KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1496 E., 2022/5347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 187 parsel sayılı 15.395,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ... ve ... oğlu ...’ın kanuni mirasçılarının kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına 27.01.1997 tarihinde tespit ve 01.05.1998 tarihinde tescil edildikten sonra yapılan güncelleme listesinde de ... ve ... oğlu ...'ın mirasçılarının kullanımında olduğu belirtilmiş ve 6292 sayılı Kanun uyarınca 17.06.2013 tarihinde tam hisse ile ...’a satılarak bu kişi adına tescil edilmiş ve beyanlar hanesine, “Bu taşınmazın 1/2 hissesi ... oğlu ...’ın kanuni mirasçılarının kullanımındadır” şerhi yazılmıştır.
Davacı Hazine vekili, ... ili .... ilçesi ...
Mahallesi 101 ada 187 parselin mülkiyetinin davacı Hazineye ait olduğunu, 2/B vasfındaki taşınmazın güncelleme listesinde hak sahibi olarak ... ve ... mirasçılarının gösterildiğini, 6292 sayılı Kanun gereği taşınmazı satın almak üzere ... mirasçıları tarafından talepte bulunulmadığını, diğer hak sahibi ... tarafından başvuruda bulunulduğunu, Mal Müdürlüğü tarafından hak sahipliği 1/2 oranında davalıya satılması gerekirken taşınmazın tamamı satışa konu edilerek bedelin tahsil edildiğini, yasa gereği taşınmazın Hazineye devri için davalıya bildirimde bulunulduğunu,
davalı tarafından Mal Müdürlüğüne başvurulmaması üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile diğer hak sahibi ... mirasçılarının başvurusu bulunmadığından 1/2 hissesinin Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulüne, Aydın ili .... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 101 ada 187 parsel sayılı 15.395,19 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1/2 hissesinin ... adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 Sayılı Kanun gereğince satışı yapılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Her ne kadar davacı Hazine tarafından, davalı ... aleyhine, dava konusu 101 ada 187 parsel taşınmazın 1/2 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açılmış ise de, dosya içeriğine, toplanan delillere, tapu kaydına ve satış akdine göre, devir işleminin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davacı Hazine tarafından, davalı ...’a satış şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın 1/2 payının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle açılan eldeki davanın dinlenebilmesi için 6100 sayılı HMK'nin 114/ 1- h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekmekte olup, anılan Kanun'un 115. maddesinde düzenlenen hüküm gereğince hukuki yararın mevcudiyeti dava şartı olup mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda; çekişmeli taşınmazın yapılan kullanım kadastrosu tutanağında 1/2 payın kullanıcısı olarak görünen ... mirasçıları tarafından, davacı Hazine aleyhine, idari işlem niteliğindeki 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satışına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığından, davacı Hazine yönünden eldeki davayı açmakta güncel bir hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı Hazinenin dava açmakta güncel bir hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1496, K. 2022/5347, 6 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama