KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4663 E., 2023/6279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde kain doğusu ... ... tarlası, batısı cebel ve bayır, kuzeyi M.... ... tarlası ve cebel, güneyi cebel ve bayır ile çevrili yaklaşık 60 dönüm tarlanın 50 yıldan fazla süreden beri davacının zilyetliğinde olduğunu, 2000 yılının Kasım ayında ... kasabasından ... isimli şahsın taşınmazın 15 dönüm kadar bölümüne hak iddiası ile tecavüzde bulunduğunu, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/132 Esas ... dosyası ile davanın reddine karar verildiğini, taşınmazın davacıdan önce babası ... ... tarafından kullanıldığını, ... ... adına 1938 tarih, 21 hesap ve 45 tahrir nolu vergi kaydının taşınmazı kapsadığını, taşınmaz ile hazine, köy ve üçüncü şahısların ilgisi bulunmadığını beyanla, 60 dönüm kadar taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tescil konusu taşınmazın zilyetlik yolu ile edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap dilekçesinde; taşınmazın köyün ortak malı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2006 tarihli ve 2002/66 Esas, 2006/... Karar ... kararla; fen bilirkişinin raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların davacı adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik talebin reddi ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 09.11.2006 tarihli ve 2006/6332 Esas, 2006/6798 Karar ... ilamıyla; "... mahkemece yapılacak ..., dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, tespit dışı bırakılma sebebinin uzman bilirkişi aracılığıyla pafta üzerinden inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, davacıya tanıklarını bildirmesi için süre ve imkan tanınarak yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ...
Kanun) 259 uncu maddesi hükmü uyarınca tescil konusu taşınmazın başında yeniden keşif yapılması, davacı tanıkları dinlenilmek suretiyle bu yerin öncesi itibarıyla niteliği, orta malı olup olmadığı, orta malı mer'a niteliğinde bir yer değil ise davacı tarafından nasıl imar ve ihya edildiğinin olaylara dayalı olarak açıklattırılması, ihya olgusunun tamamlanması tarihinden itibaren davacının zilyetliğinin süresi ve niteliğinin araştırılması, taşınmazın davacıya intikal biçimi üzerinde durulması, davacının soyadının değiştiği gözönünde tutularak eski soyadı ile de 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca gerekli araştırmaların yapılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurmak olmalıdır.
Ayrıca dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri yasal hasım durumunda olup, hiçbir halde yargılama gideri ve Avukatlık ücretinden sorumlu tutulamazlar. Davanın kabul edilmesi halinde de durum değişmez. Miktarları yazılı yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmiş olması da kanuna aykırıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu tescil harici bırakılan alanın orman arazisi olduğu ancak mera olarak kaydedildiği, senetsiz araştırmasının yapıldığı, ziraat bilirkişi raporunda imar-ihya koşulunun gerçekleşmediğinin belirtildiği, her ne kadar keşifte beyanlarına başvurulan tanıklar ve mahalli bilirkişiler taşınmazı davacının ve mirasçılarının kullandığını beyan etmiş ise de alanın mera alanı olması ve 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak nitelikte olmaması dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili ve diğer mirasçılara miras yoluyla intikal ettiğini, kadimden bu yana müvekkili ve diğer davacının hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, sınırları, miktarı belirtilen dava konusu taşınmaz hakkında 1938 tarih 21 hesap 45 tahrir nolu vergi kaydı bulunmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, yargılama aşamasında dinlenen mahalli bilirkişilerin tamamının dava konusu taşınmazın müvekkili ve ailesi tarafından kullanıldığını, taşınmazın imar ve ihya edildiğini,
arpa ve buğday gibi emsal ürünlerin ekilip biçildiğini yeminli bir şekilde beyan etmesine rağmen bu beyanların mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, özellikle ziraat bilirkişi raporunun hükme dayanak olamayacağını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı ata ve dedelerinden bu yana nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını, dava konusu yeri imar ve ihya ettiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazın 4721 ... Kanun'un 713/1 inci ve 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddesi hükümleri uyarınca tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun 4721 ... Kanun'un
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacı ...'ten alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4663, K. 2023/6279, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama