KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3595 E., 2024/6191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/73 E., 2019/118 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında dava konusu 557 parsel sayılı 88.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline dair verilen kararın davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.10.2011 tarihli ve 2010/6801 Esas, 2011/5696 sayılı ilamı ile; Mahkemece taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ölü kişilerin mirasçıları ile adreslerinin belirlenerek davetiye giderlerinin yatırılması için davacılara verilen kesin süre usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle taraf teşkilinin ususlüne uygun şekilde sağlanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36 ncı maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar taşınmazın murislerinden geldiğini iddia ederek eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı nedenine dayanarak adlarına tescilini talep etmiş iseler de, taşınmazın tespitine dayanak Eylül 1322 tarih, 27 cilt, 3 sayfa ve 15 sıra nolu tapu kaydı mahallinde uygulanarak taşınmaza uyduğu keşif sırasında yapılan uygulama ve alınan beyanlarla sabit olup,
davacıların zilyetlik iddiaları yönünden mahalli bilirkişilerin tespit tarihi olan 1983 yılından geriye doğru 20 yıllık süre zarfında davacılar tarafından taşınmazın kulanılmadığına dair beyanları da dikkate alınarak davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3595, K. 2024/6191, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama