KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3628 E., 2024/7857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2005/16 E., 2021/32 K.
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kadirli Belediye Başkanlığı vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında; Kadirli ilçesi Bağ Mahallesi çalışma alanında bulunan 580 ada 4, 5, 6, 7, 69 parsel sayılı sırasıyla 131.456, 6.244, 25.920, 10.944 ve 60.096 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazlardan 4 sayılı parsel tapu kaydına dayanılarak ... ve paydaşları adlarına, 5, 6, 7, 69 parsel sayılı taşınmazlar ise dava dışı parsellere uygulanan tapu kaydının yüzölçümü fazlası olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacılardan ... ve paydaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve zilyetliğe dayanarak 5, 6, 7, 69 parsel sayılı taşınmazlar hakkında; davacı Kadir1i Belediyesi ise Kadir1i Kaymakamlığının 10.4.1969 tarihli ve 18 sayılı kararı ile taşınmazın Belediyeye verildiğini ileri sürerek 4 sayılı parsel için askı ilan süresi içinde dava açmışlardır.
Kadirli 2. Kadastro Mahkemesince, 31.07.1991 tarihli ve 1988/894 Esas, 1991/103 Karar sayılı kararıyla davacı ...'nin davasının reddine, davacı ... ve paydaşlarının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların payları oranında ... ve paydaşları adlarına tapuya tesciline dair önceki tarihli kararın davacı Kadirli Belediye Başkanlığı ve Hazine vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin; " dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması,
orman sınırlandırması yapılmış ve tespitten önce kesinleşmiş ise orman sınırlandırma harita ve tutanağının ilgili orman idaresinden getirtilmesi, bundan sonra taşınmaz başında keşif ve uygulama yapılarak orman sınırlandırma harita ve tutanağının yerine uygulanması, kayıt miktar fazlasından oluşan bölümün orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi hükmünce orman araştırması yapılması, taşınmazın öncesinin orman toprağı ya da orman sayılan yerlerden olup olmadığının sorulup saptanması,
batı sınırda 266 ada 36 parsel sayılı taşınmazın türünün çamlık olarak saptandığının gözönünde tutulması, kayıt miktar fazlası kesimi orman olmadığı sonucuna varıldığı takdirde 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açan belediyenin dayandığı kaymakamlıkça oluşturulan 10.4.1969 günlü ve 18 sayılı karar ile eki belgelerinin yerine uygulanması, 5, 6, 7 ve 69 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise zilyetliğe ilişkin toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacı ..., ..., ..., ... , ... , ..., ... ve ...'ın 580 ada 5, 6, 7, 69 numaralı parsellere ilişkin iddiaları sübut bulmadığından davalarının reddine; davacı Kadirli Belediyesinin 580 ada 4 numaralı parsele ilişkin Kadirli Kaymakamlığının 10.04.1969 tarih 18 sayılı kararına istinaden belediyeye verildiği iddiasının ise ilgili kaymakamlık kararının, kişilerin taşınmaza müdahalesinin önlenmesine ilişkin belediyenin talebinin reddine ilişkin olduğu,
bu karar 580 ada 4 numaralı parselin belediyeye verildiğine ilişkin olmadığı gibi kararın muhtevasından taşınmazın belediyeye verildiği sonucu çıkarmanın abesle iştigal olduğu, kaldı ki kararda belirtilen taşınmazın hudutlarının nizalı parsele uymadığı, bir an için kararın nizalı parsele ilişkin olduğu kabul edilse dahi kararın mülkiyet hakkı doğuracak hiçbir vasfının bulunmadığının izahtan dahi vareste olduğu belirtilerek davasının reddine;
nizalı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, 580 ada 5 numaralı parselin tümünün, 580 ada 4, 6, 7, 69 numaralı parsellerin orman olan bölümlerinin (fen bilirkişisinin 21.04.2021 tarihli ek raporuna ekli krokide 580 ada 4 numaralı parselin 4A ve 4B ile gösterilen bölümü, 580 ada 6 numaralı parselin (6A) ile gösterilen gösterilen bölümü, 580 ada 7 numaralı parselin (7A) ile gösterilen bölümü, 580 ada 69 numaralı parselin (69A) ile gösterilen bölümü) orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının kapsamında kalan fen bilirkişisinin 21.04.2021 tarihli ek raporuna ekli krokide 580 ada 4 numaralı parselin (4C),
580 ada 6 numaralı parselin (6B), 580 ada 7 numaralı parselin (7B), 580 ada 69 numaralı (69B) ile gösterilen bölümlerinin Mayıs 1314 tarihli ve 25 numaralı sicilden gelen tapu kaydına istinaden tapu kayıt maliki mirasçıları adına hisseleri oranında arsa vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 21.04.2021 tarihli ek raporuna ekli krokide 580 ada 4 numaralı parselin (4D) ile gösterilen ve 580 ada 69 numaralı parselin (69C) ile gösterilen kayıt miktar fazlalarının ise arsa vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
asli müdahil Ali Üzülmezin kadastro tespit tarihi olan 1987 yılından sonraki hakka dayanan davasının usulden reddine " karar verilmiş, hüküm; davacı Kadirli Belediye Başkanlığı vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, Dairemizin 14.06.2022 tarihli ve 2021/11787 Esas, 2022/5768 Karar sayılı bozma kararına konu dava dosyasında, davacı ... Mayıs 1949 tarihli ve 16 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmaz hakkında dava açmıştır.
Eldeki temyize konu dava dosyasında ise, 580 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olunan aynı tapu kaydı ve bu tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilen aynı ada 5, 6, 7 ve 69 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde her iki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, biri hakkında verilen hükmün diğerini etkileyeceği kuşkusuz olduğundan, dava dosyalarının birlikte görülmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yukarıda sözü edilen ve dairemizin bozma kararına konu olan dava dosyası ile eldeki temyize konu dava dosyasının birleştirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece bu hususun gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3628, K. 2024/7857, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama