İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2395 K.2024/6687

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kısmen kabul kararı verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davacı ... yarafından temyiz edilmiştir.

Esas2022/2395Karar2024/6687Tarih20 Kasım 2024Okuma5 dk · 1.099 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/2395 E., 2024/6687 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2013/13 E., 2022/2 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.099 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kısmen kabul kararı verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davacı ... yarafından temyiz edilmiştir.

Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro çalışmaları sırasında Kars ili Arpaçay ilçesi Koç köyü çalışma alanında bulunan temyize konu taşınmazların edinme sebebi sütununda 2822 parselin ..., 2857 ve 2858 parsellerin ..., 2817 parselin ... zilyetliğinde olduğu belirtilerek vergi kaydı uyarınca mera olarak sınırlandırılmıştır. 1994/11 Esas sayılı dosyada davacı ... 2822 parsele yönelik olarak; 1994/17 Esas sayılı dosyada davacı ... 2857 ve 2858 parsellere yönelik olarak, 1994/25 Esas sayılı dosyada ise davacı ... 2817 parsele yönelik olarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescil kararı verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince 1994/11, 1994/17, 1994/25 Esas sayılı dosyalarda ayrı ayrı yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararlarda davaların kabulüne karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 1998/863 Esas, 1998/958 Karar sayılı (1994/11 Esas hakkında), 1998/859 Esas, 1998/954 karar sayılı (1994/17 Esas hakkında), 1998/862 Esas,

1998/957 Karar sayılı (1994/25 Esas hakkında) ilamları ile tespite dayanak vergi kaydının kapsamının belirlenerek bir kısım arazinin 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapuya bağlandığı anlaşıldığından toprak tevzi çalışmalarına ilişkin Haritalar ve belirtmelik tutanakları getirtilerek Hazine adına tapuya bağlanan taşınmazların kayıt ve krokiler uygulanmak suretiyle dava konusu parseli kapsayıp kapsamadığı tespit edildikten sonra, vergi kaydı kapsamında kalıp köy adına tapuya bağlanan 7.09.1944 tarihli ve dört numaralı tapu kaydı ve varsa krokisi uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlen dikten sonra;

vergi kaydı kapsamına giren taşınmazlar hakkında verilecek kararlar diğerlerini de etkileyeceğinden tüm davalar birleştirilerek yargılama yapılması için hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma üzerine dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Birleşen 1998/18 Esas sayılı ... tarafından 2822 parsel yönünden açılan dava ve birleşen 1998/21 Esas sayılı dosyada ... tarafından 2817 parsel yönünden açılan davalarda, taşınmazların davalı Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve davacıların kullanımının bulunduğu gerekçesiyle davaların kabulüne; Birleşen 1998/20 Esas sayılı ... tarafından 2857 ve 2858 parsell sayılı taşınmazlar yönünden açılan davalarda, taşınmazların Hazineye ait 07.09.1944 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş, Hazine ve davacı ... vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.10.2005 tarihli ve 2005/2521 Esas, 2005/3243 Karar sayılı ilamı ile mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereklerin tümü yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile temyize konu 2822 parsele yönelik ... tarafından açılan davada tanık ve mahalli bilirkişilerin davacının 50 yıldır taşınmaza zilyet olduğu taşınmazın mera olarak kullanılmadığına dair beyanları ve mahkeme gözlemine göre taşınmazın kuzeyinde bulunan 2868 sayılı mera parseli ile dava konusu taşınmazın sınırının bir anda yükseliş gösteren kayalık niteliğinde olması nedeniyle sabit sınır ile ayrıldığı,

güney ve batı hududunda sınırlarına konulmuş taşlar olduğu ve bu sebeple sınırının belirgin olması ve ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz nadasa bırakılan tarım arazilerinde bulunan bitkilerin olduğu, mera bitkilerinin bulunmadığının belirtilmiş olması nedeniyle yazılı olup zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu kabul edilerek davanın kabulüne,

2817 parsele yönelik ... tarafından açılan davada, tanıkların davacının taşınmaza zilyet olduğu, ölümünden sonra da mirrasçısı tarafından zilyetliğin devam ettiğine dair beyanları ve ziraat bilirkişisinin taşınmazın nadasa bırakılmış tarla niteliğinde, az eğimli, sınırları itibariyle doğu, batı ve kuzey hudutlarının kot farkı ve çevresinde bulunan taşlık/ kayalık arazi olması nedeniyle sınırlarının sabit şekilde ayrıldığı, mera ile ilgisinin olmadığına dair raporu da dikkate alınarak taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın kabulüne,

2857 parsele yönelik ... tarafından açılan davada tanıklar tarafından taşınmazı davacı ...'in kullandığı onun ölümü ile de çocuklarının birlikte kullandığı, mera ile ilgisinin olmadığı beyan edilmişse de dava konusu taşınmazın mahkeme gözlemine göre fiili zeminde içerisinde dere ve dere yatağı geçtiği, zeminin traktör ile sürüme engel olacak nitelikte yoğun miktarda taşlarla kaplı olduğu, komşu parseller ile arasında doğal yada yapay ayırıcı unsur bulunmadığı, eğiminin taşınmazın özellikle kuzeydoğu yönünde eğimin çok dik yapı aldığı ve bu dik eğimli kısmın tamamen kayalık olup, dere ve derenin iki tarafının parsel içinde kaldığı;

ziraat bilirkişi raporuna göre zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, meraya has bitki ile kaplı olduğunun belirtildiği, kadastro çalışmalarında 1937 tarihli ve 138 nolu tahrir kaydına göre mera vasfı ile tespit edilmiş olduğu da dikkate alındığında zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine,

2858 parsele yönelik davacısı ... tarafından açılan davada, tanıklar tarafından taşınmazı davacı ...'in kullandığı, onun ölümü ile de çocuklarının birlikte kullandığı, mera ile ilgisinin olmadığı beyan edilmişse de mahkeme gözlemine göre dava konusu taşınmazın zemin durumu itibariyle yoğun miktarda toprağa gömülü yerli kaya olarak tabir edilen iri kaya/taşlara sahip olduğu, eğim durumu itibariyle yer yer yüksek eğime sahip olup, keşif tarihi itibariyle otu biçilmiş nitelikte bulunduğu, kuzeyinde kanlıçayırdan gelen dere bulunduğu, güneyinin 2868 mera parseli olduğu,

batısında diğer dava konusu 2860 nolu taşınmaz ile doğusunda 2857 parsel nolu diğer dava konusu taşınmazın olup, kuzeyde kullanım durumu itibariyle dereye kadar kullanımın bulunduğu ve sınırlarının dere haricinde herhangi bir şekilde doğal ya da yapay ayırıcı herhangi bir unsur ile çevresinden ayrılmadığı,

bütünlük arz ettiği, ziraat bilirkişi raporuna göre de zilyetlikle iktisabının mümkün olmayıp meraya has bitki ile kaplı olduğu belirtilmiş olup, kadastro çalışmalarında 1937 tarihli ve 138 nolu tahrir kaydına göre mera vasfı ile tespit edilmiş olduğu da dikkate alınarak zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, 2857 ve 2858 parseller yönünden verilen hüküm dahili davacı ..., 2822 ve 2817 parsellere yönelik hüküm ise davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup dahili davacı ... ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dahili davacı ... ve davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2395, K. 2024/6687, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2395
Karar No
2024/6687
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2401 K.2024/10285
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2430 K.2024/16689
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2437 K.2024/16708
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/2441 K.2024/15770
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2442 K.2024/8319
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/2442 K.2024/15759

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.