KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4339 E., 2024/3430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1302 E., 2022/304 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/249 E., 2021/633 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Yargılamanın iadesi talep edilen dosyası tarafı olmayan daha sonra mahkeme kararı ile vakıf evladı olduğu tespit edilen vakıf evladı tarafından açılan davada, tarafı olmadığı davada galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilenlerin vakfeden ile soybağı olmadığı ileri sürerek yargılamanın iadesi yolu ile davanın kabulüne dair Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/811 Esas 2004/16 Karar sayılı ve 11.11.2004 kesinleşme tarihli kararın yargılamanın iadesi yolu ile kararın ortadan kaldırılarak davacıların davasının reddine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Mahkemenin 2003/811 Esas 2004/16 Karar sayılı dosyasında davacıların Merzifonlu Kara ... Paşa Vakfının Galleye Müstehak Evladı olduğunun tespitine karar verildiği, kararın 11.11.2004 tarihinde kesinleştiği, yargılanmanın yenilenmesi isteminde bulunanın dosyanın tarafı olmadığı, kanunda yazılı yargılanmanın yenilenmesini talep edebilecek kişilerden olmadığı, talep eden yönünden kesinleşmiş bir ilamdan bahsedilemeyeceği, kaldı ki talebin kanun yazılı sürede de istenilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini isteyen vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yargılamanın iadesi istenilen Mahkemenin 2003/811 esas 2004/16 karar sayılı dosyasında, davacıların Merzifonlu Kara ...
Paşa Vakfının galleye müstahak evladı olduğunun tespitine karar verildiği, kararın 11.11.2004 tarihinde kesinleştiği, yargılanmanın yenilenmesi isteminde bulunan davacının dosyanın tarafı olmadığı, kanunda yazılı yargılanmanın yenilenmesini talep edebilecek kişilerden olmadığı, talep eden yönünden kesinleşmiş bir ilamdan bahsedilemeyeceği, kaldı ki talebin kanun yazılı sürede de istenilmediği,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. vd. maddelerindeki koşulların gerçekleşmediği mahkemece belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini isteyen vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davanın kabulüne dair kesinleşmiş hüküm nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4339, K. 2024/3430, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama