KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4383 E., 2024/6886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1980/9 E., 2015/15 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ..., ..., ..., ...'ın davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, davacı Hazinenin davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, davacı ... ve ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, ... ... ... mirasçılarının davasının esastan reddine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ... mirasçılarından ... vekili ve davacı- karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Pazarcık ilçesi Nefsidoğanlı Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 51, 53, 54, 55, 65, 66, 68, 71 ve 124 parsel numaralı taşınmazlar Şubat 1958 tarihli ve 15 nolu tapu kaydına istinaden 1/2 hissesi ..., ..., ..., ..., ... ve ...; kalan 1/2 hissesi ise Şubat 1320 tarihli ve 14 nolu tapu kaydına istinaden Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazların tamamının Şubat 320 tarihli ve 14 nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
Davacı ... ... mirasçıları; çekişmeli 66, 68 ve 71 parsel numaralı taşınmazların murislerine ait Haziran 334 tarihli ve 3-15 nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
Davacılar ... ve ..., dava konusu taşınmazlardan 65, 66, 68 ve 71 parsel sayılı taşınmazların tapulu malları olduğunu ileri sürerek Nefsidoğanlı Köyü 65, 66, 68 ve 71 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile kendi adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., dava konusu taşınmazlardan 51, 53, 54, 55, 66, 68 ve 71 parsel sayılı taşınmazlarda Hazinenin hissesinin olmadığını, bu nedenle Hazine adına yapılan tespite itiraz etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
"... ... mirasçılarının davası yönünden aynı Mahkemenin 1985/83 Esas sayılı dosyasında davalı bulunan 50, 126 ve 127 parseller ile bu dosyada davalı bulunan 51, 53, 54, 55, 65, 66, 68, 71 ve 124 parsellerin birbirine komşu veya yakın komşu oldukları, davacı ... ... ... mirasçılarının dayandıkları tapu kayıtlarının 1985/83 esas sayılı dosyasında davalı olan parseller ile bu parsellere komşu veya yakın komşu olan davamıza konu parsellere uymadıkları, bu parsellerden çok uzak olan yerlere uydukları belirlenmiş, verilen karar temyiz aşamasından geçerek kesinleşmiştir.Bu nedenle ... ... ... mirasçılarının dayandıkları tapu kayıtlarının davamızın konusu oluşturan taşınmazlara uymadığı kabul edilerek davalarının reddine,
Davacı ... ve ... 26.05.1983 tarihli celsede açtıkları davalardan feragat ettiklerini beyan ettiklerinden davalarının feragat nedeniyle reddine,
Davacı ..., ..., ... ile ... (Bedel)' in davasının.
Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/304 Esas, 1959/28 Karar sayılı dosya incelendiğinde; davacılarının, bu davada da taraf olan ..., ..., ... ile ... olduğu, davalısının Hazine olduğu, dava konusunun ise sınırları ... harkı, Araba yolu, İğde ağaçları, Kabir hüyüğü olan Ocak/1945 tarihli ve 13 nolu tapu kaydının(bu tapu kaydı Mahkememizde davalı olan parsellere uygulanan 08.02.1958 tarihli ve 15 nolu tapu kaydının tedavülüdür) tapuda kayıtlı olmayan yarı hissesi olduğu, netice-i talebin ise bu yarı hissenin zilyetliğe dayalı olarak tapuya tescili olduğu,
yapılan yargılama sonucunda yukarıda sınırları bahsedilen taşınmazın yarısının Hazineye ait Şubat/1322 tarihli ve 14 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığından bahisle davacıların davasının reddine karar verildiği, verilen bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği.
Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının davacılarının bu dosyada da davacı oldukları, davalı taraf olan Hazinenin bu dosyada da davalı olduğu, dava konusu ile yukarıda bahsedilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında oluşturulan hüküm fıkrası ile davacıların bu davadaki netice-i taleplerinin de aynı olduğu düşünülmüş, bu nedenle davacı ..., ..., ... ile ...(Bedel)' in davasının kesin hüküm nedeniyle reddine,
Davacı Hazinenin davası yönünden yapılan incelemede.
Pazarcık İcra Memurluğu' nun 140/51 sayılı infaz yazısı incelendiğinde; yazının içeriğinde 25.02.1940 tarihli mahkeme ilamından bahsedilmiş, bahsi geçen dosyada davacı tarafın Hazine olduğu, davalı tarafın ise ... ile ... olduğu (davamızda davalı olan ..., ..., ..., ..., ..., ...'in akdi halefleridir.) Dava konusunun ise sınırları ... harkı, Araba yolu, İğde ağaçları, Kabir hüyüğü olan Ocak/1945 tarihli ve 13 nolu tapu kaydının tapuda kayıtlı yarı hissesi olduğu, netice-i talebin ise bu yarı hisse üzerindeki müdahalenin menni talebi olduğu,
yapılan yargılama sonucunda yukarıda bahsedilen taşınmazın yarısının ...' in tapulu malı olduğundan bahisle davacı Hazinenin davasının reddine karar verildiği, verilen bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüş,Yukarıdaki paragrafta bahsedilen mahkeme doyasının davacısının bu dosyada da davacı olduğu,
davalı olanların da bu dosyada da davalı oldukları, dava konusu ile yukarıda bahsedilen Mahkeme dosyasında oluşturulan hüküm fıkrası ile davacının bu davadaki netice-i talebinin de aynı olduğu düşünülmüş, bu nedenle davacı Hazinenin davasının kesin hüküm nedeniyle reddine Pazarcık ilçesi Nefsidoğanlı köyü 51, 53, 54, 55, 65, 66, 68, 71 ve 124 parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine," karar verilmiş; hükme karşı davacı ... ... mirasçılarından ... vekili ve davacı- karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ... mirasçılarından ... vekili ve davacı- karşı davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4383, K. 2024/6886, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama