İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3036 K.2022/9913

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin…

Esas2022/3036Karar2022/9913Tarih7 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.383 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/3036 E., 2022/9913 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.383 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2017/1539 Esas, 2020/4521 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu 134 ada 15 parsel sayılı taşınmaz, 8.764 m2 yüzölçümlü olarak belgesizden, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup ileride ekonomik yarar sağlanabileceğinden 01.10.1990 tarihinde çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, tutanak 23.07.1992 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı vekili, 08.01.2002 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu 134 ada 15 parsel sayılı taşınmazın, aynı yer 131 ada 22-44, 132 ada 12-13, 133 ada 1 ve 134 ada 14-16-18 parsellerle birlikte, evvelinde bir bütün halinde müvekkilinin murisine ait iken, 134 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu olmayan 134 ada 14 ve 132 ada 13 parsel sayılı taşınmazın hibe, intikal ve taksim sonucu müvekkiline isabet ettiğini, müvekkilinin de 80 yılı aşkın süredir taşınmazları kullandığını, bu yere ilişkin müvekkilinin murisi adına 1937 tarihli 836 tahrir nolu vergi kaydının da bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, taşınmazın taşlık kayalık yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını, kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, kazanma koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 17.05.2006 tarihli ve 2006/3018 Esas, 2006/3459 Karar sayılı ilamı ile özetle. Mahkemece, kazanma koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli bulunmadığı davada.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar-ihya,miras yolu ile intikal, taksim nedenleri ve vergi kaydına dayanılarak istekte bulunulduğu, kadastro tespiti sırasında çevre parsellere uygulanan 1937/836 numaralı vergi kaydının dağ sınırını içerdiği, TMK'nin 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükümlerine göre;

tespit sırasında nazara alınan belgenin kapsamının tayininin gerektiği, bu vergi kaydı taşınmazı kapsadığı takdirde, yüzölçümü miktarı neye ulaşırsa ulaşsın diğer koşullar tamamlanmış ise taşınmazın kayıt maliki adına tesciline karar verilmesinin gerektiği, dağ sınırının kural olarak değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan sayıldığı, bu durumda, vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu, kayıtta yazılı miktarın 12.000 m2 olup bu miktardan çok fazla yerin, 131 ada 1, 22, 132 ada 12, 13 ve 134 ada 14, 16 parsel numarasıyla mirasçılar adına tespit edildiği,

miktar fazlası olan dava konusu yerin Kadastro Kanunu'nun 20. maddesinin son fıkrası hükmüne göre; diğer kazanma koşulları oluştuğu taktdirde, davacı adına iptal ve tesciline karar verilmesinin mümkün olabileceği, davacının, dilekçesinde imar-ihya olgusuna dayandığı halde, yerel bilirkişi ve tanıkların bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmaksızın kazanmayı sağlayan zilyetlikten söz ettikleri, dava konusu taşınmaz çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edildiğine göre, böyle bir yerin imar ve ihya edilmedikçe zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak,

yerel bilirkişi ve tanıklara, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin, davacının bu yeri nasıl imar ve ihya ettiğinin, imar ve ihyanın başlama ve bitiş tarihlerinin, ihyanın bittiği tarihten tespit tarihine kadar kazanma süresinin geçip geçmediğinin ve taşınmazın davacıya hangi yollarla intikal ettiğinin kendilerinden ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, Kadastro Kanunu'nun 17. maddesindeki tüm koşulların yerine getirilip getirilmediğinin gözönünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulmasının gerektiği, bundan ayrı;

keşifte dinlenilen orman yüksek mühendisi Selçuk Simsar'ın 26.11.2004 havale tarihli raporunda, arazinin % 40 civarında eğimli ve sahada yer yer kaya zemin bulunduğunu (% 15 oranında) açıklamış olmasına rağmen bu bölümlerin teknik bilirkişi aracılığı ile belirlenerek zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmadığı, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 11.04.2011 tarihli ve 2010/4961 Esas, 2011/2063 Karar sayılı bozma ilamında özetle; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli olmadığı gibi bozma gereklerinin de tam olarak yerine getirilmediği, 24.03.2009 tarihli ziraatçı uzman bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde 10-15 ve 25-35 yaşlarında 20 adet aşılı ve mahsuldar zeytin ağacı bulunduğunun belirtildiği,

bozmadan önce yapılan keşifte dinlenen ziraatçı uzman bilirkişinin ise, 7 adet mahsuldar zeytin ağacı ile 30 adet yabani (delice) zeytin ağacından sözettiği, dosyadaki fotoğraflar ve 24.03.3009 tarihli ziraat bilirkişisi raporuna göre, taşınmazın fiziki görünüm itibarı ile taşlık, kayalık, %30-35 eğimli, engebeli topoğrafik bir yapıda, derinliği az toprak yapısına sahip bir yer olduğu, kadastro tespitine göre de çalılık niteliğinde olup ancak imar ihya suretiyle kazanılabileceği, böyle bir yerde yabani zeytinliklerin aşılanması imar-ihya sayılabilir ise de ziraatçı uzman bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu açıklanarak,

mahkemece yeniden yapılacak keşifte, aşılı ve mahsuldar zeytinler ile yabani zeytinlerin bulunduğu alanların ayrı ayrı belirlenmesi, delicelerin aşılanma tarihlerinin tespit edilmesi, buna göre imar-ihya işlemlerinin yapıldığı tarihin belirlenmesi, bu tarihten dava tarihine kadar geçen sürenin TMK'nin 713/1. maddesine göre iktisap sağlayıp sağlamayacağı üzerinde durulması, yabani zeytin ağaçlarının bulunduğu bölümde henüz imar-ihya olgusunun tamamlanmadığı kabul edilerek fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde ayrılarak, imar-ihyası tamamlanmış bölüm ile ilgili davanın kabulüne, diğer yerler bakımından, davanın reddine karar verilmesi,

aşılanan deliceler yönünden 20 yıllık kazanma süresinin aşının yapıldığı tarihten itibaren başladığının düşünülmesi gerektiğine değinilmiş, mahkemece önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından hükmün temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2013 tarihli ve 2012/8-870 Esas, 2013/316 Karar sayılı kararıyla; dosya içerisinde bulunan 16.03.2009 tarihli orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 01779831 nolu hava fotoğrafında açık alan ve tarım arazisi olduğu belirtilmiş ise de, rapora ekli harita incelendiğinde dava konusu taşınmazın yeşil ile boyalı ormanlık alanda kalmakta olduğunun görüldüğü,

mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığı açıklanarak, Mahkemece, yeniden keşif yapılarak, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmak suretiyle 16.03.2009 tarihli orman bilirkişi raporundaki çelişki giderilip; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olup olmadığı, elverişli ise taşınmaz üzerinde bulunan aşılı ve mahsuldar zeytinler ile yabani zeytinlerin bulunduğu alanlar ayrı ayrı belirlenerek,

delicelerin aşılanma tarihleri tespit edilmek suretiyle davacı yararına imar ihya ile kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek direnme kararının bozma ilamında gösterilen ve eklenen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 28.06.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan ve A harfi ile gösterilen 3.135 m2 'nin dava konusu taşınmazdan ifrazı ile adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2017/1539 Esas, 2020/4521 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1992 yılında yapılmış ve sonuçları 22.06.1992 ilâ 22.07.1992 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş olup, tespit tarihinden önce 1966 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadasrosu ile 30.10.1987 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen dışarıda kalmış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali tescil istemine ilişkindir.

Karar düzeltme istemi üzerine dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda. Mahkemece her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; taşınmazın kadastro tespitinin 1990 yılında Hazine lehine yapıldığı, orman bilirkişi raporunda taşınmazın % 40 oranında eğimli, % 30 oranında da kayalık olduğunun belirtildiği,

taşınmazın 1975 tarihli hava fotoğrafı ile 1978 tarihli memleket haritasında çalılık vasfında gözüktüğü, tüm bunların yanı sıra, 1937 tarihli 836 tahrir nolu vergi kaydı uyarınca davacı adına tespit ve tescil edilen komşu 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında, vergi kaydının doğusunda yer alan "dağ" sınırının dava konusu 15 parsel sayılı taşınmaza isabet ettiğinin belirtildiği,

davacının murisinin yapılan tahdit ve tespite muvafakatinin olduğunu imzası ile beyan ettiği, bu durumda zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından davacının davasının reddi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından yukarda açıklanan onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2017/1539 Esas, 2020/4521 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçe ile 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3036, K. 2022/9913, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3036
Karar No
2022/9913
Tarih
7 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3039 K.2022/17108
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/3043 K.2022/25644
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3044 K.2022/17007
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3049 K.2022/10105
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3049 K.2022/17930
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3050 K.2022/15506

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.