Davacı ... vekili, ... ili ....,ilçesi ....., Köyü 109 parsel sayılı taşınmazın, tapuda davacı adına kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu alanda 1950 yıllarında gerçek kişiler adına tapulu olduğu gözetilmeden, etrafındaki sahipsiz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ve Hazine adına kayıtlı parseller ile bir bütün olduğu sanılarak 1986 yılından sonra yeşil kuşak ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığını, 2004 yılında da 82 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman kadastro işleminin yapılarak 24/03/2005 tarihinde ilan edildiğini, taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığını,
arazinin fiili yapısı üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığını, taşınmaza ilişkin 1950 li yıllara ait 1. baskı memleket haritaları ve hava fotoğraflarının incelenmesi sonrasında taşınmazın orman olmayan alanda kaldığının tespit edileceğini ileri sürerek, taşınmaza ilişkin olarak 82 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılıp 24/03/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro tespiti işleminin iptal edilerek taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, davacı adına tapuda kayıtlı (arazi kadastrosu çerçevesinde tapuya kayıtlanıp en son kayıt itibariyle davacı adına kayıtlı bulunan ) ... ili Sincan ilçesi ...., Köyü Güzelineşme mevkiinde kain 3.750,00 m2 miktarlı 109 parsel sayılı taşınmazın 82 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılıp ilan edilen orman kadastro tahdit çalışmaları çerçevesinde ,kısmen (1.835,95 m2'lik kısmının ) orman sınırları içerisine alınmasına ilişkin orman kadastro tespitinin iptali ile,
dava konusu taşınmazın kısmen (1835,95 m2'lik kısmının )orman sınırı içine alınmasına ilişkin orman kadastro komisyonu kararının iptali ile bu suretle dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş ve bu hüküm Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.
Bilahare; davalı ... vekili 12.10.2018 tarihli dilekçesiyle, ... ili ...., ilçesi ...., Mahallesi 266 ada 2 (eski 109) nolu parselin 22/A çalışmasında oluşturulan sınırları ve koordinatları ile bilirkişi raporundaki kroki ve koordinatlara göre konumları zeminde aplike edilerek, bilirkişi raporunda gösterilen yer ile söz konusu parselin zemindeki yeri arasında farklılıklar ve kaymalar olduğu tespit edildiğinden uygulamasında tereddüt hasıl olduğunu belirtilerek, hükmün tavzihini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ek kararla, davalı ... İdaresi vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan tavzih talebinin reddine ilişkin 21.01.2019 tarihli ek kararın ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına, 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.