KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/5430 E., 2022/10419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine ve bir kısım bölümler yönünden açılmamış sayılmasına dair kararın davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve ..... İleri vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire’nin 9.5.2022 tarihli ve 2021/16134 Esas, 2022/4321 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu kez ise davacı ... ve arkadaşları vekili, ... ve ...’nin bir kısım mirasçıları vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
KARAR
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle ;“ Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları dosya arasına alındıktan sonra mahallinde fen, önceki bilirkişi kurulundan farklı 3 kişilik ziraat bilirkişi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi eşliğinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman başlandığının belirlenmesi,
dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı tarım arazisi mi yoksa taşlık, çalılık gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden mi olduğunun ziraat bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak değerlendirilmesi, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında ne olarak göründüğünün jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenecek olan raporda belirlenmesi, tanık ve bilirkişi sözlerinin, bilimsel verilere ve maddi olgulara göre hazırlanan söz konusu bu raporlarla denetlenmesi, raporlar arasında çelişki doğması halinde bu çelişkinin giderilmeye çalışılması,
taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin başladığı ve tamamlandığı tarih ile ekonomik amaca uygun olarak tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi”gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların reddine, çekişmeli taşınmazın 25.04.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (A1), (E), (G), (H), (İ), (J), (L), (M), (P), (R), (T), (N), (Ü), (U), (V), (S), (S2), (Ş), (Ş2), (Y), (Y2), (Y3), (Y5), (Y6), (Y8), (Y9), (Z), (K), (O) ve (Ö) harfleriyle gösterilen kısımlarının aynı adada yeni bir parsel numarası verilerek kadastro tespiti gibi tesciline, davacı ...’in raporda (Ç) ve (F) harfi gösterilen bölümleri ile davacı ...’nin (K) ve (Ü) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş;
hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve Fincan İleri vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilmiş; davacı ... ve arkadaşları vekili,... ve ...’nin bir kısım mirasçıları vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, bozma gereğince işlem yapılmasına, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... ve arkadaşları vekili, ... ve ...’nin bir kısım mirasçıları vekilinin sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir.
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
Ne var ki eldeki davalar nedeniyle çekişmeli 101 ada 99 parsel sayılı taşınmazın Mahkeme kararında farklı harfler altında zikredilen bölümleri ile bu parselin kadastral çapı içerisinde kalıp hükümde zikredilmeyen Ş1-S2-Y1-Y4-Y7 bölümlerinin tümü davalı hale geldiğine ve hükmüne uyulan bozma ilamının kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri yönünden de bu bölümlerin kesinleştirilmesi/infazı için Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmediğine göre Mahkemece çekişmeli taşınmazın bir bütün olarak tespitteki yüzölçümü ve vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken;
yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle infazda tereddüt yaratıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro Hakiminin doğru sicil oluşturma yükümlülüğüne aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5430, K. 2022/10419, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama