Mahkemenin vermiş olduğu direnme kararı Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle; “ ... dosya içeriğinden Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2012/1357 Esas ve 760 Karar sayılı kararında, bozma kapsamına dahil edilen de bilirkişi raporunda A, B ve C harfleriyle gösterilen yerlerle ilgili yerel mahkemece verilen ilk kararın davalı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle orman olduğunun kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmadığı halde bu kısımlarla ilgili de davanın reddine karar verilmiş olarak değerlendirilip bozma yapılması yerinde görülmemiştir.
Ancak 1967 yılında yapılıp 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 1982 yılında kesinleşen 2. madde çalışmaları ile orman sınırı sabit hale geldiği halde 1992 yılında yapılan arazi kadastrosunda Kadastro Kanunu'nun 4. maddesinin 7. fıkrası uyarınca orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bu sınırlara aynen uyulacağı yönünde amir hükmü ihlal edilerek; dava konusu taşınmazın sınırlarının orman sınırları ihlal edilerek taşkın şekilde belirlendiği anlaşıldığından direnme kararı yerinde görülmemiştir.
Zira orman tahdit sınırlarında kalan yerlerin vergi kaydı ve zilyetliğe dayanılarak kazanılma olasılığı yoktur. Kaldı ki dayanılan vergi kaydının da taşınmaza uymadığı yapılan keşifte belirlenmiştir. Bu yüzden Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmediği gibi, yapılan araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir.
Daha önceki bozma ilamlarında da vurgulanmasına rağmen ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılarak orman tahdit hattı içersinde kalan alanlar sağlıklı şekilde belirlenmemiştir.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler orman kadastrosunda uygulanan usuller gözetilerek, tutanak ve haritalar keşif mahallinde aplike edilmeli, orman sınırlarının daraltılamayacağı ilkesi dikkate alınarak arazinin durumuna göre sınırlar belirlenmelidir. Bu doğrultuda araştırma ve inceleme yapılmalıdır." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ... İli ... İlçesi ... Beldesi 193 ada 1 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 24.11.2004 tarihli krokili raporda "A" harfi ile gösterilen 490 m2, "B" harfi ile gösterilen 1183 m2 ve "C" harfi ile gösterilen 522 m2 olmak üzere toplam 2195m2lik kısım yönünden dava 16.05.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından bu kısımlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kesinleşen miktar haricinde kalan 21542 m2 yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 01.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.