Mahkemenin vermiş olduğu önce karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle.
"Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mera olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin de tam olarak yerine getirilmediği, bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağı, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmesinin zorunlu olduğu,
hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gereğine değinildiği halde, çekişmeli taşınmazın komşuları olan 102 ada 105 ve 109 parsel sayılı taşınmazların tutanakları davalı olmasına karşın, akıbetlerinin araştırılmadığı, anılan dava dosyaları getirtilerek toplanan delillerin eldeki dava yönünden etkisinin tartışılmadığı, öte yandan bozma ilamında dava konusu taşınmaz ile komşusu 102 ada 109 parsel sayılı mera vasıflı taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı,
çekişmeli taşınmazın mera vasfında olup olmadığı hususunda ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği belirtilmesine rağmen, bu konuda yetersiz, hükme esas teşkil etmekten uzak bilirkişi kurulu raporuna itibar edildiği, dosya arasında yer alan ziraat mühendisi bilirkişi raporunun içeriğinde, taşınmazın tamamının taban suyu seviyesi yüksek çayırlık vasfında olduğu hususunda kanaat belirtilmesine rağmen, fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (B) ve (D) ile gösterilen bölümlerinin taşlık vaziyette müşahade edildiği ifade edildiği halde bu çelişki giderilmediği,
bu anlamda taşınmazın çayır olarak kullanıldığına dair kanaat belirtilen (A) ve (C) bölümleri dışında kalan kısmı üzerinde zilyetliğin hangi şekilde sürdürüldüğünün tartışılmadığım ve bir taşınmazın niteliğinin saptanması bakımından en etkili yöntem olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı açıklanarak, öncelikle, çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek,
taşınmazın bulunduğu köyü / mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden,
dava konusu taşınmaza komşu 102 ada 105 ve 109 parsel sayılı taşınmazların dava dosyaları ise ilgili yerlerden getirilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ile ziraat fakültesi toprak bölümü öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmesi,
keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kamu orta malı mera niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılması, alınan beyanların komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile tutanağı davalı parsellerin dava dosyalarının içeriği ile denetlenmesi;
mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, çekişmeli taşınmazın komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten,
özellikle önceki bilirkişi raporunu irdeleyen ve var ise taşınmazın taşlık bölümlerinin ekonomik amaca uygun zilyetlik üzerindeki etkisi ile taşınmazın tamamı üzerinde ne şekilde zilyetlik sürdürüldüğü hususlarını irdeleyecek biçimde, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna, hava ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak,
taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, mera niteliğinde değilse imar - ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesinin istenmesi;
yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağının gözetilmesi ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, Ağrı ili Patnos ilçesi ... Köyü 102 ada 108 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.