KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3884 E., 2025/145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucu, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 210 ada 4 parsel sayılı 1.726,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğinde ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi 210 ada 4 parsel taşınmaz bakımından davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesinde kain 210 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 11/1 nci maddesi hükmü uyarınca, orman kadastrosuna yönelik olarak Hazine tarafından her zaman dava açılması hukuken mümkün bulunduğundan,
3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesine göre yapılan orman kadastrosuna karşı Hazine tarafından askı ilan süresinde dava açılmamasının söz konusu orman kadastrosunun kesinleştiği anlamına gelmeyeceği ve bu nedenle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti yönünden en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının incelenmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği ve bu şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle düzenlenen ek rapora itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığına göre,
temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3884, K. 2025/145, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama