İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8839 K.2023/957

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/8839Karar2023/957Tarih23 Şubat 2023Okuma13 dk · 2.544 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/8839 E., 2023/957 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2023
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2015/5 E., 2018/11 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.544 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında; .... ilçesi, ... köyü, 109 ada 1 parsel sayılı 411.747,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden orman niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmıştır.

3. Davacı ..., 1971 tarihli ve 7 sıra no.lu tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu parsel içinde fındık bahçesi ve tarla niteliğinde taşınmazının kaldığı iddiasıyla adına tescilini istemiştir.

4. Birleşen dosya davacısı ..., 1987 tarihli ve 15 sıra no.lu, yine 1978 tarihli ve 21 sıra no.lu tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu parsel içinde çay bahçesi niteliğinde taşınmazının kaldığı iddiasıyla adına tescilini istemiştir.

5. Birleşen dosya davacısı ..., 1989 tarihli ve 9 sıra no.lu tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu parsel içinde fındıklık ve çay bahçesi niteliğinde taşınmazının bulunduğu iddiasıyla adına tescilini istemiştir.

6. Birleşen dosya davacısı ..., 1991 tarihli ve 43 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu parsel içinde fındık bahçesi ve çaylık niteliğinde taşınmazının bulunduğu iddiasıyla adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı taraflar, aşamalarda davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2013 tarihli ve 2008/130 Esas, 2013/65 Karar sayılı kararı ile ... tarafından açılan davanın reddine; ... tarafından açılan davanın kabulü ile, .... İlçesi, ...

109 ada 1 parsel sayılı orman taşınmazının içerisinde 19.07.2011 tarihli fen bilirkişileri raporuna ekli krokide (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların ayrı ayrı fındık bahçesi vasfında aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; ... tarafından açılan davanın kabulü ile, ... İlçesi, ...

109 ada 1 parsel sayılı orman taşınmazı içerisinde 19.07.2011 tarihli fen bilirkişileri raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın fındık bahçesi vasfında aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, ... İlçesi, ...

109 ada 1 parsel sayılı orman taşınmazı içerisinde 19.04.2013 tarihli fen bilirkişileri raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaza açılan davanın kabulüne, taşınmazın fındık bahçesi vasfında aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazlara açılan davanın reddine.

109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısımlarının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2013 tarihli ve 2008/130 Esas, 2013/65 Karar sayılı kararına karşı, davacılardan ... ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2014 tarihli ve 2014/3935 Esas, 2014/9896 Karar sayılı kararıyla, süre aşımı nedeniyle davacı ...'nın temyiz dilekçesinin reddine, davalılar Hazine ve Orman İdaresi'nin temyiz itirazlarının kabulüyle, usulünce dayanılan tapu kayıtlarının uygulanması, yöntemince orman, zilyetlik ve belgesizden taşınmaz edinimi araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının iddia ettikleri dava konusu kısımlara uyum sağladığının anlaşıldığı, yapılan taksim ve satın almalar sonucu tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirdiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13 ve 15 inci maddelerine göre yapılan araştırma sonucunda asıl dosya davacısı ...’ün açmış olduğu davanın kabulüne, Birleşen 2008/131 Esas sayılı dosya davacısı ...’ün açmış olduğu davanın kabulüne, Birleşen 2011/11 Esas sayılı dosya davacısı ...’nın açmış olduğu davanın kabulüne; dava konusu ...

İlçesi, ... köyü 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile; fen bilirkişisi O.U'nun 25.12.2017 havale tarihli raporu ve ekindeki haritası dikkate alınarak; haritasında ... mevki 1-A harfi ile gösterilen kısmın toplam yüzölçümü 2330,50 m² kabul edilerek çay ve fındık bahçesi vasfıyla aynı adanın son parsel numarası ile birleşen dosya davacısı ... adına tapuya kayıt ve tesciline;

haritasında Kurt boğazı mevki A harfi ile gösterilen kısmın toplam yüzölçümü 2.350,58 m² kabul edilerek çay ve fındık bahçesi vasfıyla aynı adanın son parsel numarası ile taşınmazın kök muris ...'den geldiği ve toplam hisse 40 pay kabul edilerek.

10 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ... adına, 3 payı ...adına, 3 payı ... adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline; haritasında Kurt boğazı mevki B harfi ile gösterilen kısmın toplam yüzölçümü 1.693,97 m² kabul edilerek fındık bahçesi vasfıyla aynı adanın son parsel numarası ile birleşen dosya davacısı ... adına tapuya kayıt ve tesciline;

haritasında Kurt boğazı mevki C harfi ile gösterilen kısmın toplam yüzölçümü 1.888,10 m² kabul edilerek fındık bahçesi vasfıyla aynı adanın son parsel numarası ile birleşen dosya davacısı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; haritasında Kurt boğazı mevki D harfi ile gösterilen kısmın toplam yüzölçümü 639,88 m² kabul edilerek fındık bahçesi vasfıyla aynı adanın son parsel numarası ile birleşen dosya davacısı ... adına tapuya kayıt ve tesciline;

haritasında Peteklik mevki 1-A harfi, Kurt boğazında mevki A harfi, Kurt boğazı mevki B-C-D harfleriyle gösterilen kısımlar haricinde kalan yerin 402.844,52 m² miktarıyla ve orman vasfıyla aynı adanın aynı parsel numarası ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek ve resen belirlenecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu edilen kısımların orman olup olmadığı, asıl ve birleşen dosya davacıları lehine tespitin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 1 ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi uyulan bozma ilamı gereklerini de tam olarak karşılamamaktadır. Bozma ilamında asıl ve birleşen dosya davacılarının dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamının usulünce belirlenmesi, orman sayılmayan ve tapu kayıtları kapsamı dışında kalan yerler yönünden yöntemince zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, orman içi açıklıkların zilyetlik ile kazanılamayacağı, tapu kaydı ile kazanılabileceği, orman içi yolların taşınmazın orman içi açıklık niteliğini değiştirmeyeceği (Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.02.2013 tarihli ve 2013/640 Esas, 2013/1628 Karar sayılı kararı) dikkate alınmadan, dava konusu edilen ve kabul kararı verilen kısımların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 04.10.2017 tarihinde icra edilen keşifte dayanılan tapu kayıtlarının iddia edilen dava konusu kısımlara uyum sağladığının anlaşıldığı,

yapılan taksim ve satın almalar sonucu tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirdiği şeklindeki çelişkili, net olmayan gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

Hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli orman raporunda 1952 tarihli hava fotoğrafı ve 1959 tarihli memleket haritası incelenmiş, dava konusu Kurtboğazı Mevkinde bulunan A, B, C, D ve Peteklik Mevkinde bulunan A ile gösterilen taşınmazların tamamının açıklık alan olduğu, üzerlerinde birkaç tane serpili vaziyette kapalılık oluşturmayan ağaç bulunduğu belirtilmiş, 1959 tarihli memleket haritasında Kurtboğazı Mevkindeki A nın tamamının B, C, D nin ise çok büyük bir kısmının beyaza boyalı açıklık alan içerisinde kaldığı, Peteklik Mevkiindeki A ile gösterilen taşınmazın da yeşil ile boyalı alan içerisinde kaldığı bildirilmiştir.

Bozma öncesi alınan 06.10.2011 ve 04.12.2012 tarihli orman raporlarında en eski olduğu belirtilen 1956 tarihli hava fotoğrafında Kurtboğazı Mevkiindeki A, B, C, D ve Peteklik Mevkiindeki A nın üzerlerinin açık olduğu, 1959 tarihli memleket haritasında da Kurtboğazı Mevkiindeki A, B, C, D ve Peteklik Mevkiindeki A nın açık renkle sembolize edilen tarım alanları içerisinde kaldığı belirtilmiştir.

Bozma öncesi ve sonrası alınan raporlarda yer verilen eski belge incelemelerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, taşınmazların tam olarak aynı yerlerde gösterilmediği gibi bozma sonrası alınan rapor içerisinde yer verilen 1952 tarihli hava fotoğrafı incelendiğinde açık olduğu belirtilen yerlerde koyulukların olduğu, bu koyulukların yer yer parselin orman olan kısımlarıyla aynı şekilde göründüğü ancak raporda bunun sebebinin net olarak ortaya konulmadığı,

1959 tarihli memleket haritasında ise B, C, D nin büyük çoğunluğunun açık alanda kaldığı belirtilmesine rağmen, B nin büyük çoğunluğunun yeşil ile boyalı alanda gösterildiği ancak Mahkemece bu çelişki ve uyumsuzluklar üzerinde durulmadan, ayrıca dava konusu taşınmazların orman içi açıklık vasfında olup olmadığı titizlikle incelenmeden karar verilmiştir.

Yine Mahkemece usulünce orman araştırması yapılmadığı gibi dayanılan tapu kayıtlarının uygulaması da yöntemince yapılmamıştır. Şöyle ki. 24.12.2017 tarihli fen raporu ekinde yer verilen krokilerde dayanılan tapu kayıtlarında okunan sınırların gösterilmediği, bu bakımdan raporun denetime elverişli olmadığı ayrıca tapu kayıtlarının dava konusu yerlere uyup uymadığına ilişkin bilirkişi tarafından açık ve net bir değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmıştır.

O halde Mahkemece, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,

davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;

taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,

temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranınını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca asıl ve birleşen davalarda dayanılan tapu kayıtları, tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklardan kayıttaki her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı,

uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tesbit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek,

çelişki duraksamasız giderilmeli, dayanılan tapu kayıtlarının dayanağı haritalar varsa kapsamının haritalarına göre belirleneceği düşünülmeli, uygulamada geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tapu kayıtlarının dayanağı haritanın ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından da yararlanılmalı, tapu kayıtları ifraz görmüş ise, ifraz haritaya dayandığı takdirde, az yukarıda açıklanan yöntemle haritalar yerine uygulanmalı;

ifraz görmemiş ise, ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılmalı, uygulamada ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kayıtlarının kapsamı içinde aranmasının zorunlu olduğu düşünülmeli, ayrıca, taşınmazın tapu kayıtlarında tarif edilen cinsi de deliller değerlendirilirken gözönünde tutulmalı, tapu kayıtlarında malik olarak gözüken kişiler ile davacı gerçek kişiler arasındaki akdî ya irsî ilişki belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek ve yargı denetimine açık olacak şekilde ölçekli ayrıntılı,

gerekçeli rapor alınmalı, tapu kayıtlarının mahalline uyduğu saptandığı takdirde, çekişmeli taşınmazların orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği değerlendirilmeli, dayanak tapu kayıtları şayet değişebilir sınırları içeriyorsa, tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli sayılması gerektiği düşünülmelidir.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların evveliyatının orman sayılan yerlerden olmadığı ve taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olmadığı belirlenir ise davacıların dayandığı tapu kayıtları kapsamı dışında kaldığı anlaşılan yerler yönünden davacıların zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.

Bu cümleden olarak; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı;

yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;

fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup,

aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması için davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz istemlerinin kabul ile hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/8839, K. 2023/957, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8839
Karar No
2023/957
Tarih
23 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8852 K.2023/8472
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8853 K.2023/8473
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/8853 K.2023/478
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8854 K.2023/694
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8855 K.2023/691
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/8861 K.2023/913

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.