KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6584 E., 2024/5535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/312 E., 2022/925 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/317 E., 2018/88 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında Antalya ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 2167 parsel sayılı 4809 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parselin tamamının kullanımsız olduğu" şerhi yazılarak, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 2167 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kullanımsız olduğuna dair şerhin iptali ile davacının kullanımında olduğunun tespitini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Dava konusu yerin zilyetliğinin eskiden davacının babaannesine ait olduğu daha sonra babası ...'in kullandığının belirtildiği ancak ...
Kaymakamlığına 14.03.2012 tarihinde dava konusu yerin zilyetliği konusunda ..., ... ve ...'ün şikayette bulundukları ve dava konusu yerin zilyetliği konusunda taraflar arasında tartışma bulunduğu, davacının zilyetlik iddiasında bulunduğu yerde nizasız fasılasız 20 yıl zilyetliği olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
"Kullanım kadastrosuna itiraz davalarında aslolanın, öncelikle dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı tarih ile 6292 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde hak sahibi sayılabilmek için belirlenen 31.12.2011 tarihi ve öncesinde kullanılan bir yer olup olmadığının ve ayrıca kullanıcısının davacı olup olmadığının belirlenmesi olduğu; dava konusu taşınmazın ise uygulanan 2005, 2009, 2011 ve 2013 tarihli uydu görüntülerine göre 2011 yılı ve öncesinde tamamen kullanımsız, tarım yapılmayan taşlık çalılık yerlerden iken 2012 yılından itibaren çalıların köklendiği,
2013 yılında zeytin fidanları dikildiği ve dolayısıyla Yasanın öngördüğü 31.12.2011 tarihinden önce kullanımsız olduğundan tespitin doğru olduğu; ilk derece mahkemesince davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken 20 yıllık zilyetliğin olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan" davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6584, K. 2024/5535, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama