Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmaz hakkında 1142 ada 8 parsel sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden, 3402 sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu açıklanarak, Asliye Hukuk Mahkemesince kal'e ilişkin davanın elde tutulup, tescil ve elatmanın önlenmesi davaları yönünden görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması, Kadastro Mahkemesince davaya konu taşınmazın kadastro tutanak aslı getirtilip kesinleşme işlemi yapılarak tapuya tescilinin yapılması,
3402 sayılı Yasanın 5 ve 27. maddeleri ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devri hakkında yönetmeliğin 7/e maddesi gereğince temyize konu dava nedeniyle kesinleşmediği düşünülerek işin esası hakkında karar verilmesi,
Asliye Hukuk Mahkemesince, tefrik edilerek elinde tutulacak kal davasına ilişkin olarak ise 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca eklenen Ek 4. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatın kime ve kimlere ait olduğu belirlenerek tespit tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiğinden kal'e ilişkin davanın konusuz kaldığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi" gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdiren 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 20.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.