Manavgat ilçesinde 1964-1965 yıllarında yapılan kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 462 parsel sayılı 3.300,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz (22/a uygulaması ile 256 ada 1 parsel sayılı 3.368,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz), kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliğiyle, davalıların murisi ... ... adına tespit edilmiş; bu tespite karşı davacı ... İdaresi tarafından, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu; ...
Köyü Tüzel Kişiliği tarafından, köyün kullanımına ait yer olduğu ve davacı ... tarafından ise, taşınmazda payı olduğu iddiasıyla Manavgat Kadastro Mahkemesine itiraz davası açılmış olup, mahkemenin 1979/1605 Esas, 1984/330 Karar sayılı kararıyla, davacılardan ...’un davasının feragat nedeniyle reddine, Orman İdaresi ve ...
Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılan davaların ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden ve köye ait olması gereken yerlerden olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bilahare; söz konusu dava dosyasının davalısı ... ... mirasçıları vekili, Manavgat Kadastro Mahkemesinin 1979/1605 Esas, 1984/330 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesine gönderildiğini, bu dairece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesine gönderildiğini ve 1998/3880-4298 Esas, Karar sayılı hükmün onanarak kesinleştiğini, ancak dava dosyanın her nasılsa kaybolduğunu ve tapu müdürlüğüne gönderilmediğini ileri sürerek, 4473 sayılı Kanun gereğince dosyanın yenilenmesi suretiyle dava konusu 462 parselin miras hisseleri oranında müvekkilleri olan davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle verilen davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi davalı ... ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline ilişkin önceki hüküm, davacılardan Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2017 tarih ve 2015/12036 Esas, 2017/1491 Karar sayılı ilamıyla.
"Manavgat Kadastro Mahkemesinin 1979/1605 Esas sayılı dava dosyasının kaybolduğu, 4473 sayılı Kanun uyarınca işlem tesis edildiği, dosyanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece, dosyanın eski esası olan 1979/1605 Esas sayısı üzerinden dava dosyasındaki belgeler toplanıp, dosyanın ihyası talebine ilişkin olarak bir karar verilmesi gerekirken, talebin yeni bir dava olarak 2012/52 Esasına kaydedilerek yeni bir yargılama yapılıp davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu açıklanarak,
öncelikle mahkemenin 2012/52 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, Manavgat Kadastro Mahkemesinin 1979/1605 Esas sayılı dava dosyasında verilen davanın reddine ilişkin kararın temyiz incelemesinde, dava konusu ... Köyü 462 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğunun anlaşıldığından, davacı ...
İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, ... ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ...mevkii eski 462 parsel sayılı (uygulama kadastrosu sonucu 256 ada, 1 parsel sayılı ve 3.668,91 m2 yüzölçümlü) taşınmaz hakkındaki kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.