KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/7925 E., 2024/1137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5304 ... Kanun’la değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılıp 23.07.2008-21.07.2008 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu vardır.
2. Kadastro sonucu, .... Köyü 102 ada 1 parsel ... A (3402.40m2) ve B (537.19m2) yüzölçümündeki taşınmaz, 2008 yılında 3402 ... Kanun’un 5304 ... Kanun’la değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre orman sayılan alanda yapılan kadastro sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
3. Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 102 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ne var ki çekişmeli taşınmazın bir bölümünün Temmuz 1964 tarih ve 175 ... tapu kaydı uyarınca davacıların babaları adına kayıtlı olduğunu, babalarının ölümünün ardından da kendilerine intikal ettiğini, çekişmeli taşınmazın orman olmadığını, önceleri murisleri tarafından, ölümünün ardından da kendileri tarafından nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullanıldığını, taşınmazın esasında fındık bahçesi olup, zamanla ihtiyaca göre taşınmaz üzerine elma,
hurma ve ıhlamur ağaçları dikildiğini, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve çevresi itibariyle de orman niteliği taşımadığını, dava konusu taşınmazın 1945 yılı öncesinde ve sonrasında da orman değil tarım arazisi olduğunu, taşınmazın bir an için 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu (4785 ... Kanun)
gereğince devletleştirilmiş olduğu kabul edilse dahi 4785 ... Kanun'un Ek-2 nci maddesi gereğince başkaca bir işleme gerek olmaksızın sahiplerine geri verildiğini, zira taşınmazın Devlet ormanları içerisinde bulunmadığını, etrafının tarla ve bahçelerle çevrili olup, Devlet ormanlarından tamamen ayrıldığını, kaldı ki devletleştirme karşılığının da ödenmediğini beyanla, dava konusu 102 ada 1 parsel ... taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kalıp, sınırları zeminde belli ve fiilen kullanılan bölümünün tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle yasal miras payları oranında davacıların adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz bölümünün 3116, 4785, 5658 ve 6831 ... Kanun hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olduğunu, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olup, reddi gerektiğini, ormanların imar-ihya ve zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceklerini, ayrıca husumet, zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, kadastro tespitinin tümüyle kanuna ve usule uygun şekilde yapıldığını, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları uyarınca taşınmaz sonradan orman vasfını kaybetse dahi orman toprağının hiçbir şeklide şahsi mülkiyet konusu yapılamayacağını, kaldı ki davacı tarafın dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın orman vasfında olduğunu belirterek esasında bu durumu kabul ettiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "orman ve fen bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda davaya konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, davacının talep ettiği kısmın çevresiyle birlikte öncesinde orman olduğu, dolayısıyla zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile komşu taşınmazlar arasında doğal yada yapay ayırıcı bir unsur bulunmadığı, tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanma olanağı sağlayan 3402 ...
Kanunu'nun 45 inci maddesinin bir kısmının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, kalan fıkraların da sonradan yürürlüğe giren 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ... Kanun) 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece hükme esas alınan teknik bilirkişi heyet raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eski tarihli tapu kayıtlarının dikkate alınmadığını, teknik bilirkişi raporlarında keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına hiç değinilmediğini, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarında yaklaşık 70 yılı aşkın süredir çekişmeli taşınmazda fındık ve mısır üretimi yapıldığının, ziraat bilirkişi raporunun da davacıların iddialarını doğrulayarak çekişmeli taşınmazın fındık üretimi yapılan fındık bahçesi olduğunu ortaya koyduğunu,
fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların arasında kalan 102 ada 390 parsel ... taşınmazın 2/B uygulama çalışmaları sonucunda orman sınırları dışına çıkarılarak dava dışı şahıslar adına tescil edildiğini, her ne kadar dava konusu taşınmaz bölümlerinin en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planında yeşil renkte orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle orman vasfında oldukları tespitinde bulunulmuş ise de aynı durumdaki komşu parsellerin şahıslar adına tespit ve tescil edildiklerini,
tüm bu hususların çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman içi açıklık olmadığını gösterdiğini, zilyetlik araştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, kuzeydeki orman ağaçlarının gölgesi düştüğünden dolayı çekişmeli taşınmaz bölümlerinin yeşil renkte orman olarak gözüktüklerini, yerel mahkemece Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak on yıllık hak düşürücü süre içerisinde genel mahkemede açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7925, K. 2024/1137, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama