İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8815 K.2023/865

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Esas2021/8815Karar2023/865Tarih22 Şubat 2023Okuma10 dk · 1.926 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/8815 E., 2023/865 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2023
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2017/69 E., 2018/168 K.
Hüküm/karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.926 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. 1993 yılında yapılan kadastro sırasında ... Mahallesi, 145 ada 20 parsel sayılı taşınmaz, meşelik vasfıyla 140.476 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tesbit edilmiştir.

2. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın 20 yıldan fazla nizasız ve fasılasız kullandıklarını, taşınmazın hazine ile bir ilgisinin bulunmadığını öne sürerek tespitin iptali ile kendi adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişler, yargılamanın devamı esnasında ... ve ... vefat etmiş, davaya mirasçıları tarafından devam olunmuştur.

3. Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu öne sürerek, tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

4. Asli müdahil vekili müdahale dilekçesinde, taşınmazın bir kısmında müvekkiline ait ev ve bahçenin bulunduğunu, müvekkilinin bu taşınmaz kısmını tespit tarihinden önce , önceki malikleri ... ve Abdulbaki Tüncer'den satın aldığını öne sürerek tespitin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2002 tarihli ve 1999/43 Esas, 2002/2 Karar sayılı ilk kararı ile," dava konusu parselin 30.11.2001 tarihli krokide (A)=32.340,49 m2 işaretli kısmının ..., (B)= 109.226,73 m2 işaretli kısmının ...adına tapuya tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilk kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2002 tarihli ve 2002/6605 Esas, 2002/7394 Karar sayılı ilamıyla; "hükme dayanak alınan uzman bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın memleket haritasında açık alanda kaldığı ifade edilmişse de, uygulandığı bildirilen ve aslına göre renklendirilmiş memleket haritası örneğinde, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin konumu işaretlenerek rapora eklenmediği, bu nedenle yeniden eski tarihli resmî belgelere göre araştırma yapılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılırsa, bu kez davacılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2006 tarihli ve 2003/1 Esas, 2006/2 Karar sayılı ikinci kararı ile, "davacı ...’ın davasının kısmen kabulüne, 26.03.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 3474,698 m2 bölümün ... adına tapuya tesciline, davacı ...’in dava konusu ettiği yerin orman olması nedeniyle davasının reddine, aleyhlerine verilen ilk kararı temyiz etmeyen Orman Yönetimi ve ... yönünden ilk karar kesinleşmiş olduğundan, bu davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararına karşı, davacı ...mirasçısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile temyizin süre yönünden reddine karar verilmesi sonunda, ek karara karşı yine ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2011 tarihli ve 2011/12835 Esas, 2011/11760 Karar sayılı ilamıyla; tebligat usulsüzlüğü nedeni ile temyizin reddine ilişkin ek karar kaldırıldıktan sonra "bozmadan sonra yapılan keşifte alınan fen bilirkişisi raporunda ...’ın dava ettiği yerin dava konusu olmayan 145 ada 8 parselde kaldığı belirlenmesine ve bu parsel hakkında bir dava bulunmamasına rağmen mahkemece, 145 ada 8 parselin (B) işaretli 3.474,698 m2 bölümünün ... adına tesciline karar verildiği, asıl dava konusu olan 145 ada 20 sayılı parsel hakkında ise sicil oluşturulmadığı açıklanarak,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesine göre, hâkimin talep ile bağlı olduğu, tarafların usûlüne uygun olarak mahkemenin huzuruna getirmedikleri ve dava konusu edilmeyen konularda hüküm verilemeyeceğine değinilerek, dava konusu 145 ada 20 parsel hakkında sicil oluşturulması gereğine" değinilerek İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı da bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2013 tarihli ve 2011/123 Esas, 2013/1 Karar sayılı üçüncü kararı ile, "davacı ...'ın davasının kabulüne, 145 ada 20 parselin tespitinin kısmen iptali ile, fen bilirkişileri ....ve ... tarafından düzenlenen 09.05.2012 tarihli raporda (B) işaretli 42.247,50 m² bölüm ayrılarak kuru tarım arazisi niteliğinde davacı ... (ölü) mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına payları oranında tapuya tesciline, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, 145 ada 20 parselin tespitinin kısmen iptali ile,

09.05.2012 tarihli raporda, (D) işaretli 1.209,59 m² bölüm ayrılarak ev ve bahçesi niteliğinde, (E) işaretli 4.007,29 m² bölüm ayrılarak kuru tarım arazisi niteliğinde, (F) işaretli 17.399,24 m² bölüm ayrılarak kuru tarım arazisi niteliğinde ... (ölü) mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına payları oranında tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, müdahil davacı ...'un davasının kabulüne, 145 ada 20 parselin tespitinin kısmen iptali ile,

09.05.2012 tarihli raporda, (C) işaretli 2.547,11 m² bölüm ayrılarak iki katlı betonarme ev ve bahçesi niteliğinde davacı .... oğlu ... adına tapuya tesciline, geriye kalan ve 09.05.2012 tarihli raporda (A) işaretli 73.260,58 m² bölümün aynı ada ve parsel numarası ile Maliye Hazinesi adına ham toprak vasfı ile tapuya tesciline, davacı ...

İdaresi ve müdahil davacı ... mahkememizin 22.01.2002 tarihli ve 1999/43 Esas, 2002/2 Karar sayılı ilâmı ile aleyhlerine verilen ilk kararı temyiz etmediklerinden, Orman İdaresi ve ... yönünden ilk kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, bu davacılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen üçüncü kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2013 tarihli ve 2013/5843 Esas, 2013/10066 Karar sayılı ilamıyla; "mahkemece önceki bozma kararlarına uyulmakla birlikte bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Orman İdaresi bakımından önceki kararları temyiz etmediği ve onun yönünden hükmün kesinleştiğinden sözedilmiş ise de, verilen 2001/3 sayılı ilk kararın Hazinenin temyizi üzerine bozulduğu, Hazinenin temyiz gerekçesinin, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası olup, bunun içinde orman kavramının da bulunduğu,

nitekim 2002/6605 sayılı bozma kararında orman bilirkişi incelemesinin yetersiz olması nedeniyle yeniden orman araştırması yapılması gereğine değinildiği, bu bozma kararından sonra yapılan orman incelemesinde taşınmazın büyük çoğunluğu memleket haritasında yeşil renkli bölümde yer aldığından ...yönünden dava konusu edilen yerlerin orman olması nedeniyle davasının reddine; ... yönünden davanın kabulüne karar verildiği,

ancak, (B) bölümünün dava konusu olmayan 8 parsel içinde kalması ve dava konusu olmayan taşınmaz hakkında sicil oluşturulmuş olması nedeniyle ve temyiz eden ...mirasçısı ...'in sıfatına göre sadece 20 parselle ilgili sicil oluşturulması gereğine işaretle hükmün bozulduğu, bu bozma kararından sonra, mahkemece 03.05.2012 tarihinde yapılan keşif sonunda hazırlanan uzman bilirkişi raporunda taşınmazların 1957 yılı memleket haritasında yeşil alanda kaldığı, ancak, orman bütünlüğü oluşturmadığı, bu nedenle, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ve bu rapora göre hüküm kurulmuş ise de, raporun hükme yeterli olmadığı,

öncelikle, bilirkişilerin memleket haritasındaki yeşil rengin hangi tarım ya da orman bitkisini simgelediğini açıklamadıkları, ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın (A), (B) ve (E) bölümlerinde tarımsal faaliyetin bulunmadığının, kayalık, meşelik ve yabancı otlarla kaplı olduğunun, eğimin %35'lere kadar ulaştığının, (F) bölümünün sadece sürülü olduğunun, (C) ve (D) bölümlerinde ise ev ve 5-6 yaşlarında meyva fidanları bulunduğunun açıklandığı; ... mirasçıları adına tescil edilen (D), (E), (F) bölümlerinin mahkemenin daha önceki kararında orman olduğu belirlenerek davası reddedilen bölümler içinde kaldığı,

bu bakımdan bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu gibi taşınmazın tesbitinin meşelik olması nedeniyle orman olup olmadığının ve orman değilse zilyedlik koşullarının oluşup oluşmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği açıklanarak,

mahkemece, önceki keşiflerde görev almamış üç uzman orman mühendisi, bir fen, bir ziraat uzmanından oluşan bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden yapılacak keşifte, öncelikle taşınmazı geniş çevresiyle gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek,

bu belgelerin dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğünün belirlenmesi, memleket haritasındaki yeşil rengin hangi tarım ya da orman bitkisini simgelediğinin açıklattırılması, ziraat uzmanından taşınmazdaki ağaçların sayısı, yaşı, dağılımı, hakim ağaç türü ve hangi bölümde eğimin ne kadar olduğu konusunda rapor alınması,

taşınmazın çalılık rumuzlu alanda kalması halinde, % 12'den fazla eğimli maki ve fundalık yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı ve orman sayılacağı gözönünde bulundurulması, bu şekilde elde edilecek tüm deliller çerçevesinde karar verilmesi gereğine, kabule göre de; taşınmazın kadastro sırasında meşelik olarak Hazine adına tesbit edildiği, malik hanesinin dolu olduğu,

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 nci maddesindeki hallerin bulunmadığı ve taşınmazın niteliğinin değiştirilmesi konusunda bir talep olmadığı halde (A) işaretli taşınmaz bölümünün niteliği değiştirilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasının da doğru olmadığına" değinilerek İlk Derece Mahkemesinin üçüncü kararı bozulmuştur.

F. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararı ile, "dava konusu taşınmazların yer yer ..., kara çalı, zivircik çalısı ile kaplı olması, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planında ormanlık alan olarak görülmesi, gözleme dayalı ziraat bilirkişi raporu ve bilimsel, teknik, yasal ve yeterli orman ve fen bilirkişisi raporları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın davacılar tarafından hak iddia edilen bölümlerinin hem gözlemlenen eylemli durumda hem de hukuken orman sayılan yerlerden olduğu, orman bütünlüğünü sağladığı,

yine dosya arasındaki taşınmazlara ait renkli fotoğraflardan da, taşınmazların (A, B, E (kısmen) ve F harfi ile gösterilen yerler bakımından) hali nitelikte olup, ekonomik amaca uygun biçimde tarımsal faaliyet sürdürülen yerlerden olmadığının net bir biçimde görülmekte olup fotoğrafların tüm bu gözlem ve anlatımları doğrular nitelikte olduğu,

orman sayılan yerlerin zilyetlik iktisabının mümkün olmadığı gibi bu yerlere ilişkin mülkiyetin ispatına yarayacak vergi kaydı ve eski tapu kayıtlarının da geçerli olamayacağı, maddi deliller karşısında soyut nitelikteki mahalli bilirkişi beyanlarının değer taşımayacağı, davacı taraflar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz mülkiyeti edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacılar ve asli müdahilin davasının ayrı ayrı reddi ile taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen son kararına karşı, asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz, bilimsel ve teknik bilgi içermeyen ve yine dosyadaki mevcut belge ve bilgiler ışığından hüküm vermeye ve denetime elverişli olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro tespitine itiraza ilişkin davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar ve asli müdahil lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve 19 uncu maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1 inci maddesi

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL'nin temyiz eden asli müdahilden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/8815, K. 2023/865, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. C. İkinci Bozma Kararı
  9. E. Üçüncü Bozma Kararı
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8815
Karar No
2023/865
Tarih
22 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8816 K.2023/1156
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8817 K.2023/956
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8826 K.2023/1856
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8831 K.2023/1857
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8833 K.2023/8471
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8837 K.2023/689

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.