KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1698 E., 2025/3246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/155 E., 2021/78 K.
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesi ile; ... Mahallesinde bulunan 1001 ada 129 ve 130 parsel sayılı taşınmazların 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun)
uyarınca yapılan çalışmalar sırasında davalılar adına tespit edildiğini, oysa dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğunu belirterek davalılar adına olan tespitin iptali ile, dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2009 tarihli ve 2001/236 Esas, 2009/158 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli ve 2014/9318 Esas, 2015/10621 Karar sayılı kararıyla.
"14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen "Bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile Devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" hükmü ve 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen Geçici 10. maddesindeki "Bu Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" hükmünün,
Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih ve 2009/31-77 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının 23.07.2011 tarihli ve 28003 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında, davacı ... İdaresi tarafından "orman" iddiası ile açılan bu davada 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanı bulunmadığı" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli bilirkişi raporlarında incelenen eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre, dava konusu 1001 ada 130 parselin tamamının,1001 ada 129 parselin ise kısmen orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne. Giresun ili Merkez ilçesi ...
Mahallesi 1001 ada 130 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 1001 ada 129 parsel sayılı taşınmazda yer alan 26.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısımların tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısımların orman vasfı ile hazine adına tapu kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından, 1001 ada 129 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1. Davacı ... İdaresinin tüm temyiz itirazları, davalı ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre,davacı ... İdaresi vekilinin tüm, davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... ve arkadaşlarının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği halde davalılar lehine vekalet ücreti takdir vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1698, K. 2025/3246, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama