İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5296 K.2022/7943

Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar…

Esas2022/5296Karar2022/7943Tarih12 Ekim 2022Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5296 E., 2022/7943 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2022
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Dava türü
Uygulama Kadastrosu Ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. Maddesine Göre Yapılan Kadastro Tespitine İtiraz
İlk derece mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Uygulama kadastrosu sırasında, ... İli Merkez İlçe ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 827 parsel sayılı 14.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 219 ada 190 parsel numarasıyla ve 15.217,25 metrekare yüz ölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili, uygulama kadastrosu sırasında davalıya ait taşınmazın yüzölçümünün artırıldığını, taşınmazın etrafında genişlemeye elverişli devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler bulunduğunu ileri sürerek miktar fazlasının Hazine adına tescilini, bu talep yerinde görülmez ise miktar fazlasının Hazineye ait olduğu şerhinin verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 219 ada 190 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, iddianın ileri sürülüşüne göre uygulama kadastrosuna ve uygulama kadastrosu ile birlikte yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza itiraza ilişkindir.

Uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davada, Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi,

hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.

Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli;

keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı; teknik bilirkişiden, denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.

Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,

uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.

Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir.

Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.

Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

Somut olayda; Mahkemece, teknik bilirkişi raporları dikkate alınarak tesis kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın sınırlarında sınırlandırma hatası yapıldığı, uygulama kadastrosu sırasında ise taşınmazın doğu ve kuzey sınırlarının sabit sınır alınması sureti ile sınırlandırma hatasının giderildiği, sabit sınır olarak belirlenen sınırların 1956 ve 1967 tarihli hava fotoğrafları üzerinden yapılan inceleme sonucunda doğrulandığı ve sonuç olarak uygulama kadastrosunun doğru olarak yapıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.

Dava dilekçesinde davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında davalılara ait eski 827 parsel (yeni 219/190) sayılı taşınmazın yüzölçümünün artırıldığını, taşınmazın etrafında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın evvelki tapu miktarının fazlasının Hazine adına tescilini, aksi halde ise tapu kaydının beyanlar hanesine miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğu şerhinin verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, eski 827 parsel sayılı taşınmazın 1966 yılında tespit gördüğü bu tespit sırasında doğu ve kuzey yönünün "taşlık" olarak tescil harici bırakıldığı, daha sonra 2020 yılında yenileme kadastrosu ile birlikte 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespiti sırasında ise taşınmazın doğu ve kuzey kısmına isabet eden tescil harici bölümlerin 219 ada 184 ve 187 parsel numaraları ile Hazine adına tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Şu halde, davacı Hazine davalı gerçek kişilere ait taşınmazın yüzölçümündeki artışın taşınmaza komşu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kaynaklandığını ileri sürerek dava açtığına ve taşınmaza komşu tescil harici taşınmaz bölümlerinin de Hazine adına tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, eldeki davanın uygulama kadastrosu sonucunda davalı taşınmazda meydana gelen artışın komşu Hazine taşınmazlarından kaynaklandığı iddiası ile açıldığının kabulü gerekir. Dolayısı ile bu taşınmazların kadastro tutanaklarının davalı hale getirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Diğer taraftan, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarında sınırlandırma hatasından söz edilmekle beraber rapor içeriğinde bu husus denetime elverişli şekilde açıklanmamış, uygulama kadastrosunda taşınmazın doğu ve kuzey sınırının sabit sınır olarak belirlendiği ve sabit sınır olarak belirlenen sınırların 1956 ve 1967 tarihli hava fotoğrafları üzerinden yapılan inceleme sonucunda doğrulandığı belirtilmesine nazaran mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmazın sınırlarında taş duvar veya poligon gibi bir yapı bulunmadığı şeklinde bayanda bulunulduğu,

jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda ise 219 ada 190 parsel sayılı taşınmazın 1956, 1985, 1994 ve 1999 tarihlerinde sınırlarının oluşmadığı şeklinde belirleme yapıldığının anlaşılması nedeniyle oluşan çelişki üzerinde önemle durulmamış, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın doğu ve kuzey sınırlarının sabit alınmasının nedenlerinin ortaya konulmadığı teknik bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, taşınmaza doğu ve kuzey yönden komşu olup, Hazine adına kayıtlı bulunan 219 ada 184 ve 187 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak asılları dosyaya celbedilerek bu taşınmazlar davalı hale getirilmeli, ayrıca çekişmeli taşınmazların gerek tesis gerekse de uygulama kadastrosuna ilişkin pafta, ölçü krokileri, ölçü cetvelleri ve diğer belgeler ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmeli,

bundan sonra önceki bilirkişiler dışında harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, taşınmazlardaki sınır farklılıklarının nedeni denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, uzman bilirkişi raporunda özellikle önceki tarihli rapor içeriği de tartışılarak sabit nitelikte sınır bulunup bulunmadığı,

rapor içeriğinde belirtildiği üzere tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapılıp yapılmadığı ve sınırlandırma hatasının hangi teknik veriler ile açıklandığı gibi hususlar tartışılarak denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, bu şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazların ara sınırının geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiği, bir diğer ifade ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda "mavi" renk ile işaretlenen sınıra dönülmesi gerektiğinin anlaşılması halinde,

somut olayın özelliğine göre taşınmazların uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırları esas alınarak kalan kısmın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmasına konu edilmesi karşısında,

uygulama kadastrosu ile çekişmeli taşınmaza dahil edildiği anlaşılan kısımlar yönü (tesis sınırı olarak gösterilen "mavi" renk ile gösterilen sınır ile uygulama sınırı olarak gösterilen "kırmızı" renk ile gösterilen sınır arasında kalan kısımlar yönü ile) 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasının tespit tarihi (2020) itibari ile davalı taraf yararına iktisap koşullarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak,

iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde de davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/720 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5296, K. 2022/7943, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5296
Karar No
2022/7943
Tarih
12 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/5297 K.2022/13168
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/5297 K.2022/8028
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5297 K.2022/5793
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5298 K.2022/6293
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/5298 K.2022/8040
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5299 K.2022/6857

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.