İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5367 K.2025/1441

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5367Karar2025/1441Tarih24 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.568 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5367 E., 2025/1441 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2021/422 E., 2022/122 K.
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.568 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Milas ilçesi ... köyünde bulunan sınırlarını bildirdiği 10.064 metrekarelik miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, Medenî Kanunun 713 üncü maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 06.10.2015 tarihli ve 2014/239 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararla, "... çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, 25.05.2015 havale tarihli bilirkişi kurulu rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10.220,40 metrekarelik yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2016/14149 Esas,

2019/4257 Karar sayılı ilamıyla; "...

İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra yapılan 1744 sayılı Kanunla Değişik 2 nci madde uygulaması ve 3302 sayılı Kanunla Değişik 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneklerinin, keşif sırasında uygulanan 1959 ve 1977 tarihli memleket haritalarının dayanağı hava fotoğraflarının getirtilmediği,

hükme esas bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın eğiminin yer yer değişmekle birlikte %25-30 civarında olduğunun belirtildiği ancak eğimin neye göre belirlendiğinin açıklanmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde deliceden aşılanma zeytin ağaçlarının kök, aşılama yaşı ve kapalılık oranının, yine, taşınmazın imar planında olup olmadığının belirlenmediği, belgeler toplandıktan sonra orman ve zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazın öncesinin delicelik, çalılık ve makilik niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, %12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğu,

muhafaza makilerinin 5653 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile Değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesinin istisnasını teşkil ettiği, aynı maddenin son fıkrası gereğince Devlet ormanı olarak kabulü gerekeceği, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davacılar yanında, bayiileri yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüklerinden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Değiştirilen 14/2 nci maddesi hükümleri dikkate alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip,

kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği, Orman İdaresinin ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının davaya katılımının sağlanması gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 02.02.2021 tarihli ve 2019/727 Esas, 2021/64 Karar sayılı ilamıyla; "... 3402 sayılı Kadastro Kanunun 5 inci ve 27 nci maddesi uyarınca bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihten itibaren Genel Mahkemelerde açılmış davaların görevinin sona erdiği ve davaların Kadastro Mahkemesine aktarılması gerektiği, dava konusu taşınmazların bulunduğu Avşar Mahallesinde kadastro çalışması yapıldığı ve taşınmaz hakkında 28.12.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlediği, tutanak asılları ve eklerinin 3402 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine devri yapıldığı ..." gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının devredildiği Milas Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dosya kapsamında alınan beyanların birbirleriyle uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1964 yılında dava konusu taşınmazın taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan raporda % 35 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, keşif mahallinde dinlenen bilirkişilerin de dava konusu yerin evveliyatının çalılık-makilik olduğunu belirttiği, davacı tarafından açılarak içerisindeki delicelerin aşılandığı,

ancak hiçbir dönemde zeytincilik haricinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, nitekim tarımsal faaliyet yapılmasına elverişli toprak yapısının bulunmadığı, bu kapsamda 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14 üncü 17 nci ve TMK 713 nci maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı ..." gerekçesiyle davanın reddi ile taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verilmiş ve hüküm, davacı vekili tarafından, "... mahkemenin taşınmazın eğimli olması nedeniyle orman vasfında olduğuna yönelik değerlendirme yaptığı, meyilli arazilerin tarım arazisi olarak kullanılabileceği,

etrafı tarım arazileriyle çevrili alanlardaki zeytinliklerin orman sayılmayacağı, taşınmaza komşu eski 103 parselin kesinleşen yargılama sonunda şahıs adına tescil edildiği, zilyetlik şartlarının oluştuğu, imar-ihyanın 30-35 yıl önce tamamlandığı, taşınmazın zeytinlik arazisi olduğu, zeytin ağaçlarının davacı tarafından imar ihya edildiği .." iddiasıyla temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki. 6831 sayılı Kanun'un orman sayılan yerleri düzenleyen 1inci maddesinin j bendinin karşıt anlamından (mefhum-u muhalifinden), orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda veya makilerle örtülü yerlerin orman sayılacağı sonucuna ulaşılmaktadır.

Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeli'ğinin 14/o maddesinde, orman ve toprak muhafaza karakteri; üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi %12 den fazla olan yerler olarak tanımlanmıştır.

Orman Kanunu’nun 23 ücnü maddesinde de, ziraat vekaletince, arazi kayması ve yağmurlarla yıkanması tehlikesine maruz olan yerlerdeki ormanlarla, meskün mahallerin havasını, şose ve demiryollarını, toz ve kum fırtınalarına karşı muhafaza eden ve nehir yataklarının dolmasının önüne geçen veya memleket müdafası için muhafazası zaruri görülen Devlet ormanları veya maki veya fundalarla örtülü yerlerin daimi olarak muhafaza ormanı olarak ayrılabileceği düzenlenmiştir.

Tüm bu düzenlemelere göre makilik, fundalık, çalılık, pırnallık, meşelik v.b. türünden bitki örtüsü ile kaplı yerlerin, eğiminin % 12 den fazla olmasının tek başına o yerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlamına gelmeyeceği ve dolayısıyla orman sayılan yerlerden sayılması için yeterli bulunmayacağı anlaşılmaktadır.

Bu tür yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması için eğime ilave olarak yukarıda belirtilen diğer unsurlarında bir ya da birkaçının birlikte bulunması gerekmektedir.

Uzman bilirkişilerce yukarıda belirtilen bitki örtüleri ile kaplı % 12 den fazla eğime sahip yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığına ilişkin rapor hazırlarken; bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği, gerekirse laboratuarda yapılacak toprak analizi ile elde edilecek bilimsel veriler ve maddi bulgulara aykırı düşmeyen hüküm kurmaya yeterli, Yargıtayın, İlk Derece Mahkemesinin ve tarafların denetime elverişli olmasına özen gösterilmelidir.

Dava dosyasının somut özelliği ile irtibatlandırılmamış, kanun ve yönetmelikteki tabirlerin tekrarı şeklindeki genel ve soyut açıklamalarla yüksek eğimli yerlerin orman ve toprak muhafaza karakterini doğrudan taşıdığı yönündeki raporlar hüküm kurmaya yeterli görülmemelidir.

Bu açıklamalar ışığından somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 28.02.2022 tarihinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi kurul raporunda, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın en eski tarihli 1959 memleket haritasında "çalılık" simgeli yeşile boyalı alan olarak gösterildiği, 1977, 1996 ve 2012 memleket haritalarında zeytinlik rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 1954, 1964, 1971 ve 1974 yılı hava fotoğraflarında ise koyu renkli görünümde % 80 kapalılıkta ağaç / bitki formları bulunduğu,

yöreye özgü çalı ve deliceler olduğu, 1992, 2009 ve 2015 hava fotoğraflarında yoğun maki örtüsünün seyreltilerek mevcut delicelerin zeytinlik halinde olduğu, 1972 yılından sonra 1992 yılından önce delicelerin aşılanıp diğer maki türlerinin kaldırıldığı ve sonraki yıllarda zeytinlik haline getirildiği, keşif tarihinde taşınmaz üzerinde delice üzerine aşılama ile elde edilen aşı yaşları 40 - 45 civarında olan zeytin ağaçlarının bulunduğu, başkaca orman ağacı ve bitki örtüsünün bulunmadığı, taşlık ve kayalık yapıya sahip olduğu, taşınmazın eğiminin % 35 olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı,

delicenin Akdeniz maki bitki örtüsünün ferdi olduğu, taşınmazın imar ihyası tamamlanmış zeytinlik vasfında tarım arazisi olduğu belirtilmiştir.

Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaz kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olup, taşınmazın salt eğiminin %35 olmasının taşınmazın orman olduğu anlamına gelmeyeceği, aynı zamanda 6831 sayılı Kanun'un ve Dairemizin de aradığı anlamda az yukarıda açıklandığı üzere toprak muhafaza karakteri taşıması da gerektiği, ancak orman bilirkişi raporunda eğimin % 12'den fazla olduğu gerekçesiyle toprak muhafaza karakteri taşıdığının belirtildiği, % 12'nin üzerinde eğim olan yerlerde taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıyacağının kabulü ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği,

zira % 12' den fazla eğime sahip yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığına ilişkin rapor hazırlarken; bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği, gerekirse laboratuarda yapılacak toprak analizi ile elde edilecek bilimsel veriler ve maddi bulgulara aykırı düşmeyen hüküm kurmaya yeterli, Yargıtayın,

yerel mahkemenin ve tarafların denetimine elverişli olmasına özen gösterilmesi ve taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, yine taşınmazın yüz ölçümü 10.220,48 metrekare olup üzerindeki zeytin ağacı sayısının belirtilmediği gözetilerek, bu yönden gerekli araştırma ve inceleme yapılarak bu hususları ihtiva eden bilirkişi raporu alınması;

taşınmazın orman niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde, davacının ekonomik amaca uygun kullanımının söz konusu olup olmadığının dolayısıyla davacı lehine, dava konusu taşınmazlar üzerinde kanunun aradığı anlamda imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarını sağlanıp sağlanmadığı hususunun tereddütsüz olarak belirlenmesi gerekirken, taşınmazların salt eğimleri gözetilerek, %12' nin üzerinde eğim olan yerlerde taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıyacağının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5367, K. 2025/1441, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5367
Karar No
2025/1441
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5369 K.2025/2457
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5369 K.2025/2959
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5370 K.2025/2939
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5371 K.2025/3568
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5372 K.2025/3576
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5373 K.2025/1188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.