KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/5851 E., 2024/8027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1988 E., 2022/1644 K.
- Dava türü
- Dernek genel kurul toplantısının iptali
- Dava tarihi
- 15.12.2017
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/510 E., 2020/353 K.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; davalı derneğinin 26.11.2017 tarihli genel kurul toplantısının üye olmayan kişilerin katılımı ile yapıldığını ileri sürerek genel kurul toplantısının iptali ile derneğe kayyım atanması istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının dava dilekçesinde üye olmayan kişilerin genel kurula katıldığı ve oy kullandığı iddiasında bulunduğu, dava konusu derneğin olağan genel kurulu yapılmak üzere 26.11.2017 günü dernek merkezinde toplanıldığını ve toplantı da yeterli çoğunluğun sağlandığı, dernek tüzüğündeki değişiklik talebinin oy birliğiyle kabul edildiğinin tespit edildiği, dosya içinde mevcut dernek defter ve evraklarının incelenmesinde dernek üye sıfatına haiz olmayan şahısların var olduğu ve icracı konumda olan kişilerin dava konusu derneğin uhdesinde faaliyetlerine devam ettiklerinin tespit edildiği,
dernekler kanunu, dernekler yönetmeliği, TMK'nin dernekler ile ilgili hükümleri ve dernek tüzüğünün birlikte değerlendirilmesinde 8. Genel kurul tutanağında dernek üye sayısı 468 olarak belirtilmişse de davaya konu genel kurul itibariyle dosyada mevcut dernek karar defterine göre 2003 yılından 2014 yılına kadar alınan kararlarda belirtildiği üzere toplamda 407 üyesinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, hazırlanan genel kurul hazuri listesinde bahse konu 407 kişiden sadece 349 üyenin ismine yer verildiğinin anlaşıldığı,
üyeliği devam ettiği halde genel sırasında yapılacak seçimlerde oy kullanacak kişileri gösteren hazuri listesinde ismine yer verilmemiş toplam 58 kişi bulunduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, genel kurul sırasında yapılan seçimin üye olduğu belirtilen 468 kişiden 383 katılımı ile yapıldığının tutanak altına alındığı, karar defteri ve devamındaki evraklar doğrultusunda yapılan incelemede bahse konu dernek üyesi olduğu belirtilen 468 kişiden 119 kişinin resmi olarak üyelik işlemleri tamamlanmadan üyeymiş gibi gösterilerek hazurin listesine eklendiği,
karar defterinin incelenmesinde hazurin listesinde adı bulunan 119 kişiden 98'nin karar defterinde dayanak gösterilen kararlarda üyeliklerinin açık ve net bir şekilde kabul edildiğine dair karara rastlanmadığı, 10 üyelik içinse her hangi bir kararın bulunmadığı, geriye kalan 11 kişiden 3'ünün üyeliğinin daha önceden alınan kararla düşürüldüğünü, hazirun listesinde adına yer verilen 17 nolu karar ile üyeliği kabul edildiği belirtilen Halis Yıldız isimli kişinin yine benzer şekilde ...
Ata, Hakan Türkgeldi, Hüseyin Duran isimli kişilerin adlarının geçmediği, Bünyamin ... isimli kişinin ise vefat-taşınma nedeniyle üyelikten düşürülmesine karar verildiği, buna rağmen hazurin listesinde adına yer verildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri arasında dernek üyesi olmayan kişilerin yer aldığı gerekçesi ile 26 Kasım 2017 tarihli 8. Olağan genel kurul toplantısının iptaline; davacının kayyım atanması talebinin mahkemenin görevinde bulunmadığı,
kayyım atanmasının Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilebileceği bu nedenle bu taleple ilgili mahkemece karar verilmesine yer olmadığına; davacının ihtiyati tedbir talebinin esasa yönelik olup, karar kesinleşmeden tedbir yoluyla netice-i talebe ulaşılmasının usül ve yasa hükümlerine uygun olmaması sebebiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde ve hukukun uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik tarafların yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili ile katılma yolu ile davacı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, dernek genel kurul toplantısının iptali ile derneğe kayyım atanması istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ile davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5851, K. 2024/8027, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama