KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6010 E., 2024/3058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1187 E., 2022/1352 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Konya Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/31 E., 2021/44 K.
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece (Konya Kadastro) Mahkemesi tarafından verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunun geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 325 ada 1, 325 ada 2 ve 330 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 2.763.25, 2.387,67 ve 2.972,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, edinme sebebi sütununda davalı gerçek kişilerin kullanımında olduğu belirtilerek, arsa niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 325 ada 1, 325 ada 2 ve 330 ada 3 parsel sayılı taşınmazların müvekkili olan davacının kullanımında olduğunu öne sürerek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda;" çekişmeli taşınmazlarda 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca kullanım kadastro çalışması yapılmadığı, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı " gerekçesiyle, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6010, K. 2024/3058, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama