İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1060 K.2024/4366

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/1060Karar2024/4366Tarih27 Haziran 2024Okuma4 dk · 816 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/1060 E., 2024/4366 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/893 E., 2021/1083 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/212 E., 2021/312 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

816 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyü 196 ada 5 parsel sayılı 178,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve arsası vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.

Davacı vekili. Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyü sınırları içerisinde bulunan taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek 5 ve 8 inci maddeleri gereğince tahdit ve tespit çalışmaları yapılarak 07.01.2016 tarihinde askıya çıkarıldığını, Tokat ili Merkez ilçesi ...

Köyü 196 ada 5 parsel sayılı taşınmazın komisyon tarafından davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti yapılırken öncesinde orman sınırında olması sebebiyle tespit dışında bırakıldığı hususunun gözetilerek taşınmazın hazine adına tespitinin yapılması gerekirken zilyetlik koşullarının değerlendirilerek buna göre davalı adına tespitinin yapıldığından tespite itiraz ettiklerini, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilmemesi gerektiğini, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten bu güne kadar geçen sürenin dikkate alınması gerektiğini,

arazi tapulanmasında orman olduğundan tespit dışında bırakılan taşınmazın orman kadastrosu kesinleşinceye kadar orman sayılacağını, orman kadastrosunda tahdit alanı dışında çıkarılan bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesine göre vatandaş adına yazılabilmesi için orman kadastrosu kesinleşme tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık süre koşulu gerektiğini, davalı taşınmaz üzerinde orman kadastrosunun henüz yapılmadığını, 20 yıllık süre koşulu dolmadığını, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu,

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18/2 inci maddesi gereğince ormanların zilyetlikle kazanılmayacağını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmazın davalı tarafından 35-40 yıldan beri kullanıldığını, söz konusu taşınmazın orman sahası dışında olup tarım alanına ilişkin tel örgü ile belirlenmiş orman sınırları dışında olduğunu, taşınmazın öncesinde de orman sayılmayan yerlerden olduğunu, 20 yıllık zilyetlikle kazanma süresinin davanın açıldığı tarihten geriye doğru gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddesindeki şartların varlığı halinde zilyet adına tespite konu olabileceği, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin anlatımlarında dava konusu taşınmazın öncesinde davalının babası ve dedesinin, şu anda da davalı tarafından 30-40 yıldır kullanıldığı yönünde beyanları ve teknik bilirkişilerden orman mühendisinin dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, orman parselinden açma olmadığı,

orman sınırından net bir şekilde ayrıldığı hususlarında görüşleri, ziraat mühendisi ve fotogrametri ve jeodezi bilirkişinin raporunda taşınmaz üzerinde imar ihya çalışmalarının yapıldığı ve tamamlandığı, taşınmazda fiili kullanımın mevcut olduğu yönünde tespitleri, taşınmazda sürekli zilyetliğe ara verilmediği, teknik bilirkişi raporlarının mahalli bilirkişi beyanlarıyla ve dosya kapsamıyla uyumlu olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden de olmadığı,

iş bu haliyle davalı lehine 2016 yılı öncesi zilyetlik süresi gözönünde bulundurulduğunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine,

alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tapu kaydı oluşan davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz

edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1060, K. 2024/4366, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1060
Karar No
2024/4366
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1093 K.2024/8231
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/1094 K.2024/7404
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1137 K.2024/3863
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1144 K.2024/5727
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/1194 K.2024/8290
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1347 K.2024/6095

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.