İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/477 K.2024/3740

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2022/477Karar2024/3740Tarih28 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.609 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/477 E., 2024/3740 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/57 E., 2020/97 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.609 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Adana ili, Karaisalı ilçesi, ... mahallesinde 1976 yılında tapulama çalışmasında taşınmaz 483 parsel olarak ... ... adına tespit edilmiş, 2001 yılında davalılara intikal etmiş olup tarla niteliğinde ve 26.233,63 m2 yüzölçümü ile davalılar adına tapuda kayıtlıdır. ... hissesi üzerinde Karaisalı Tarım Kredi Kooperatifi lehine ipotek kaydı bulunmaktadır. 2020 yılında yapılan 22/A çalışmasında taşınmazın parsel numarası 695 ada 61 parsel olmuştur. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre 1997 yılında orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, sonuçları 15.03.1999 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili Karaisalı ilçesi ... Köyü 483 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışmalarında taşınmazın orman olarak ayrılan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, sınırlarının daraltılamayacağını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın 8.630,00 m2lik orman olan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla tapuya kayıt ve tescili ile müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu taşınmazda yapılan arazi kadastrosunun 14.07.1977 tarihinde yani orman kadastrosundan 22 yıl önce kesinleştiğini, orman kadastrosunun ikinci kadastro olmasından dolayı yok hükmünde sayılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/190 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile.

03.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ilgili kanun maddeleri ve eylemli durumunda orman alanı olduğu ve orman bütünlüğünü bozduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu Adana ili Karaisalı ilçesi ... köyünde bulanan 483 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi heyetinin 03.06.2015 tarihli raporunda "A" harfi ile gösterilen 8.630,00 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile bu yere birliğin son parsel numarasından sonra gelen yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline,

arta kalan kısmın aynı parsel numarası ile davalılar üzerinde bırakılmasına, davalıların taşınmazda haksız müdahaleleri bulunmadığı gerekçesiyle müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/1896 Esas, 2019/3151 Karar sayılı ilamı ile.

Orman bilirkişi kurulunun 03.06.2015 tarihli raporunda orman kadastro haritası ile kadastro paftasının çakıştırılarak uygulanması sonucu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 nolu OS noktalarını birleştiren hattın sağ tarafında orman sınırları içinde, (B) harfli yerin ise bu hattın sol tarafında orman sayılmayan yerde kaldığının belirtildiği, ancak orman kadastro çalışma tutanaklarının değerlendirilmediği, Dairenin iade kararı üzerine orman kadastrosuna ait çalışma evraklarının incelenmesinde haritalar ile çalışma tutanakları arasında uyumsuzluk olduğu,

bundan dolayı mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda verilen kararın yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığından usul ve yasaya uygun olmadığı, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak,

6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğe göre hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi'nin 49 uncu maddesinde yazılı “...orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır...” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması ve tutanakların düzenlenmesine esas alınan ya da 1997 yılına en yakın tarihte düzenlenmiş hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara (tutanaktaki mevki ve

yer isimleriyle, açı ve mesafelere göre belirlenen hatta) değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, davacı ... İdaresinin müdahalenin meni isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında orman kadastro haritası ile çalışma tutanakları arasında uyumsuzluk olduğunun belirtildiği, 22.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, bozma ilamına uygun olarak orman kadastral sınırlarla zemindeki ve hava fotoğraflarındaki sınırların birbiri ile uyuşmadığının, 483 parsel içerisindeki orman kadastrosu nokta çizimleri ile orman kadastro tutanaklarının birbiriyle uyuşmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı,

raporda "A" harfi ile gösterilen 5.365 metrekare kısmın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Adana ili Karaisalı ilçesi Güvenç Köyünde bulunan 483 parsel sayılı taşınmazın 22.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli Ek-5 sayılı krokide "A" harfi ile gösterilen 5.365 m²'lik kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile maliye hazinesi adına tapuya tesciline, arta kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, müdahalenin men'i kararı yönünden bozma gerekçesi bulunmadığı dikkate alınarak bozma öncesi gibi davacı idarenin müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Adana ili Karaisalı ilçesi Güvenç Köyünde 483 parsel sayılı taşınmazın 8.630,00 metrekarelik kısmı orman olarak ayrılan yerlerden olduğunun İşletme Müdürlüklerince yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiğini, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve orman sayılan yerlerden olduğunu, bahse konu alanla ilgili alınan bilirkişi raporunda sınırların değiştirilerek bir hesaplama yapıldığını, bu hesaplamanın yanlış olduğunu, OS sınırlarının sabit olduğunu ve sabit olan bu sınırların yerleri de değiştirilemeyeceğinden sınırlar değiştirilerek alınmış bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,

buna dayanarak verilen mahkeme kararının da usul ve kanuna aykırı olduğunu, usul ve kanuna aykırı verilen mahkeme kararının bozulması gerektiğini, müdahalenin meni talebinin reddine ilişkin verilen kararın da hatalı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazda yapılan arazi kadastrosunun 14.07.1977 tarihinde, orman kadastrosundan 22 yıl önce kesinleştiğini, orman kadastrosu ikinci kadastro olduğundan yok hükmünde olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının Yargıtay bozma ilamına uygun olarak hazırlanmadığını, hava fotoğrafları, memleket haritası ve arazi kadastrosu çakıştırmalarının eksik ve hatalı olduğunu,

davacının men-i müdahale talebinin reddine karar verilmesine rağmen müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ve yerel mahkemece davalı müvekkilleri lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, reddedilen kısım yönünden dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanun ile dosya kapsamına aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşen orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 Sayılı Orman Kanunu.

3. Değerlendirme

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgeler değerlendirilerek uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığı, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiği, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda alınan hükme esas bilirkişi raporundaki inceleme ve uygulamanın yerinde olduğu, kısmen kabul ve kısmen redde ilişkin hüküm sonunda yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik usul ve kanuna uygun şekilde hüküm tesis edildiği, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/190 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile, davalıların taşınmazda haksız müdahaleleri bulunmadığı gerekçesiyle müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli ve 2019/1896 Esas, 2019/3151 Karar sayılı ilamı ile, davacı ... İdaresinin müdahalenin meni isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ve müdahalenin meni istemi yönünden hüküm kesinleşmiştir. Mahkemece kesinleşen müdahalenin meni istemi yönünden yeniden hüküm tesis edilmesi doğru değilse de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;

2. Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki 3 numaralı bentte yazan; "3-Davacı idarenin müdahalenin men'i talebinin reddine," cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 438/7 inci fıkrası gereğince hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/477, K. 2024/3740, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/477
Karar No
2024/3740
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/514 K.2024/6451
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/515 K.2024/6452
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/515 K.2024/3604
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/517 K.2024/6459
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/517 K.2024/4784
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/518 K.2024/7426

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.