KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/1939 E., 2024/7198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/278 E., 2011/1077 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde sınırları bildirilen, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 1957 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü üzerinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla müvekkili lehine mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 10.10.2002 tarihli ve 2002/6038 Esas - 2002/7146 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairenin 10.10.2002 tarihli ve 2002/6038 Esas - 2002/7146 Karar sayılı kararında özetle; "dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, 1957 yılında Devlet ormanı niteliği ile tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmaz bölümlerinin 1988 yılında kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanaklarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, buna göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davalı ... vekilinin tescil davasına konu edilen çekişmeli taşınmaz hakkında mera iddiasında bulunmuş olmasına karşın, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamasının doğru olmadığı" gerekçesine yer verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 29.03.2004 tarihli ve 2004/1294 Esas - 2004/2362 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairenin 29.03.2004 tarihli ve 2004/1294 Esas - 2004/2362 Karar sayılı kararında özetle; "uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği açıklanarak, usulüne uygun tahsisli ve kadim mera araştırılması yapılması, taşınmazın öncesinin tahsisli ya da kadim orta malı mera olup olmadığının belirlenmesi, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2011 tarihli ve 2010/15562 Esas - 2011/1992 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2011 tarihli ve 2010/15562 Esas - 2011/1992 Karar sayılı kararında özetle; "dava konusu taşınmazın 1957 yılında kesinleşen arazi kadastrosu sırasında orman olarak tescil harici bırakıldığı, yörede 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı arazinin orman tahdit hattı dışında kaldığı,
kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerin, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakıldığı tarihe kadar orman niteliğinde olduğu, öncesinin orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemeyeceği, orman kadastrosunun kesinleştiği 1988 yılı ile davanın açıldığı 1996 yılı arasında 20 yıllık zilyedlikle mülk edinme süresinin dolmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda uyulmasına karar verilen bozma ilamında yazılı gerekçelerle davanın reddine, dava konusu taşınmaz kısımlarının tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesine göre tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1957 yılında kesinleşen arazi kadastrosu ile 12.08.1987 tarihinde ilan edilip 13.02.1988'de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre,
uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1939, K. 2024/7198, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama