İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4733 K.2025/5169

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4733Karar2025/5169Tarih2 Temmuz 2025Okuma12 dk · 2.389 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4733 E., 2025/5169 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/703 E., 2022/203 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
...Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2020/21 E., 2020/54 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.389 kelime·12 dk okuma

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Kadastro sırasında ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar, ... köyü 1938 tarih, 1572 tahrir holu vergi kaydı uyarınca tek parça halinde ... adına kayıtlı olup, ...'den şimdiki zilyetlerine nasıl geçtiğinin tespit olunamadığı, Kadastro Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı oldukları açıklanarak, 103 ada 9 parsel 59.184,88 m² yüz ölçümü ve tarla niteliği ile, 103 ada 8 37.440,19 m² yüz ölçümü ve tarla niteliği ile 103 ada 7 27.688, 93 m² yüz ölçümü ile ve tarla niteliği ile malik haneleri açık olarak tespit görmüşlerdir.

Davacı ..., 04.05.2004 tarihinde Hazine, Orman İdaresi ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile; dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 60 dönüm taşınmazı 1962 yılında ... ve ...'den harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, satın aldıktan sonra taşınmaza çekişmesiz aralıksız zilyet olduğunu, 1986 yılında bu taşınmazın yaklaşık 15 dönüm kadar kısmını kardeşi ...'a kiraladığını, ...'ın bu kısmı vefat ettiği 1998 yılına kadar kullandığını, kardeşinin vefatından sonra da bu kısmı ...'ın oğlu ...'ın kullanmaya devam ettiğini,

kiraladığı bu kısma yönelik kiracının kardeşi olması nedeniyle kira sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu yaptığı taşınmaz üzerinde zilyetliğinin 40 yılın üzerinde olduğunu belirterek, taşınmazın adına tapuya tescili istemiştir.

Müdahiller ..., ..., ..., ....

Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/99 Esas sayılı dosyasına sundukları 05.11.2004 havale tarihli müdahale dilekçelerinde özetle; ...'ın tescil talepli olarak açtığı davaya konu taşınmazı 1962 yılında, davacı ... ile davacının kardeşi ve kendilerinin babası olan ... 'ın birlikte 1/2 'şer hisse ile satın aldığını, 1962 yılından beri dava konusu taşınmazın yarısına davacı ...'ın, diğer yarısına vefat edene kadar ...'ın zilyet olduğunu, ...'ın zilyet olduğu bölüme ...'ın 1998 yılında vefatından sonra mirasçılar olarak aralarında yapılan taksime göre ...'ın malik sıfatıyla zilyet olduğunu,

zeminde davacı ... ile kendilerinin babası ...'ın kullandığı yerin belli olduğunu belirterek; davaya konu taşınmaz üzerinde önce murisleri ... daha sonra ... tarafından kullanılan yerin, ... adına tapuya tescilini talep etmişlerdir.

Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro tespiti çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazların 103 ada 7, 8 ve 9 parsel numaralarını aldığını belirterek, davacının dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve davaya Kadastro Mahkemesince devam edilmiştir.

Davacı ... İdaresi, 12.09.2006 tarihli birleşen dava dilekçeleri ile; 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, ... köyünde 103 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlendiğini, bu orman parseline bitişik ve ekli krokide 7 ve 6 sayıları ile gösterilen alanların da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldıklarını ileri sürerek bu alanların orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu olan yer hakkında 103 ada 7 ve 8 parsel numarası ile malik hanesi açık olarak düzenlenen kadastro tespit tutanağı Kadastro Mahkemesinde dava konusu olması nedeniyle Mahkemeye gönderilmiştir.

Davacı ..., 29.01.2007 tarihli dava dilekçesi ile, 103 ada 7 parsele ilişkin olarak Orman İdaresi tarafından açılan davanın yerinde olmadığını, taşınmazın öncesinde murisi ...’a ait iken mirasçılar arasında yapılan taksim uyarınca kendisine düştüğünü iddia ederek taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini istemiştir.

Davacı ...'ın, 29.01.2007 tarihli dava dilekçesi ile, 103 ada 31, 36, 25, 27, 29, 37, 34, 33, 32, 35, 38 parseller ve 104 ada 21, 23, 8, 6, 9, 20, 25, 24, 7, 10, 22, 26, 34 ve 5 parsel olarak tespit edilen taşınmazların kök murisleri ...'tan intikal ettiği ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı buna rağmen taşınmazların davalı mirasçılar adına tespit edildiği iddiası ile taşınmazların tespitlerinin iptali ile tüm mirasçılar adına tespit ve tescili talebi ile ... mirasçıları olan davalılar aleyhinde ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/13 Esas sırasına kaydedilen dava açılmış, dava dosyasının 2006/7 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2006/7 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, davacı yargılama sırasında davadan feragat etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve tanık beyanları uyarınca, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 2011 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (2/B) maddesi uygulama çalışmalarında 103 ada 7 ve 8 parsellerin tamamı ile 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli haritada (C2) ile gösterilen bölümünün (2/B) şartlarını taşıdığından bahisle orman sınırları dışına çıkarıldığı,

10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli haritada 103 ada 7 parselin (A2) ile gösterilen bölümünün, 103 ada 8 parselin (B2) ile gösterilen bölümünün ve 103 ada 9 parselin (C2) ile gösterilen bölümünün 1959 yılı, 1976 yılı, 2000 yılı basımı memleket haritalarında herhangi bir bitki rumuzu bulunmayan beyaz renkli alanda kaldığı, amenajman haritasında tarım alanları içinde kaldığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, toprak niteliği itibariyle eskiden beri tarım alanı olarak kullanıldığı, yakınındaki ormandan belirgin hatlarla ayrılmış olduğu,

orman içi açıklık niteliğine haiz olmadığı belirlendiğinden bu kısımların orman sayılmayan yerlerden olduğu, (2/B) madde uygulamasının ancak kesinleşmiş orman sınırları içindeki taşınmazlarda yapılabileceğinden, 103 ada 7, 8 ve 9 parsellerin orman sınırları karşısındaki durumu eldeki dava nedeniyle kesinleşmediğinden, 103 ada 7 parselin (A2) ile gösterilen bölümü, 103 Ada 8 parselin B2 ile gösterilen bölümü ve 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (C2) ile gösterilen bölümünün orman olmadığı, (2/B) uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin bu taşınmazlar yönünden usulsüz olduğu,

10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli haritada 103 ada 7 parselin (A1) ile gösterilen bölümü ve 103 Ada 8 Parselin (B1) ile gösterilen bölümü ile 103 Ada 9 Parselin (C1) ile gösterilen bölümünün.

1959 yılı basımı memleket haritasında üzerinde ağaç ve çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 1976 yılı basımı memleket haritasında ise 103 Ada 7 Parselin (A1) ile gösterilen bölümü ve 103 ada 8 parselin (B1) ile gösterilen bölümünün açık alan olarak, 103 ada 9 parselin (C1) ile gösterilen bölümünün üzerinde ağaç ve çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 1994 yılı hava fotoğrafında 103 ada 9 parselin (C1) ile gösterilen bölümünün üzerinde ağaç formları bulunan orman alanında kaldığı,

103 ada 7 parselin (A1) ile gösterilen bölümü ve 103 ada 8 parselin (B1) ile gösterilen bölümünün evvelinin orman olduğu ve 1970'li yıllarda ormandan açıldığı, 103 Ada 9 parselin (C1) ile gösterilen bölümünün ise halen orman vasfında olduğu, 103 ada 7 parselin (A1) ile gösterilen bölümü ve 103 ada 8 parselin (B1) ile gösterilen bölümünün üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmiş olmasının orman niteliğini değiştirmeyeceği, ancak 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen orman niteliğini kaybettiği ve halen tarım arazisi vasfında olduğu görüldüğünden, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (2/B) maddesi şartlarını taşıdığı,

ancak orman karşısındaki durumu kesinleşmemesine rağmen (2/B) uygulaması kapsamına alındığı, taşınmazların geriye kalan kısımları üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile, birleşen davalardan; davacı ...

İdaresinin birleşen davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ..., davacı ... ve müdahillerin davalarının kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) ile gösterilen 13.184,90 m² bölümünde yapılan (2/B) maddesi uygulama çalışmalarının iptali ile bu yerin tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 da 7 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ile gösterilen 14.503,93 m² bölümünün tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

103 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B2) ile gösterilen 19.155,96 m² bölümünde yapılan (2/B) maddesi uygulama çalışmalarının iptali ile, bu yerin tarla vasfıyla davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B1) ile gösterilen 18.284,23 m² bölümünün tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C2) ile gösterilen 33.272,07 m² bölümünde yapılan (2/B) maddesi uygulama çalışmalarının, iptali ile, bu yerin tarla vasfıyla davacı ... mirasçıları ve davacı ... adına eşit hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 10.05.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C1) ile gösterilen 25.912,81 m² bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşıasıl davada davacı-birleşen davada davalı ...

İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Orman Kadastrosuna, kadastro tespitine ve (2/b) uygulamasına itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde Orman Kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporunda, 1959, 1973, 1997 yıllarına ait memleket haritaları ile 1994 tarihli hava fotoğraflarının incelenmiş, 1959 yılına ait memleket haritasının dayanağı hava fotoğraflarının incelenmemiş, davanın devamı esnasında yapıldığı ve eldeki dava nedeni ile kesinleşmediği anlaşılan 2/b uygulamasına ilişkin belgelerin eksiksiz olarak dosya içerisine getirtilmemiş, zilyetlikle kazanma koşulları yönünden ise aktarılan dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları da incelenmemiş olduğundan yapılan araştırma incelemenin yeterli olduğundan da söz edilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli ve 1950 - 1995 yılları arasındaki tüm memleket haritası, hava fotoğrafları ve ile amenajman planı,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan (2/b) uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği;

komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi,

bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;

taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,

temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını,

taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde bu sefer 6831 sayılı Kanun'un (2/b) maddesi hükmü gözetilerek, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediklerini irdeleyen belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı;

yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;

fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup,

aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ; Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma neden ve şekline göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4733, K. 2025/5169, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4733
Karar No
2025/5169
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4741 K.2025/9012
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4805 K.2025/9014
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4850 K.2025/9015
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4856 K.2025/9017
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4858 K.2025/9019
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4871 K.2025/9020

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.