KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1209 E., 2023/6015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
Karar Metni
2.929 kelime·15 dk okuma·10 bölüm
...
MAHKEMESİ
Kadastro Mahkemesi
SAYISI
2013/79 E., 2018/36 K. VEKili : Avukat ... : 2 - ... DAHili DAVALILAR : 1 - ... ve müşterekleri : 2 - ... ve müşterekleri : 3 - ... ve müşterekleri : 4 - ... ve müşterekleri : 5 - ... ve müşterekleri VEKili : Avukat ... MÜDAHİL DAVACILAR : 1 - ... : 2 - ... VEKili : Avukat ... : 3 - ... ve müşterekleri DAHili DAVACI : ... : Avukat ...
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil davacılar ... ile müdahil davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından duruşma istemli; davacı Hazine temsilcisi, davalı ... ve müşterekleri, davalı ... ve müşterekleri, ile davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde davacı Hazine vekili Avukat ... ile karşı taraftan müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ve davalılar ..., ... ve ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 180, 196 ve 199 parsel ... sırasıyla 49.900,00; 168.600,00 ve 132.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, taksim, ifraz ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile ..., 192 parsel ... 254.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, taksim ve ifraz nedeni ile ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan 81 parsel ... 158.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu ve vergi kayıtları nedeni ile ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, 81 parsel ... taşınmazın kadastro tespiti 09.04.1979 tarihinde kesinleştikten sonra eldeki dosya nedeni ile davalı hale getirilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 199 parsel ... taşınmazın kayıt miktar fazlası kısmının Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.
2/a.İş bu davanın Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/840 Esasına kayıtlı olarak devamı sırasında mahkeme kapanması nedeni ile dava dosyası ... Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve 2013/79 Esas üzerinden yargılamasına devam olunmuştur.
3.Birleşen dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 180 parsel ... taşınmazın kayıt miktarını aşan kısmının Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.
3/a. İş bu dava dosyası, Bozova 2. Kadastro Mahkemesi'nin 1976/747 Esas, 1988/11 Karar ... kararı ile eldeki (Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/840 Esas ... dosya ile) ile birleştirilmiştir.
4.Birleşen dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 192 parsel ... taşınmazın kayıt miktar fazlasını aşan kısmının Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.
4/a.Birleşen dava dosyasında müdahil davacı ... ve ... vekili müdahale dilekçesinde, çekişmeli 192 parsel ... taşınmazın bu taşınmaza komşu 190 parsel ... taşınmazın devamı niteliğinde olup, çekişmeli taşınmazın evvelki malikleri ... ve müştereklerinden 1974 yılında satın aldıklarını ve halen zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.
4/b.Birleşen dava dosyasında müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili müdahale dilekçesinde, çekişmeli 192 parsel ... taşınmazın evveliyatında miras bırakanları ve bilahare ise kendi zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.
4/c.İş bu dava dosyasının yargılaması sonucunda Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/736 Esas, 1998/1 Karar ... kararı ile "...hükme esas rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısımda müdahil davacı ... ve ... yararına satın alma yolu ile iktisap koşullarının gerçekleştiği, (C)harfi ile gösterilen kısmın ise tespite esas olup, davalının dayandığı tapu kaydının sabit sınırlar itibari ile kapsamında kaldığı..." gerekçesi ile davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, müdahil davacı ... ve ...'in davasının kabulüne, müdahil davacılar ... ve müştereklerinin davasının ise reddine,
çekişmeli 192 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen 15.12.1997 tarihli rapora ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 142.950,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın ..., (A) harfi ile gösterilen 81.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın ... ve ... ve (B) harfi ile gösterilen 29.750,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kararın davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.01.1999 tarihli ve 1998/5757 Esas, 1999/102 Karar ... kararı ile "...araştırma,
inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, tespite esas olup, davalının dayandığı kaydın müfrez kayıt olduğu halde ifraz haritası bulunup bulunmadığının araştırılmadığı ve varsa getirtilip uygulanmadığı, diğer taraftan kaydın sabit hudutlarla (C) harfi ile gösterilen kısmı kapsadığının kabulünün mümkün olmadığı, zira tapunun doğu yönünde ... takımı okumakla beraber, bu yöndeki 147, 156 ve 157 parsellerin belgesizden tespit edilmiş olup, tapu kayıt malikini sınır göstermediği,
kuzeyde ... yeri olarak 195 ve batıda ... bağı olarak gösterilen kısmın aynı tapunun revizyon gördüğü taşınmazlar olduğu ve tutanaklarında ... adına rastlanılmadığı, şu hale göre mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmediği, diğer yandan (A) harfi ile gösterilen kısım yönü ile müdahillerin zilyetliği müstakil 20 yıla ulaşmadığından bayileri yönü ile de belgesiz araştırması yapılması gerektiği halde bu hususun da yerine getirilmediği açıklanarak tespite esas olup, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının tüm tedavüllerinin ve varsa ifraz haritalarının getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi,
bundan keşif yapılmak sureti ile tapu kaydının revizyonları da gözetilerek yöntemince kayıt uygulaması yapılması, teknik bilirkişiden keşif izlemeye bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, kök kaydın sınırları itibari ile genişletilmeye elverişli yerlerden olduğunun anlaşılması halinde sabit sınırlardan başlanarak tapu kaydına miktarı ile kapsam tayin edilmesi, tapu kaydının miktar fazlasının bulunması halinde bu kısım üzerinde zilyetleri yararına zilyetlikle iktisap koşullarının bulunup bulunmadığının saptanması,
hükme esas raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, müdahillerin bayileri yönünden belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz bulunup bulunmadığının araştırılması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1999/1 Esas, 2003/4 Karar ... kararı ile eldeki (Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/840 Esas ... dosya ile) ile birleştirilmiştir.
5.Birleşen dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 196 parsel ... taşınmazın kayıt miktarını aşan kısmının Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir.
5/a. İş bu dava dosyası, Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/850 Esas, 1987/107 Karar ... kararı ile eldeki (Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1976/840 Esas ... dosya ile) ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2013/79 Esas, 2018/36 Karar ... kararı ile "... çekişmeli 180, 196 ve 199 parsel ... taşınmazların dava dışı 197 ve 198 parsel ... taşınmazlarla bütün halde tespitlerine esas vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak sözü edilen kaydın sınırında okunan "kıraç" hududu nedeni ile gayri sabit sınırlı olup miktarı ile geçerli bulunduğu, vergi kaydının kapsamında bulunan taşınmazların yüzölçümlerinin toplamının 425.900,00 metrekare olup, belgesizden edinim miktarı da gözetildiğinde kayıt miktar fazlasının söz konusu olmadığı,
diğer taraftan hükme esas 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli 199 parsel ... taşınmaz ile ... köyü çalışma alanında bulunan 81 parsel ... taşınmazın 132.200,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının mükerrer olup, çalışma alanlarındaki kesinleşme günü göz önüne alındığında ...
Köyü 81 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin mükerrer kadastro niteliğinde olduğu, çekişmeli 192 parsel ... taşınmaz yönünden ise bu taşınmazın tespitine esas olup, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının müfrez tapu kaydı olup, gerek kök tapu kaydının gerekse de müfrez kaydın sınırları itibari ile gayri sabit sınırlı olmaları nedeni ile yüzölçümleri ile geçerli olduğu, bu kayıtların revizyon gördüğü taşınmazların miktarları gözetildiğinde, miktarını aşar şekilde kayda dayalı yer alındığı,
dolayısı ile bu tapu kaydına miktar yönü ile itibar edilenmeyeceği, buna karşın 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz içerisinde D harfi ile gösterilen kısımda davalı ....
E harfi ile gösterilen kısımda ise müdahil davacı ... ve ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davacı Hazinenin müdahil davacı ... ve müştereklerinin ve müdahil davacılar ... ve ...'in davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 180 ve 196 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine, çekişmeli 192 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi ... 'un 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 60.827,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının tespit gibi ..., (E) harfi ile gösterilen 30.408,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise ... ve ...;
taşınmazın geriye kalan 162.965,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi ...'un 24.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda 199 parsel ... taşınmaz içerisinde yeşil renkle gösterilen 132.200,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın ... Mahallesi 81 parsel ... taşınmaz ile mükerrer olduğundan ...
Mahallesi 81 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda yeşil renk ile gösterilen 132.200,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptaline, çekişmeli 199 parsel ... taşınmazın tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ...
Mahallesi 81 parsel ... taşınmazın tapu kaydında belirtilen 158.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmından bilirkişi raporunda yeşil renkle gösterilen 132.200,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının çıkarılması sonucunda geriye kalan 25.800,00 metrekare kısmın malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi, davalı ... ve müşterekleri, davalı ... ve müşterekleri, davalı ... ve müşterekleri vekili ile müdahil davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Hazine temsilcisi temyiz başvuru dilekçesinde; bilirkişi rapor ve krokilerinin yeterli olmayıp, kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... ve müşterekleri temyiz başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli 81 parsel ... taşınmazın malikleri olup, bu taşınmazın ... çalışma alanına dahil edilmesinden bilgileri söz konusu olmadığını, hükmün eksik inceleme sonucunda verildiğini ve keşif ve sair işlemlerden haberdar olmadıklarını, 81 parsel ... taşınmazı bilen mahalli bilirkişi dinlenmediği gibi, tapu kayıtlarının da uygulanmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... ve müşterekleri temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların 1974 yılı evvelinde kendi zilyetliklerinde olduğunu, baskı ve zor kullanmak sureti ile kendilerinin köyden çıkarıldığını, hükmün usul ve kanun hükümlerine aykırı olup, 81 parsel ... taşınmazın adlarına tescili gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... ve müşterekleri vekili temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli 81 parsel ... taşınmazın maliklerinden olup, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yargılamanın başında davada yer almadıklarını ve usul işlemlerinden haberdar olmadıklarını, dolayısı ile savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
5.Müdahil Davacılar ... ve ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, keşif yapılmaksızın dosya üzerinden aldırılan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, taşınmazların uzun yıllardır satın alma sureti ile kendi zilyetliğinde olduğunu, yöntemince kayıt uygulaması yapılmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tespite esas tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı, tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında iseler kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı, bir kısım taşınmaz yönü ile mükerrer kadastro bulunup bulunmadığı ve mükerrerlik mevcut ise hangi taşınmazın tespitine değer verileceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14, 16, 17, 18, 20 ve 22 inci maddeleri
3. Değerlendirme 1.Çekişmeli 180, 192 ve 196 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...
Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine temsilcisi ile müdahil davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Çekişmeli 81 ve 199 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince (III) numaralı bölümünde belirtilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu gibi yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin 1 ini fıkrasında, evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve 4721 ...
Türk Medeni Kanunu'nun 1026 ıncı maddesine göre işlem yapılacağı ve süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastronun, tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiştir. Yine, 4721 ...
Kanun'un 1026 ncı maddesinde de, bir aynî hakkın sona ermesiyle tescil her türlü hukukî değerini kaybettiği takdirde, yüklü taşınmaz malikinin terkini isteyebileceği, tapu memurunun bu istemi yerine getirmesi halinde her ilgilinin, bu işlemin kendisine tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açabileceği hususu düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 3402 ... Kanun'un 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında ise "kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı" düzenlenmiştir.
Şu halde, kadastro tespiti öncesi nedene dayalı davaların, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, mükerrerlik arzeden taşınmazlarda, ilk kadastro tespiti yapılan taşınmazın tespitinin kesinleşmesinden sonra ikinci kadastro çalışmasının 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı durumlarda, ikinci kadastro çalışması ile malik olan kişilerden hak düşürücü süre içerisinde dava açması beklenemez.
Zira, bu kadastro çalışması ile hak sahibi olan kişi ya da kişilerin aleni olan tapu siciline güvenmesi/leri doğal olup, sicile göre kayıt maliki olduklarına, bir başka deyişle zaten kadastro ile hakkına kavuşmuş durumda bulunduklarına göre, bu tür durumlarda belirtilen hukuki sebeple açılacak davada hak düşürücü sürenin işletilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup, sözü edilen sürenin geçtiğinden söz edilebilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Aksi halde, yani her halde kadastrosu daha sonra yapılan bölüm yönünden terkine karar verilecek olması halinde 3402 ... Kanun'un 22 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ve 4721 ... Kanun'un 1026 ncı maddesinin 2 inci fıkrasında, tapu kütüğünden terkine karşı dava açma hakkının düzenlenmiş olmasının bir anlamı olmayacağı ve düzenlemenin işlevsiz olacağı açıktır.
Kadastro çalışmalarındaki amaç, tapu sicillerinin gerçek durumu yansıtması olduğuna göre, bu duruma has olmak üzere, sicildeki hakkın kime ait olduğunun doğru olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, ... Köyü 199 parsel ... taşınmaz ile ...
Köyü 81 parsel ... taşınmazların mükerrerlik arzettikleri doğru olarak belirlenmiş olmakla birlikte, çekişmeli 199 parsel ... taşınmazın 30.11.1975 tarihinde yapılan kadastro tespitine karşı süresi içerisinde Hazine tarafından dava açıldığına ve bu taşınmaz ile mükerrer olduğu belirlenen 81 parsel ... taşınmazın tespiti de bu tarihte henüz kesinleşmemiş olduğuna göre, eldeki Hazine davasının konusunun 81 parsel ... taşınmazın mükerrer kısmına da yönelik olduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, taşınmazların tespit ve kesinleşme tarihleri arasında yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere hak düşürücü süreyi aşar bir süre de geçmediğine göre,
mükerrerlik arz eden kısım yönü ile 81 parsel malikleri ve 199 parsel malikleri arasında meydana gelen ihtilafın da ilk kadastro tespit günü esas alınmak sureti ile çözülmesi gerekir.
Bir başka ifade ile, 81 parsel ... taşınmazın 199 parsel ... taşınmaz ile mükerrer kısmının da dava konusu olduğu göz önünde bulundurulmak sureti ile, öncelikle bu bölümün 81 parsel maliklerine mi yoksa 199 parsel ... taşınmaz malikine mi ait olduğu, 81 parsel ... taşınmazın tespitine esas olan kayıtların mı, yoksa 199 parsel ... taşınmazın tespitine esas kayıtların mı kapsamında kaldığı belirlenip, bundan sonra sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Ne var ki, bu hususta İlk Derece Mahkemesince, özellikle 81 parsel ... taşınmaz maliklerinden delilleri sorulup saptanılmamış, 81 parsel ... taşınmazın tespitine esas tapu ve vergi kayıtları eksiksiz olarak getirtilip, mahalline uygulanmamış, çekişmeli bölümün hangi tarafın dayandığı kayıt ya da kayıtların kapsamında kaldığı belirlenmemiş, askı ilanı bitim tarihine göre ilk olarak 199 parsel ... taşınmazın bulunduğu çalışma alanındaki kadastro çalışmasının ilk kadastro çalışması olduğu şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle 81 parsel ... taşınmaz maliklerinden delilleri sorulup, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı, ayrıca 81 parselin tespitine esas tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile tespite esas vergi kayıtları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ile harita mühendisi bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalı,
yapılacak bu keşifte dayanak tapu kayıtlarının varsa haritası uzman teknik bilirkişi eliyle zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamı 3402 ...
Kanun'un 20/A maddesine göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritasının bulunmaması ya da uygulanma kabiliyetinin olmaması halinde sınırları yerel bilirkişilere tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesi istenilmeli, gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, gösterilen sınırlar harita mühendisi bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenerek tapu kayıtlarının kapsamı duraksamasız şekilde saptanmalı, yine taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları da uygulanarak bu kayıtların da kapsamları belirlenmeli,
ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden kime nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadıkları, imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar-ihyaya konu edilmişlerse ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususlarında beyan alınmalı, bu yolla taşınmazların hangi yanın dayandığı kayıtların kapsamında kaldığı ya da kim/kimler yararına iktisap koşulları oluştuğu hususu değerlendirilmeli,
bundan sonra Hazine'nin iddiası yönünden de miktar fazlası bulunup bulunmadığı tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (IV.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine temsilcisi ile müdahil davacılar ... ve ... vekilinin 180, 192 ve 196 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara ilişkin usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
2.Yukarıda (IV.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine temsilcisi, davalı ... ve müşterekleri, davalı ... ve müşterekleri ile davalı ... ve müşterekleri vekilinin 81 ve 199 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlara ilişkin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17,100,00 TL avukatlık ücretinin ... ve müştereklerinden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve müşterekleri, davalı ... ve müşterekleri ile davalı ... ve müştereklerine ayrı ayrı iadelerine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1209, K. 2023/6015, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama