KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1809 E., 2024/7706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/611 E., 2018/82 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kabasakal köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713 üncü maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında Hazine ve Orman İdaresi Medenî Kanun'un 713/6 ncı maddesi uyarınca karşı tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu, yerde dava tarihinden önce imar uygulaması yapılarak imar planı kapsamına alındığı öncelikle sözkonusu davanın dinlenebilmesi için bölgede yapılan imar planının iptali gerekeceği, bu konuda görevli yerin idari yargı merci olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2014 tarihli ve 2014/3611 - 5712 sayılı kararı ile "Çekişmeli taşınmazın, 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda dağ ve taşlık niteliğiyle tapulama harici bırakılıp,
davacı tarafından tescili istenilen taşınmazın 1998 yılında yapılan imar uygulamasında kısmen park ve yeşil alanda, kısmen 5408 ada 1 ve 5409 ada 1 parsel içinde kaldığı fen bilirkişinin 17.09.2009 tarihli rapor ve krokisiyle bildirildiği,
imar uygulamasından önce var olduğu iddia edilen mülkiyete ilişkin uyuşmazlıklar, imar uygulaması iptal ettirilmeden adlî mahkemelerde görülmesi gerektiği, bu nedenle tescil davasına konu taşınmaz, fiilen hangi imar parsellerini içine alıyorsa, bu parsellerin tümünün tapu kayıtlarının getirtilmesi ve davanın tescil davasına konu olan taşınmaz sınırları içinde kalan imar parsellerinin maliki ya da malikleri ile ilgililer davaya katılıp taraf oluşturulduktan sonra tüm taraf delilleri toplanıp işin esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddelerinde düzenlenen şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı ... vekilinin temyizi itirazları bakımından;Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi HMK’nin Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bakımından; davalı Hazine ve davalı ... İdaresi, Medenî Kanunun 713/6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş olup Mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1809, K. 2024/7706, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama