KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1012 E., 2024/5717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/707 E., 2021/1276 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/2 E., 2021/283 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli Giresun ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel, kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit görmüş, 21.01.2010 tarihinde tespit kesinleşmiştir. Giresun ili ... ilçesi ... köyü 216 ada 16 parselin ise 15.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Giresun ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parselin bir kısım alanı taraflarına ait iken orman vasfı ile davalı Hazine adına tespit gördüğünü, dava konusu alanın orman vasfında olmayıp, orman sayılmayan yerlerden olduğunu, uzun zamandır tarla vasfında olduğunu, uzun yıllar boyunda kendi zilyet ve tasarruflarında olduğunu, dava konusu alana komşu olan ve mülkiyeti taraflarına ait 216 ada 16 parsel nolu taşınmazla bir bütün olduğunu, aynı vasıf ve özelliklere sahip olduğundan hak iddia ettikleri alanın tespiti sonucu ayrılacak kısmın taraflarına ait taşınmaz olan 216 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenerek adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemiş; davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.
Dava, orman olmadığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın son 75 senedir kesintisiz olarak ekonomik amaca uygun olarak fındık bahçesi olarak tarım arazisi niteliği ile davacılar ve ataları tarafından kullanıldığı dava konusu alanın sınırdaşı olan davacılara ait 216 ada 16 parsel sayılı taşınmazla bütünlük arzettiği, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Giresun ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen raporuna ekli krokide kırmızı renkle boyalı ve (A) harfi ile gösterilen 1175,44 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile,
iptal edilen bu kısmın davacılar adına kayıtlı Giresun ili ... ilçesi ... Köyü 216 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre, davalı ...
İdaresi ve Hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1012, K. 2024/5717, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama