İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3811 K.2022/8665

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... Hazinesine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ... mirasçıları olan ... vs.…

Esas2022/3811Karar2022/8665Tarih1 Kasım 2022Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/3811 E., 2022/8665 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Kullanım Kadastrosu
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... Hazinesine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ... mirasçıları olan ... vs. aleyhine açılan davanın kabulüne dair kararın davalı Hazine vekili,davacı vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 7.3.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/2007 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Bu kez davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.

KARAR

Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında özetle "Somut olayda; çekişmeli 103 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1991 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... evlatları ... ve ... ile ... oğlu ... adlarına kullanım şerhi verilerek Hazine adına tespit edildiği ve tespitin 1992 yılında hükmen kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun'na, 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek-4. madde uyarınca, 2011 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda kullanıcı güncelleme çalışması yapıldığı ve kullanıcılardan ... yerine devir nedeniyle davacı oğlu ... yazılarak,

güncelleme sonucunda (eski kullanıcıları) ... evlatları ... ve ... ile davacı ... adlarına kullanıcı belirlemesi yapıldığı, davacı ...’nın çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır kendi kullanımında bulunduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı; ancak kadastro tespitinin kesinleştiği 1992 tarihi ile dava tarihi olan 2013 yılı arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için davacının kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı hak iddiası dinlenemeyeceği gibi; güncelleme işlemleriyle fiili kullanım şerhi sahiplerinde değişiklik yapılması,

başka bir ifade ile beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin değiştirilebilmesi için davacının lehine kullanım şerhi verilmiş bulunan kişilerden taşınmazın kullanımının devralındığının ispat edilmesi gerekmekte olup; davacı tarafından ileri sürülen böyle bir iddia bulunmadığı, dolayısıyla davalı ...’dan zilyetliği devraldığını iddia ve ispat edemediğinden, temyiz edenin sıfatına göre davacının davalı ... lehine konulan şerhe yönelik açılan davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna değinilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava itibariyle, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...

Hazinesine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ...'a yönelik açılan davanın kabulü ile, dava konusu Bursa İli Kestel İlçesi Şükraniye Köyü 103 ada 11 parselin muhtesat bilgileri hanesindeki "... evlatları ... ve ... kullanımındadır" şerhinin ... yazan kısmının iptal edilerek şerhin "...

Evladı ... kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine,taşınmazın davacı kullanımında olduğu şerhi zaten mevcut olduğundan bu konuda bir karar verilmesine gerek olmaması nedeniyle bu husustaki talebin hukuki yarar yokluğundan reddine dair hükmün davacı vekili ile davalı ... mirasçısı... tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire’nin 7.3.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/2007 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup bu kez de davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Dava, kullanım kadastrosu sırasında 6831 sayılı Orman Kanun'un 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkartılarak mülkiyeti Hazine adına tespit edilen taşınmazda kullanıcı şerhinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemleri yerinde değildir.

2. 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca, 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen veya bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanakları ya da kesinleşmiş mahkeme kararları esas alınarak oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, taşınmazların 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen ve hak sahibi sayılan kişilerin, 6292 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 26.04.2012 tarihinden itibaren idareye başvurmaları sağlanarak, hak sahibi kişilerin mağduriyetlerinin önlenmesi ve bu taşınmazların da değerlendirilmeleri amaçlanmıştır.

Kullanıcı şerhine itiraz davalarında, husumetin taşınmazın tapu kayıt maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde lehine şerh verilen gerçek veya tüzel kişilere yöneltilmesi zorunludur.

Somut olayda; davacı tarafça doğru olarak kayıt maliki Hazineye husumet yöneltildiği halde; Hazine aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.

3.Dava konusu taşınmazın beyanlar hanesi, 2011 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sırasında davacı ... ile davalılardan ... ve ...’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak güncellenmiş olup; davacı, dava konusu taşınmazın kullanıcısının kendisi olduğu iddiasıyla, müstakilen kendi adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Hükmüne uyulan bozma ilamında yazılı olduğu gibi davacı, kadastro öncesi nedenlere dayanmış ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında da 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçmiştir.

Ne var ki; mahkemece verilen 7.7.2015 tarihli ve 2013/57 Esas, 2015/326 Karar sayılı ilk hüküm, davalı kullanıcılardan yalnızca ... vekili tarafından temyiz edilmiş; bir başka ifade ile diğer kullanıcı .../yahut mirasçıları tarafından temyiz edilmeyerek hüküm onlar yönüyle kesinleşmiş ve davacı ... lehine; ...’ın kullanıcı şerhine ilişkin payı yönünden usuli müktesep hak oluşmuştur. Nitekim, hükmüne uyulan bozma ilamı ile de temyiz edenin sıfatına göre davacının,yalnızca, davalı ... lehine konulan şerhe yönelik açılan davasının reddine karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir.

Hal böyle olunca; davacı lehine; ...’ın kullanıcı şerhine ilişkin payı yönünden oluşan usuli müktesep hak dikkate alınmaksızın; ... payının davacı adına şerhine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi dahi isabetsizdir. Zira; iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava; çekişmeli taşınmazda davacının yanında; davalılar ... ve ... adına verilen kullanım şerhine ilişkin olup; davacının sadece kendisinin zilyet olduğu ve bu nedenle diğer kullanıcıların beyanlar hanesinden isimlerinin terkin edilmesine yönelik davasında hukuki yararı da mevcuttur.

Hal böyle olunca; taşınmazın beyanlar hanesine( taşınmazın, müştereken tarafların kullanımında yazıldığı ve kullanım payı belirtilmediğine göre; her kullanıcının payının 1/3 olduğu dikkate alınarak) 2/3 payının davacı ...; 1/3 payının da davalı ...’ın kullanımında olduğu şerhinin yazılması gereğine değinilerek bozulması ve yine yukarıda açıklanan nedenlerle önceki tarihli aleyhine olan hükmü temyiz etmeyen ... mirasçısı ...’ın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken; sehven temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 442/3. maddesi gereğince, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüne; Dairenin 7.3.2022 tarihli ve 2021/3418 Esas, 2022/2007 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, davacıdan alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine 01.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3811, K. 2022/8665, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3811
Karar No
2022/8665
Tarih
1 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3812 K.2022/6847
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3812 K.2022/8747
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3813 K.2022/6216
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/3813 K.2022/14456
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/3815 K.2022/10801
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/3816 K.2022/10287

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.