İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4785 K.2023/1819

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4785Karar2023/1819Tarih28 Mart 2023Okuma7 dk · 1.468 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4785 E., 2023/1819 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2968 E., 2022/99 K.
Karar
İstinaf talebinin esastan reddine
İlk derece mahkemesi
... Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.468 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın ve tavzih talebinin reddine ilişkin 11.10.2021 tarihli ek kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 194 ada 5 parsel sayılı 355,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ve üzerindeki 3 katlı binanın 1998 yılından beri ... evlatları ..., ..., ... ve ...'nin müştereken fiili kullanımlarında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın 1993 tarihinde müvekkilinin müteveffa eşi ... tarafından yaptırıldığını ve o tarihten beri kendisi, eşi ve çocukları tarafından kullanıldığını, 1998 tarihinden bu yana ise müvekkilinin kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilinin fiili kullanımında olduğuna dair şerh verilmesini istemiştir.

3. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz ve üzerindeki binada mevcut bulunan dairelerin kullanım ve tasarrufuna ilişkin 30.06.1997 tarihli satış ve zilyetliğe ilişkin paylaşım senedinde (1) nolu dairenin 1/2 pay oranında müvekkiline isabet ettiğini, daha sonra bölgede yapılan numaralandırma çalışmaları sonucunda daire numarasının (4) olarak değiştiğini, sözü edilen dairenin 1997 yılından bu yana müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine (1) nolu dairenin 1/2 pay oranında müvekkilinin fiili kullanımında olduğuna dair şerh verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaza ait müvekkili idare dosyası ve kayıtların incelenmesinde, söz konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını,

taşınmaz hakkında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'a (6292 sayılı Kanun) göre hak sahiplerine yapılacak satışlarda "hak sahipliği belirleme" işleminin 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 sayılı Kanun) 8 inci maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanun'a (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4 üncü maddesine göre Kadastro Müdürlüğünün yetkisinde olup, Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmasında "iş bu parselin ..., ...,

... ve ... tasarrufundadır" şeklinde belirlendiğini, taşınmazın 6292 sayılı Kanun'a göre ...'ye hissesi oranında satışının yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının gerçeği yansıtmayıp haksız ve mesnetsiz olduğunu, mezkur taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki binada mevcut dairelerin kullanım ve tasarrufunun ve herkesin zilyet olduğu paylaşımını düzenleyen 30.06.1997 tarihli "el satışı" tutanağı incelendiğinde (2) nolu dairenin müvekkiline ait olduğu ve müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olduğunun açıkça belirtildiğini, bölgede yapılan 2/B kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazda müvekkilinin zilyetliği tespit edilerek,

taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine tescil edildiğini ve başvuru sonucu müvekkilinin zilyetliğinin kabul edildiğini, taşınmaz üzerindeki sözü edilen dairenin 1997 yılından beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

3. Davalı ...; davacının vefat eden eşi ve kendisinin kardeşi olan ...'nin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı ve 6 daireli binayı yaptığını, taşınmazın tamamının ...'ye ait olduğunu, taşınmazın üzerinde bulunan binanın giriş katının bir dairesini oğlu Kemal adına 8 yıl önce aldığını, sözü edilen dairede satın aldığı tarihten bu yana oğlu Kemal'in oturduğunu, kadastro sırasında taşınmaz üzerinde zilyet olarak oğlu Kemal yazılacağı yerde kendisinin adının ... olarak yazıldığını, satın aldığı dairenin Kemal'e ait olup onun kullanımında olduğunu, bu daire dışındaki kısımlara bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dinlenen tanıklar ve bilirkişi raporuna göre taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tespit edildiğini, zilyetlik belgelerine göre taşınmaz üzerindeki binanın tamamının ... tarafından inşaa edildiğini, 30.06.1997 tarihli devir sözleşmesi ile bu kişinin 1 nolu daireyi ...'ye, 2 nolu daireyi ...'ye devrettiğini, 5 ve 6 nolu dairelerin emlak vergilerinin ... tarafından, 4 nolu dairenin emlak vergilerinin ... tarafından, 3 nolu dairenin emlak vergilerinin ...'er ve ... tarafından,

1 ve 2 nolu dairelerin emlak vergilerinin ise ... tarafından ödendiğini, 1 nolu zemin kattaki sol dairenin ..., 2 nolu zemin kattaki sağ dairenin ..., 3 nolu 1. kattaki sol dairenin ... ve ..., 4 nolu 1. kattaki sağ dairenin ..., 5 nolu 2. kattaki sol dairenin ..., 6 nolu 2. kattaki sağ dairenin ise ... tarafından fiilen kullanıldığını, dinlenen tanık beyanlarında, ...'nin ... ve ...'in babası olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan bina ile ilgili diğer ...'nin davacı ... ve kocası ...'in çocukları ... olduğunu beyan ettiklerini, kadastro tutanağında belirtildiği şekilde ... evlatlarının ... ve ... olduğunu, ...'nin ...'ın oğlu olduğunu,

...'nin ... yerine hataen yazıldığını, kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihte ...'nin hayatta olmaması nedeniyle bu şekilde yazılmış olduğunu, ... ve ...'in babası ...'nin binanın yapımı ile ilgisinin bulunmadığının davalı ...'nin kendi beyanıyla anlaşıldığını, nüfus kaydından da 1974 yılında ...'nin vefat etmiş olması ve 1908 doğumlu olması göz önüne alındığında 1998 yılında hayatta olmadığından kadastro tespiti sırasında zilyet olarak tespitinin yapılmasının mümkün olamayacağını,

yine Sevim ve ...'in küçük çocukları ...'nin 2009 doğumlu olduğu hususu dikkate alındığında taşınmazın tespit tarihi olan 2010 yılında zilyet olarak tespitinin mümkün olmayacağını, bu nedenle isim hatası yapıldığının ve ... olarak yazılan kişinin ... olduğunun kabulü ve beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi gerektiği belirtilerek" asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhlerinin iptali ile beyanlar hanesine "iş bu taşınmaz bahçe ve üzerindeki 3 katlı binanın 1998 yılından beri ... evlatları ..., ..., ... ve ...

Tanrıverdinin müştereken fiili kullanımında ve taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın 360/720 hisseye tekabül eden 1, 5 ve 6 nolu dairelerinin kullanıcısının ... olduğunun, 3 katlı binanın 120/720 hissesine tekabül eden 3 nolu dairenin 1/2 kısmının kullanıcısının ... olduğunun tespiti ile bu hususun tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına" karar verilmiştir.

2. Davalı ... 08.10.2021 tarihli tavzih talepli dilekçesinde; gerekçeli kararın içeriğinde babasının adının ... olduğunun tespit edildiğini, ancak hüküm kısmında baba adının ... olarak göründüğünü belirterek, hüküm kısmındaki baba adının ... olarak düzeltilmesini istemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2021 tarihli tavzih kararıyla; "davalının hükümdeki baba adının ... olarak düzeltilmesi talebinin ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı" gerekçesiyle talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin kararının delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında doğru bir şekilde müvekkilinin baba adının ... olduğunu tespit etmiş iken, kararının hüküm kısmında müvekkili ...’nin baba adının ... olarak yazıldığını, İlk Derece Mahkemesinin delillerin değerlendirilmesi kısmında müvekkili ...’nin baba adının ... olduğunu kabul etmekte ancak kararının hüküm kısmında bu kabul ve tespite aykırı hüküm verdiğini, müvekkilinin baba adının hatalı olarak ... yazılmasının hükmün icrasında karışıklık yaratacağını,

bu durumun kararın infazını etkileyecek nitelikte olduğundan müvekkilinin baba adının ... olarak düzeltilmesi için İlk Derece Mahkemesine tavzih talepli dilekçe sunulduğunu, mahkemece usul ve Kanuna aykırı olarak tavzih talebinin reddedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ve tavzih talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, iş bu taşınmaz bahçe ve üzerindeki 3 katlı bina 1998 yılından beri ... evlatları ..., ... ile ... evlatları ... ve ... müştereken fiili kullanımındadır şerhinin kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “İlk Derece Mahkemesince deliller değerlendirilerek yazılı şekilde karar verildiğine, istinaf eden davalının taşınmazın beyanlar hanesindeki baba adının düzeltilmesine ilişkin usulüne uygun olarak açılmış davası bulunmadığına göre, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde ve tavzih talebinin red gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi verilen davalı ...'nin baba adının ... olarak düzeltilip düzeltilmeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden ...'den alınmasına

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4785, K. 2023/1819, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4785
Karar No
2023/1819
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/4790 K.2023/1274
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/4799 K.2023/4430
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4803 K.2023/2096
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4808 K.2023/802
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/4820 K.2023/3356
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4823 K.2023/858

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.