KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/5186 E., 2024/5668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1642 E., 2022/699 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/89 E., 2021/371 K.
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilemsine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova ili ... ilçesi ... (...) köyü 109 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının devlet ormanı olduğunu, taşınmazın bu kısmının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında da orman tahdit sınırları içerisinde bırakıldığını ve eylemli durumunun da orman niteliğine haiz olduğun belirterek taşınmazın bu kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, orman olan kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaza yönelik müdahalenin önlenmesine, taşınmaz üzerinde mevcut haciz şerhi ile üçüncü kişi ya da kurumlar lehine varsa şerhlerin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 8.052,21 m²'lik kısmının orman sayılan yerden olduğu, orman sınırlarının Anayasa'nın 169. maddesi ve 6831 sayılı Kanun hükümleri ile güvence altına alınmış olduğu,
özel mülkiyete konu olamayacağı, zilyetlikle edinilemeyeceği ve sınırlarının daraltılamayacağı, bu hususta tesis edilen tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.052,21m²'lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davacının men'i müdahale talebinin reddine, taşınmaza ait tapu kaydı üzerindeki 3. kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 8052,21 m2 yüz ölçümündeki bölümünün devlet ormanı olup eylemli orman olduğu, çekişmeli taşınmazın dava konusu bölümü yönünden orman sayılan yerlerden olduğu noktasında taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu, orman ve orman sayılan yerlerin özel mülk olarak tescil edilemeyecek olduğu gerekçesi ile hükme esas yüz ölçüm yönüyle çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5186, K. 2024/5668, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama