KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4836 E., 2024/1119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davalı ...A.Ş Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfının 21.02.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyeleri seçimi yapıldığını, belirtilen kurullara üyelerin 3 yıl için seçildiği halde, 4 ay sonra yapılan 08.06.2013 tarihli genel kurulda yeniden bu üyelikler için seçim yapıldığını, yalnız genel kurula katılmak için genel kurulun hemen öncesinde vakfa üye alımı yapıldığı,
bazı üyelerin üye yapıldığından dahi haberlerinin olmadığını, yetkisiz üyelerin katılımı ile genel kurul yapıldığını ileri sürerek 08.06.2023 tarihli genel kurul kararlarının ve Vakıf mevzuatına aykırı yapılan yönetim ve denetim kurulu seçimlerinin iptaline karar verilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " davalı Vakfın 21.02.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yapıldığı, ancak 08.06.2013 tarihli davaya konu genel kurulda yani yaklaşık 3 ay kadar sonra yeniden yönetim ve denetim kurulu seçiminin yapılarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçildiği ancak vakıf senedinin 14 üncü maddesine göre sürelerinin 3 yıl olduğu, belirtilen bu görev süresi sona ermeden yeniden seçim yapıldığının sabit olduğu,
yönetimin değiştirilmesi başlıklı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 112 inci maddesinde haklı sebeplerin olması halinde mahkeme tarafından vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebileceği, mahkemenin denetim makamının başvurusu üzerine duruşma yaparak yöneticileri görevden alabileceği ve vakıf senedinde başka bir hükmün olmaması halinde yenisini seçebileceği,
belirtilen maddeye göre değerlendirme yapıldığında 21.02.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim ve denetim üyelerinin belirlendikten sonra 08.06.2013 tarihindeki genel kurul toplantısında yeniden yönetim ve denetim kurulu üyelerinin atanmasının TMK'nın 112 inci maddesine uygun olmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne ve 08.06.2013 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar ve verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptali isteğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendine kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; somut olayda, 08.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı Vakfın yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçim yapılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 112 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, İlk Derece Mahkemesince infazda tereddüt uyandıracak şekilde iptali talep edilen genel kurulda alınan hangi kararın iptal edildiğine açıkça yer verilmeksizin " 08.06.2013 tarihli genel kurul kararının iptaline " şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4836, K. 2024/1119, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama