KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3163 E., 2023/1643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ereğli(Konya) Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1975/109 E., 2014/39 K.
- Karar
- Kısmen kabul kısmen red
Karar Metni
2.528 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün; müdahil davacı ... ve ... vekili, Davacılar ..., ..., ... vekili, Hazine vekili, davacı ...mirasçısı ..., ...mirasçısı ... ve ..., ... vekili; ..., Müdahil davacı ... vekili, müdahil davacı ... mirasçıları, davacı ... mirasçıları ...ve müşterekleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Konya İli, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 339, 337, 332, 333, 302, 277, 278, 334 parsel sayılı taşınmazlar kadastro tespitinden evvel genel mahkemede dava konusu oldukları gerekçesiyle malik hanesi açık bırakılarak; aynı köy 276, 301, 336, 335, 435, 398 422, 432, 433, 437, 436, 434, 431 parsel sayılı taşınmazlar ise toprak tevzi tapu kayıtlarına istinaden Hazine adına tespit edilmiş. Yine ...
Köyü 389-390-391-392-393-398-401-403- 402-404-395 parsel sayılı taşınmazlar toprak tevzi tapu kayıtlarına istinaden Hazine adına. 388 parsel kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına. 400 parsel satın alma ve vergi kaydı nedeniyle ... adına. 406 parsel ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına. 232 parsel tapu kaydı, vergi kaydı, ifraz ve taksim nedeniyle ... adına. 265 parsel aynı nedenle ... adına tespit edilmiş.
396 ve 405 parsel sayılı taşınmazlar ise mera olarak sınırlandırılmıştır.
2. Davacılar ...ve müşterekleri, 21.2.1972 tarihli dilekçeleri ile kendilerinin 17.12.1946 tarihli ve 58 sıra nolu tapu ile kayden malik ve zilyet oldukları gayrimenkullerinin, yörede yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına tekrar tapuya bağlanmak suretiyle Hazine tarafından tecavüz ve müdahalede bulunduğu iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapuların iptali ile Hazine'nin vaki müdahalesinin men'i istemiyle Ereğli Toprak Mahkemesi'nde dava açmışlar ve dava önce görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş; akabinde yörede 1974 yılında yapılan Kadastro çalışmaları nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görevsizlik kararı verilerek dava kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
3. ... ve diğerleri, 6.2.1996 tarihli dilekçeleri ile; davacı ...ve müşterekleri ile aynı tapu kaydına dayanarak davaya katılmışlardır.
4. Davacı Tapu Sicil Müdürlüğü 23.10.1967 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ... ve diğerlerinin dayanağı olan ve T.Sani 1325 tarihli ve 88 nolu tapunun tedavülleri olan 17.12.1946 tarihli ve 58 sıra; 3.10.1959 tarihli ve 13-15 sıra; 3.12.1959 tarihli ve 294 sıra; 9.6.1966 tarihli ve 40 sıra numaralı nısıf hisseli tapuların miktarının aslına uygun olarak 100 dönüm miktarıyla tashihen düzeltilmesi istemiyle dava açmış ve bu dava hakkında açılmamış sayma kararı verilmiştir.
5. Davacılar ... ve ..., ... Köyü 336 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açmıştır. 6. Davacılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri, imar-ihya, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kendilerine ait taşınmazın toprak tevzi tapularına istinaden Hazine adına tespit edilmesinin hatalı olduğu Hazine adına yapılan tespitin ve tapu kayıtlarının iptali ile kendileri adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır.
7. Davacılar ... ve müşterekleri 4.10.1988 tarihli dava dilekçeleri ile ... Köyü 336 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Hazine tapusu oluşanan kadar lehlerine 3402 sayılı Kanun'un 46. Maddesi koşullarının oluştuğunu öne sürerek dava açmışlardır.
6. Davacılar ... ve arkadaşları; çekişmeli 436-437 parsel sayılı taşınmaz yönünden imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Hazine tapusu oluşana kadar lehlerine 3402 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi koşullarının oluştuğunu öne sürerek davaya katılmışlardır.
7. Davacı ...; ; çekişmeli 364 parsel sayılı taşınmaz yönünden imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Hazine tapusu oluşana kadar lehlerine 3402 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi koşullarının oluştuğunu öne sürerek davaya katılmışlardır.
8. ...ve ...; davacıların dayandığı tapu kaydında kendilerinin de hissedar olduğu iddiasıyla davacılar yanında davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın haksız olduğunu ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, çekişmeli taşınmazların Hazine tapusu kapsamında kaldığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan keşif ve uygulamalar gerekçeli kararda özetlenmek suretiyle "...Toprak Komisyonunca yapılan inceleme sonucuna ait belirtmelik tutanakları ve ekinde krokileri ,73 nolu Toprak Komisyonunun 10.10.1962 tarihli haritası, dava konusu taşınmazların Tapulama tutanak asılları komşu parsellerin onaylı suretleri, Komisyon ve Kadastronun çalışmalarına esas dayanak bilgi ve belgeler, dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu ve vergi kayıtları, 25.09.1992 tarihli tapu bilirkişisi raporu,
çeşitli tarihlerde icra edilen keşifler ve keşifler neticesinde düzenlenen fen ve ziraat bilirkişi raporları ve haritalar,tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, paftalar ve dosya içerisinde mevcut tüm belge bilgiler degerlendirilerek tüm dosya kapsamı itibariyle" şeklindeki gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, müdahil davacı ... ve ... vekili, davacılar ..., ..., ... vekili, Hazine vekili, davacı ...mirasçısı ..., ...mirasçısı ... ve ... vekili, ... vekili, ..., müdahil davacı ... vekili, müdahil davacı ... mirasçıları, davacı ... mirasçıları ...ve müşterekleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Müdahil Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, çekişmeli 436 ve 437 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, müvekkilleri lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46 ncı maddesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek. İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacılar ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Mahallesi 363 ve 365 parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mahallesi 400 ve 402 parsel sayılı taşınmazlardan 400 parsel sayılı parselin ...; ondan önce de murisleri tarafından üzüm bağı ve bahçe olarak kullanıldığını, mera vasfında olmadığını, ... Mahallesi 402 parselin ise yine müvekkilleri ... ve ... murisleri tarafından kullanıldığını, mera olarak tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Köyü 363 ve 365 parseller ile ilgili ise dava olmasına rağmen bir karar verilmediğini, ... Mah. 393 parselin ise ... ve ...'nın murisleri adına tescil edilmesi gerekirken ... ve ... adına tescilinin hatalı olduğunu iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerçek kişi şahıslar adına tesciline karar verilen taşınmazlar hakkında verilen kararın hatalı olduğunu, Hazine'ye ait tapu kayıtlarının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, davacılara ait tapu kaydının değişebilir ve genişletmeye elverişli sınırlar içerdiğini ve bu nedenle miktarı ile geçerli olduğunu, taşınmazların bir kısmının mera olduğunu, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46 ncı maddesi koşullarının oluştuğunun ispat edilemediğini ileri sürerek, gerçek kişi şahıslar lehine tesciline karar verilen taşınmazlar hakkındaki hükmün bozulmasını talep etmiştir.
4. Davacı ...mirasçısı ... temyiz dilekçesinde özetle; dayandıkları 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, kendisine ait hissenin yok sayıldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
5. Müdahil davacı ... mirasçıları temyiz dilekçelerinde özetle; davacı murislerinin 2009 yılında öldüğü halde taraf teşkili tamamlanmadan yargılamaya devamla hüküm tesis edildiğini, ... Köyü 339-436 ve 390 parsel sayılı taşınmazların murisleri ...' a ait olduğu halde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğunu, yine bir kısım parseller yönünden hüküm kurulmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
6. Davacı ... mirasçıları ...ve müşterekleri vekili temyiz dilekçelerinde özetle; 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
7. Davacı ...mirasçıları ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
8. ...mirasçısı ... temyiz dilekçesinde özetle; 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
9. ...mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
10. Müdahil davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1325 tarihli ve 88 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli tüm taşınmazları kapsadığını, Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazların da bu kök tapunun kapsamı içinde kaldığını, zilyetliğin de dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 166 ncı maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 13, 14, 17, 18, 20, 27, 30 ve 46 ncı maddesi,
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların ...
Mahallesi 232 ve 265 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 232 ve 265 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Çekişmeli diğer tüm taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
...ve müşterekleri; kadasto tespitinden evvel genel mahkemede açmış oldukları tapu iptali davasında; Kasım 1325 tarihli ve 88 nolu sicilden gelen 17.12.1946 tarihli ve 58 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların yörede toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalar sırasında Hazine adına tekrar tapuya bağlandığını, bu yerlerin tapu kaydı kapsamında kaldığı gibi zilyetliklerinde de bulunduğunu ileri sürerek Hazine adına oluşturulan tevzi tapularının iptali ve men'i müdahale istemiyle dava açmışlardır.
Her ne kadar; dosya arasına gelen iş bu tapu kaydının miktar bölümünde 1000 dönüm yazıyor ise de; tapu kaydının düşünceler bölümüne. "Miktarı tetkik Genel Müd. Soruldu. 10.3.1967. Miktarının 100 dönüm olduğu Genel Müd. 20.4.1967 T.
2283 sayılı yazısı ile bildirildi." şerhi düşülmiş ve yine tapunun miktarının tayini için yapılan araştırma ve incelemeler ile 100 dönüm olan miktar sütununun tahrif edilmek suretiyle 1000 dönüme çıkartıldığı (yeminli Bilirkişi .... tarafından okunan ve siciline uygun olduğu 21.8.1992 tarihinde tapu sicil müdürü ... tarafından tasdik edilen 21.8.1992 tarihli kök tapunun tedavüllerini gösteren kayıt; ) anlaşılmakta olup; iş bu tapu kaydının hudutlarında "kara kuyu", "şamlıca tepesi","yellice" gibi nokta sınırlar bulunduğundan kaydın gerçek miktarı olan 100 dönüm ile geçerli olduğunun kabulü zorunludur.
Yine davacıların dayanağı tapu kaydının hudutlarında yer alan "Alan Harkı"nın da evveliyatı belli olmayan kadim bir ark olduğu, mecrasının hiç değişmediği yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla anlaşılmış olup; davacıların dayandığı tapu kaydına doğudan "Hacı Kerimoğulları" sınırı ve kuzeyden "Alan harkı" sınırı sabit sınır kabul edilmek üzere miktarınca 100 dönüm olarak kapsam tayin edilmesi; şahısların dayanak tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden.
Hazine'nin tevzi tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar bakımından ; bu tapu kayıtlarının oluştuğu 1964 tarihine kadar; şahısların dayandığı ve yukarıda tarih ve numarası bildirilen tapu kaydı ile 1964 tarihli Hazine toprak tevzi tapu kayıtları kapsamı dışında kalan taşınmazlar var ise bu taşınmazlar bakımından ise aktarılan dava tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle taşınmaz mülkiyeti edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken;
açıklanan bu şekilde kayıt kapsamı ve uygulamasını gösteren bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de mahkemece gerekçeli karar incelendiğinde mahkemenin hangi parselleri şahıs tapusu, hangi parselleri Hazine tapusu kapsamında kabul ettiği karardan dahi anlaşılamadığından verilen kararın denetlenmesi de mümkün olmamıştır.
Yine kadastro davalarında, hakkında karar verilen tüm taşınmazların tutanak asılları dosya arasında bulunması gerektiği halde; hakkında hüküm kurulan ... Köyü 364 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı da dosya arasında bulunamamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle çekişmeli ...
Köyü 364 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı; başka dosyada dava konusu ise davalı bulunduğu dava dosyası; aktarılan dava tarihi olan 1972 tarihinden ve Hazine tapularının oluştuğu 1964 tarihinden geriye doğru olacak şekilde bulunabilecek Hava fotoğrafları ile toprak tevzi çalışmaları sırasında yörede yapılan mera tahsisi olup olmadığı sorularak var ise mera tahsisine ilişkin bilgi, belge ve haritalar getirtilerek dosya arasına konulmalı;
bundan sonra çekişmeli taşınmazlar başında olabildiğince yaşlı tarafsız, davada yararı bulunmayan, nizalı taşınmazın bulunduğu bölgeyi iyi bilen ve Toprak tevzi yoluyla oluşturulan tapu kaydının oluşumundan önceki zilyetlik süresini bilebilecek kişiler arasından belirlenecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, 1 fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi.
1 fotoğrafçı bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen bir zilyetliğin olup olmadığı, varsa bu zilyetliğin ilk kez hangi tarihte ve nasıl başladığı, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, kimler tarafından ne kadar süreyle ve ne olarak kullanıldığı, taşınmazlarda kullanılmayan/kullanılamayan bölümler olup olmadığı; taşınmazların niteliklerinin ne olduğu;
devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera, yaylak,kışlak gibi yerlerden olup olmadıkları hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davacıların dayandığı Kasım 1325 tarihli ve 88 nolu tapu kaydı ve tedavüllerinde yer alan hudutlar tek tek okunarak sorulmalı ve özellikle Hacı Kerimoğulları tarlasının gösterilmesi istenmeli;
yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, toprak tevzi haritası ile kadastro paftasını çakıştırmalı olarak gösterecek ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, ayrıca bu tapuya doğudan "Hacı Kerimoğulları" sınırı ve kuzeyden "Alan harkı" sınırı sabit sınır kabul edilmek üzere miktarınca 100 dönüm olarak kapsam tayin etmek suretiyle tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların gösterilmesi istenmeli;
bu tapu kaydı kapsamında kaldığı tespit edilen taşınmazlar yönünden, tevzi yoluyla oluşan ilgili Hazine tapularının iptaline karar verilmesi gerektiği ve bu taşınmazların tapu malikleri adına tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; kadastro paftası ile toprak tevzi paftasının ölçekleri eşitlenerek yapılacak çakıştırma sonucunda; dava konusu taşınmazlardan Hazine'nin tevzi tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar bakımından ise 1964 tarihli Hazine tapularının oluştuğu tarihe kadar; hiç bir tevzi tapusunun kapsamında kalmayan taşınmazlar olduğunun belirlenmesi halinde ise;
belirlenecek bu taşınmazlar bakımından aktarılan dava tarihi olan 1972 yılına kadar zilyetlikle taşınmaz mülkiyeti edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmeli;bunun için 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınacak olan ve taşınmazların eski tarım arazisi olup olmadığı, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü,
tarımsal faaliyete ne zaman başlanıldığı hususlarını açıklayıp irdeleyen taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirtir tarzda rapor ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde yaptırılacak inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliğini ve kullanım şeklini açıklayan ayrıntılı şekilde düzenleyeceği rapor dikkate alınmak suretiyle beyanlar denetlenmeli; mera tahsis haritası dışında bırakılmakla artık bir yerin mera olarak vasıflandırılamayacağı da düşünülmeli; bundan sonra.
3402 sayılı Kanun'un 14 ve 46/1 inci maddelerinde sözü edilen zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılarak bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve her bir davacının/asli müdahilin talebi hakkında gerekçeye yer verilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmadan eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.
VI. KARAR
Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle çekişmeli ... Köyü 232 ve 265 sayılı taşonmazlara yönelen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,
Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı taşınmazlar dışında kalan diğer tüm taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3163, K. 2023/1643, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama