KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4069 E., 2024/5159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ilçesi ... Mahallesinde bulunan 6999 ada 173 parsel sayılı taşınmazın 3.000 m2'lik kısmının müvekkili olan davacıya ait olduğunu, yapılan kadastro işleminin hatalı olduğunu, taşınmazın orman olmadığını ve 30 yılı aşkın zamandır davacı tarafın zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazla ilgili daha evvel Orman Bölge Müdürlüğüne karşı açılan Kahramanmaraş 3 üncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/385 Esas, 2000/404 Karar Sayılı dosyasında görülen ve lehlerine sonuçlanan men'i müdahale ve tazminat davası bulunduğunu iddia ederek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... orman bilirkişi raporu uyarınca taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılan alanlardan olduğu ve ormanların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " ... çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 16.07.1999 - 16.01.2000 tarihleri arası ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, çekişmeli taşınmazın bu tahdit ile orman sınırları içinde bırakıldığının belirlendiği,
davacı tarafından 10 yıl içinde dava açılmadığının anlaşıldığı, buna göre ilk derece mahkemesinin ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ... " gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak dayandığı Kahramanmaraş 3 üncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/385 Esas, 2000/404 Karar sayılı müdahalenin men'i dava dosyası getirtilip hükmün dayanağı olan bilirkişi raporu ve eki krokisinin fen bilirkişisince yöntemince uygulanmak suretiyle söz konusu davaya konu taşınmaz ile ile eldeki davanın konusu olan taşınmazın aynı yer olup olmadığı denetlenmemiş, aynı yer olması halinde anılan dava dosyasında verilen hükmün iş bu dava yönünden kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği ve buna göre orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı Kahramanmaraş 3 üncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/385 Esas, 2000/404 Karar sayılı müdahalenin men'i davasına ilişkin dava dosyası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra,
mahallinde refakate alınacak fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak anılan dava dosyasında verilen hükme dayanak bilirkişi raporu ve krokisinin fen bilirkişisince yöntemince uygulanması suretiyle söz konusu dava dosyasında dava konusu edilen taşınmaz ile eldeki davanın konu olan taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı belirlenmeli, buna ilişkin olarak düzenlenecek rapor ve kroki dosya arasına konulmalı,
aynı taşınmaz olduğunun anlaşılması halinde anlan davanın iş bu dava yönünden kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği ve buna göre orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4069, K. 2024/5159, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama