KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3938 E., 2024/5193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurulmuş, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf talebinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Artvin ili Yusufeli ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 21.123.352,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanının 19.04.2010-20.05.2010 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 21.05.2010 tarihinde kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Artvin ili Yusufeli ilçesi ... köyü ... mahallesi yol ayrımı mevkiinde bulunan takriben 15 dönümlük taşınmazın babasından eklemeli olarak 40 yıldır zilyeti olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında hatalı şekilde orman arazisi olarak tescil edildiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığını, tarım arazisi olduğunu, arazinin üzerine tek katlı bir ev ve ahır yaparak arazisini işlediğini beyanla, tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı ... İdaresi davanın reddini savunmuştur.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğu anlaşılarak davacının (A) ve (B) harfi ile işaretli kısımlara ilişkin talepleri yönünden davanın reddine,
davacı tarafından 15.10.2020 tarihli keşifte gösterilen ve 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda Ek-2'deki krokide (C) harfi ile gösterilen taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu şeklinde rapor düzenlendiği ancak 21.09.2018 tarihli dava dilekçesinde Yusufeli ilçesi ... köyü ... mahallesi yol ayrımı mevkiinde bulunan takriben 15 dönümlük taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ettiği, 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda Ek-1'deki krokide (A) ve (B) harfi ile belirtilen taşınmazların ... mevkiinde yer aldığı ve yaklaşık 13 dönüm olduğu,
02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda Ek-2'deki krokide (C) harfi ile belirtilen taşınmazın ise Sarıtosun mevkiinde yer aldığı ve bu taşınmaz yönünden talep olmadığı, davacı tarafça keşif esnasında gösterilen yer olduğu anlaşılarak taleple bağlılık ilkesi gereğince 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda Ek-2'deki krokide (C) harfi ile belirtilen taşınmaz yönünden karar verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu edilen taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar olduğu,
krokide (C) harfi ile gösterilen kısmın ise aynı parselin sınırları içerisinde kalmakla birlikte Sarıtosun mevkii'nde yer aldığı, amenajman planında 522 nolu bölmede kaldığı ve keşif sırasında dava dışı kişilerden satın alındığının belirtildiği, ayrıca dava konusu edilen (A) ve (B) harfli bölümlerden de uzak mesafede bulunduğu, dolayısıyla bu taşınmaz bölümünün, gerek dava dilekçesi gerekse davayı açıklama dilekçesinin içeriği uyarınca, eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, yöntemine uygun şekilde sunulmuş herhangi bir ıslah dilekçe de bulunmadığı,
hal böyle olunca krokide (C) harfi ile gösterilen kısımla ilgili olarak olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı, bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden yapılan incelemede ise, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dört tarafının orman parseliyle çevrili olduğu, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde ve zeminde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunun ve tarım arazisi vasfı taşımadığının belirtildiği,
dolayısıyla iş bu taşınmaz bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3938, K. 2024/5193, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama