KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/179 E., 2024/3251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/704 E., 2021/868 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/489 E., 2021/145 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
2009 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu 4. maddesine göre yapılan kadastro çalışmasında Giresun ili Çanakçı ilçesi ... Köyü 219 ada 1 parsel sayılı 7.530.200.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitine yapılan itirazın Kadastro Komisyonunun 08.12.2009 tarihli kararıyla reddedildiği, askı ilanlarının 31.12.2009-01.02.2010 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 02.02.2010 tarihinde kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı; Giresun ili Çanakçı ilçesi ... Köyü 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, çekişmeli taşınmaz bölümünün orman olmayıp uzunca bir zamandır davacı ve babası tarafından tarla ve fındık bahçesi olarak kullanıldığını, kaldı ki çekişmeli taşınmaz bölümüne ilişkin olarak davacıya ait 10.09.1993 tarih ve 11 sayılı tapu kaydının bulunduğunu beyanla, dava konusu 219 ada 1 parsel sayılı taşınmazın üzerinde hak iddia edilen kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacının sunduğu tapu kaydındaki sınırların mevcut olduğu ancak yön itibariyle zemine uymadığı, dava konusu yeri babasının ölümünden sonra davacının kullandığını ancak taksim hususunun ispat edilemediği, hava fotoğrafları, amenajman planı ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olduğunun belirtildiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin de beyanlarında davaya konu taşınmazın davacı ve murisleri tarafından kullanıldığını beyan ettiklerini, orman bilirkişi kurulu raporunun dayanağının yaklaşık 60 sene önce çekilen hava fotoğrafları olduğunu, raporun dosya kapsamına ve zemin durumuna uygun düşmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "Yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritası üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan orman bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf talebindeki gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/179, K. 2024/3251, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama