KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3759 E., 2023/4997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/4 E., 2017/3 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/10020 Esas ve 2015/9768 Karar ... ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edimiştir.
KARAR
Kadastro sonucu, ...ili ... ilçesi ...(Köyü) Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 parsel ... taşınmaz, Şubat 1921 tarihli ve 15 numaralı ve 16.01.1954 tarihli ve 55 numaralı tapu kayıtlarına istinaden, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili tarafından, ...ili ... ilçesi ...(Köyü) Mahallesi 136 parsel ... taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının gayrı sabit sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli olacağı belirtilerek, tapu miktar fazlası olan 28.114 m2lik (metrekarelik) kısmının Hazine adına tespit edilmesi istemiyle; davacı ... tarafından ise, dava konusu parselin bir kısmının T.Evvel 1322 tarihli ve 11/20 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle, adına tespiti istemiyle, kadastro tespitine itiraz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, tespit malikleri lehine miktar fazlası kısım yönünden zilyetlikle kazanım koşulları gerçekleşmiş olduğundan bahisle davacı Hazinenin, davacı ...'in dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davacı ...' in davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.09.2015 tarih ve 2014/10020 Esas, 2015/9768 Karar ... ilamı ile; "taşınmazın 79.073.280 pay kabul edildiği halde tescile karar verilen paylar toplamının bu sayıya ulaşmadığı, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 1 nci maddesi gereğince kadastro hakiminin doğru, uygulanabilir ve infazda tereddüte sebebiyet vermeyecek şekilde sicil oluşturmakla yükümlü olduğu açıklanarak, pay payda eşitliğini sağlayacak şekilde yeniden hüküm kurulması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın reddine ve taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ...'un temyiz dilekçesinin incelenmesinde; gerekçeli kararın, hükmü temyiz eden davalıya 11.12.2020 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş olmasına rağmen, hükmün, davalı tarafından temyiz süresi dolduktan sonra 31.03.2022 tarihinde temyiz edilmiş olduğu anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ...
Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3759, K. 2023/4997, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama