KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3981 E., 2024/6263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/238 E., 2022/537 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/567 E., 2020/414 K.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece (Karacabey 1. Asliye Hukuk) Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Karacabey ilçesi ... mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının davacılar lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyanın temyiz incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada Bursa Kadastro Mahkemesi tarafından İlk Derece (Karacabey 1. Asliye Hukuk) Mahkemesine gönderilen 14.09.2023 tarihli yazıda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun Geçici 8 inci maddesi kapsamında kadastro çalışması yapıldığı ve sonuçlarının 09.12.2022 ila 26.12.2022 tarihleri arasında bilgilendirme ilanına alındığı, eldeki davaya konu taşınmazın da 1700 ada 44 parsel olarak tespitinin yapılıp kadastro tutanağının malik hanesinin davalı hale getirilerek Kadastro Mahkemesine gönderildiği bildirilmiştir.
3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ekindeki kroki de eklenmek suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin ve temyize konu taşınmaz bölümünün tapuda kayıtlı 1700 ada 44 parsele isabet edip etmediğinin belirlenmesi ve temyize konu taşınmaz bölümü hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’un 26 ve 27 nci maddeleri gözetilerek davaya bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olacağı düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3981, K. 2024/6263, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama