İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6341 K.2024/5407

Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davaların usulden reddine ve reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6341Karar2024/5407Tarih30 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.103 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/6341 E., 2024/5407 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.103 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davaların usulden reddine ve reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... ve arkadaşları vekili 07.12.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı Hazine adına tapuda orman vasfıyla kayıtlı Rize ili İkizdere ilçesi ... Köyünden kain 101 ada 1 parsel ile aynı ilçe Yağcılar Köyünde kain 108 ada 1 parsel içinde kalan taşınmaz bölümleri ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen bölümlerin uzun yıllardır müvekkillerinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının müvekkilleri lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları nedeniyle ifrazen 101 ada 392 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı hale gelmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen dava konusu kısmın, 101 ada 392 parsel içerisinde kaldığı, 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12/3 md. uyarınca kesinleşen kadastro tutanaklarına ilişkin kadastro öncesi sebebe dayalı davaların 10 yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, eldeki davanın 07/12/2016 tarihinde açıldığı, bu parsele ilişkin kadastro tespitinin ise 20/11/2006 tarihinde kesinleştiği, dava konusu B harfi ile gösterilen tescil harici bırakılan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan alanlardan olduğu, İkizdere deresinin aktif etkisi altında olduğu,

dava konusu C harfi ile gösterilen alanın tamamının tespit edilen en eski tarihten beri orman sayılan alanlardan olduğu " gerekçesiyle verilen, davacının 101 ada 392 parselde bulunan fen bilirkişisi Zikrullah Kabil tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alana ilişkin davasının 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle usulden reddine, davacının, 108 ada 1 parselde bulunan aynı raporda C harfi ile gösterilen alana ve yine aynı raporda B harfi ile gösterilen tescil dışı bırakılmış alana ilişkin davasının ise reddine ilişkin ilk karar,

davacılar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Davacılar tarafından tescil harici bırakılan alanın da dava konusu edildiği, bu nedenle ... Tüzelkişiliğinin de davaya dahil edilmesi ve böylelikle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği " belirtilerek kaldırılmış ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iade kararı doğrultusunda Köy Tüzelkişiliğinin davaya dahil edilmesi suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda. 101 ada 392 parselde bulunan ve (A) harfi ile gösterilen alana ilişkin davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle usulden reddine, 108 ada 1 parselde bulunan (C) harfi ile gösterilen alana ve (B) harfi ile gösterilen tescil dışı bırakılmış alana ilişkin davanın ise reddine karar verilmiş; hükmün bu defa davalı ...

İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Her ne kadar davalı ... vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu taşınmazlardan biri hakkında usulden, diğeri hakkında ise esastan ret karar verildiği, dolayısıyla her iki parsel hakkındaki red gerekçelerinin birbirlerinden farklı olduğu, hal böyle olunca müvekkili idare lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, yerel mahkemenin kaldırma kararından önceki ve sonraki hükümlerinin esas itibariyle aynı olduğu,

önceki kararda da dava konusu taşınmazlardan biri hakkında usulden red, diğeri hakkında ise esastan red kararı verildiği ve davalı ... lehine tek vekalet ücretine hükmedildiği ancak buna rağmen yerel mahkeme kararının vekalet ücretinin belirlenme şekli bakımından davalı ... tarafından istinaf edilmediği, bu durumun ilk karardaki vekalet ücretinin belirlenme şekli bakımından davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu,

önceki kararı vekalet ücretinin belirlenme şekli bakımından istinaf etmeyen davalı idarenin kaldırma kararından sonraki hükmü vekalet ücretinin belirlenme şekli bakımından istinaf edemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkemece davalı idare lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir husus bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ...

İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; tapu iptali ve tescil ile tescil istemlerine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun uyarınca 2006 yılında yapılmıştır.

1. Kural olarak; İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Zira, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekmektedir (HMK mad. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.

Ancak, davanın taraflarından birisinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi ve bu yeni kararla aleyhine hukuki bir durum yaratılması durumunda, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan taraf, bu yeni kararı temyiz edebilecektir.

Somut uyuşmazlıkta. İlk Derece Mahkemesi kararı, sadece davalı ...

İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de, başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup davalı Hazine, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle esasa ilişkin yeni bir karar verilmek suretiyle aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığından, davalı Hazinenin Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.

Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Hazinenin, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları, yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6341, K. 2024/5407, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6341
Karar No
2024/5407
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6343 K.2024/5406
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6364 K.2024/11248
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6367 K.2024/11250
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/6374 K.2024/11378
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6377 K.2024/11195
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/6394 K.2024/12228

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.