KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1775 E., 2024/4006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2901 E., 2021/2525 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/40 E., 2019/224 K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılıp 15.05.2007 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosunda 152 ada 1 parsel 643.971 m2 yüz ölçümüyle, orman vasfıyla, hazine adına, 152 ada 148 parsel 927.365 m2 yüzölçümüyle, mera vasfıyla, özel sicile, 170 ada 1 parsel 92.558 m2 yüz ölçümüyle, ham toprak vasfıyla, Hazine adına, 171 ada 1 parsel 95.522 m2 yüzölçümüyle, ham toprak vasfıyla, Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 152 ada 1, 152 ada 148, 170 ada 1 ve 171 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların davacıların murisi ... 'ya ait 14.05.1945 tarihli ve 292 yevmiye nolu tapu kapsamında olduğunu, tapu kayıtlarının iptaliyle davacıların hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanağının 15.05.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın açılış tarihinin ise 25.01.2018 tarihi olduğu anlaşılmakla, on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin taşınmazları malik sıfatı ile nizasız, fasılasız ekip biçtiklerini, kiraya verdiklerini, harici satışlarla tasarruf ettiklerini, bu tür davalarda hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, terör olayları nedeniyle kolluk kuvvetlerinin hazır edilmesine rağmen keşfin yapılamadığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "Mahkemece, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekilince istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1775, K. 2024/4006, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama