İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5079 K.2023/3779

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5079Karar2023/3779Tarih19 Haziran 2023Okuma9 dk · 1.891 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5079 E., 2023/3779 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/705 E., 2022/361 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2018/82 E., 2020/45 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.891 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 750 parsel ... ve 148,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 195 ada 31 ... parsel olarak ve 43,18 metrekare yüzölçümüyle, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 972 parsel ... ve 4946,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 195 ada 13 ... parsel olarak ve 5081,87 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; adına kayıtlı eski 750 parsel ... taşınmazın uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında bir kısmının yolun güzergahının değiştirilmek suretiyle yolda bırakıldığını, bir kısmının da komşu taşınmazda kaldığını öne sürerek yolun eski haline getirilmesini ve komşu taşınmazda kalan bölümünün davacı taşınmazına eklenmesini karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili verdiği beyan dilekçesi ile yol hakkında açılan davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap vermemiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

4. Davalı ... cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişisinin krokide B1 ve B2 alanlarının hatalı tespit edildiği B1 ve B2 haricinde parselin alanındaki değişim esasen parsellerin sınırlarının değiştirilmesinden değil ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklanmakta olduğu gerekçesiyle, davalılar ..., Hazine, ... ile ...

Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın kabulüne, 195 Ada 13 parselin ve 195 ada 31 parselin uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile, bilirkişi raporunda "B1" ile gösterilen 18,66-metrekarelik kısmın 195 Ada 13 nolu parsel ... taşınmazdan alınarak 195 Ada 31 nolu parsele eklenmesine,

yine bilirkişi raporunda "B2" ile gösterilen paftasında yol olarak bırakılan 73,96 metrekarelik kısmın yoldan ayrılarak 195 ada 31 parsele eklenmesi suretiyle, 195 ada 31 parsel ... taşınmazın "135,80" metrekare, 195 ada 13 parsel ... taşınmazın "5.063,21" metrekare yüzölçümüyle ve 19.11.2020 günlü fen bilirkişi ek raporunda gösterilen şekli ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, taşınmazın kamu malı niteliğinde bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazların davacı taşınmazına eklenmesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, ileri sürülen istinaf nedenleri ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 ...

Kanun) 355/1 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda; davanın uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğu, Hazine ve ... tarafından hükmün yol olan B2 bölümü yönünden istinaf incelemesine konu edildiği, mahkemece yapılan keşif neticesi düzenlenen bilirkişi raporuna ve bu raporda yapılan denetime elverişli çakıştırmaya göre.

1988 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda kabule karar verilen B2 bölümünün davacıya ait eski 750 yeni 195 ada 31 parsel sınırları içinde kaldığı, ancak uygulama kadastrosu sırasında davacı tarafından verilmiş bir muvafakat de bulunmamasına rağmen bu kısmın yol olarak bırakıldığı, her ne kadar daire tarafından ek rapor aldırılmış ise de bu ek raporun denetim açısından B1 ve B2 bölümlerinin farklı renklerle ve köşe noktalarını da içerir şekilde gösterilmesine ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 ...

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar hakkında uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi

3. Değerlendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.

Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığının tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta;

bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.

Bu nedenle Mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.

İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi,

hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.

Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden,

taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.

Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,

uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.

Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir.

Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.

Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı gözönünde bulundurulmalıdır.

Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 21.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında temyize konu (B2) alanının yol maksadını aşacak şekilde fazla genişletilerek sınırın belirlendiği, zemindeki yolun (B2) ile gösterilen bölümün doğu sınırını oluşturduğu belirtilmiş ve yalnızca 2009 tarihli ortofoto üzerinde tesis ve uygulama sınırları çakıştırılarak gösterilmek suretiyle düzenlenen işbu raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu söylenemez.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince alınan 19.11.2020 tarihli ek raporda 1986 tarihli hava fotoğrafı üzerinde tesis paftası çakıştırılmak suretiyle taşınmazın konumu gösterilmiş ve dava konusu parselin hudutlarının ilk tespit kadastrosu sonucu oluşan pafta ile uyumlu olduğu belirtilmiş ise de söz konusu haritada uygulama kadastrosu sınırlarını da gösterecek şekilde ada bazında çakıştırmasının yapılmadığı, yol hattının uygulama kadastrosu ile kısmen değiştiği halde bunun nedeni de açıklanmamıştır.

Tesis kadastrosunun yapıldığı 1988 tarihi itibariyle davacı taşınmazının sınırında bulunan ve davacı taşınmazı ile sınır oluşturan bu yolun nereden bilirkişi raporunda esas alınan ortofotonun düzenlendiği 2009 tarihine kadar yolun güzergah değiştirip değiştirmediği, yolda genişleme olup olmadığının üzerinde durulmamış, davacı taşınmazının yol ile olan sınırı tereddütsüz olarak belirlenmemiştir.

Hâl böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve ortofoto haritaları, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, yine varsa yenileme kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak tesis ve yenileme kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra,

harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle, tesis kadastrosu sırasında zeminde sabit sınırın bulunup bulunmadığı, tesis kadastrosunun yapıldığı 1988 tarihi itibariyle davacı taşınmazının sınırında bulunan ve davacı taşınmazı ile sınır oluşturan bu yolun nereden geçtiği, 1988 tarihinden bilirkişi raporunda esas alınan ortofotonun düzenlendiği 2009 tarihine kadar yolun güzergah değiştirip değiştirmediği,

yolda genişleme olup olmadığının sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı; eğer tesis paftasından ayrılıp uygulama kadastrosu oluşturulan paftaya değer verilecek ise tesis kadastrosu paftasına neden üstünlük sağlanmadığı, uygulama paftasına göre yol sınırının batı yönüne doğru kaymasının nedenini açıklar mahiyette ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Belediye Başkanlığına iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5079, K. 2023/3779, 19 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5079
Karar No
2023/3779
Tarih
19 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5080 K.2023/3810
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5085 K.2023/3080
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5088 K.2023/3572
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5088 K.2023/11812
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5091 K.2023/11167
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5094 K.2023/3565

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.