KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/5771 E., 2024/5189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış, Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 199 ada 1 parsel sayılı 75.635,00 metrekare yüzölçümünde ve fidanlık vasfındaki taşınmaz 10.12.1987 tarihinde senetsizden Hazine adına tespit edilmiş, tespite yapılan itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca yapılan incelemede, Hazinenin muvafakati ile ... Belediyesi adına tespit edilmekle 29.08.1988 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 199 ada 1 parselde kayıtlı 75.635 metrekarelik taşınmazın ... Belediyesi tüzel kişiliği adına fidanlık vasfı ile tescil edildiğini, bu tescilin doğru olmadığını bu nedenle söz konusu taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; memleket haritaları incelendiğinde dava konusu taşınmazın üzerinde orman vasfında herhangi bir ağacın ve sınırın mevcut olmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarından ve kadastro tutanaklarından dava konusu taşınmaz üzerine ... tarafından fidanlar dikilerek ağaçlandırma çalışmasının yapıldığının anlaşıldığı, kadastro çalışmaları esnasında da Hazine temsilcisi ve ... temsilcilerinin bir araya gelerek dava konusu taşınmazın fidanlık vasfıyla ... üzerine tescil edilmesi hususunda anlaştıkları, davaya konu taşınmazın orman vasfında olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun)
Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5771, K. 2024/5189, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama