KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3214 E., 2024/5162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Hatay ili ... ilçesinde 1927 yılında Fransızlar tarafından yapılıp kesinleşen tesis kadastrosu sonucunda, ... mevkii 81 parsel sayılı 12.562,00 m² ve 82 parsel sayılı 57.754,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, ormanlık vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili ... ilçesi ... Mahallesi 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin orman vasfı ile davalı Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkili olan davacının 81 parselde 5.356,00 m²' lik 82 parselde ise 7.009,00 m²' lik bölümün zilyedi bulunduğunu, davacıdan önce babası ...'nun bu yerleri yaklaşık 50 yıl zilyet olarak kullanmasından sonra 2008 yılında davacıya devrettiğini, taşınmazların eylemli olarak zeytin ağaçları ile kaplı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların belirtilen kısımlarının orman sınırları dışına çıkarılarak davacı adına kayıt ve tesciline, orman vasfının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazların 1927 yılında yapılan tesis kadastrosu ile orman vasfıyla Hazine adına kaydedildiği, tapulu taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Dava konusu taşınmazın 1927 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında Hazine adına tapuya kayıtlı olduğu,
maliki açıkça belli olan tapulu bir taşınmazın zilyetlikle mülk edinilemeyeceği, bu nedenle taşınmazların orman arazisi veya tarım toprağı niteliği taşımasının da bir öneminin bulunmadığı, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesine dayalı orman dışına çıkarmaya yönelik orman kadastrosu çalışmalarının ancak orman idaresi tarafından yapılabileceği, idareyi bu çalışmaya zorlayacak nitelikte karar verilemeyeceği, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3214, K. 2024/5162, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama