilen kısımlarının orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olduğu,

yine alınan ziraat bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın istinaf edilen kısmının mera vasfında olmadığının anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazıların istinaf edilen kısmının tespitten önce 20 yıldan daha uzun bir süre tarım arazisi olarak kullanıldığına ilişkin alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle,

davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17, Ek 5, Geçici 8. Maddeleri, 6831 Sayılı Orman Kanunu.

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7707, K. 2024/3313, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7707
Karar No
2024/3313
Tarih
14 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7710 K.2024/4716
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/7712 K.2024/6939
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/7714 K.2024/6743
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/7715 K.2024/2306
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7724 K.2024/5133
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/7726 K.2024/2097

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.