İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6624 K.2024/7880

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,…

Esas2022/6624Karar2024/7880Tarih23 Aralık 2024Okuma8 dk · 1.620 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/6624 E., 2024/7880 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2024
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/642 E., 2022/766 K.
Dava tarihi
27.05.2015
Karar
İstinaf başvurusunun kabulüne
İlk derece mahkemesi
Demre Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/85 E., 2017/30 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.620 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... İdaresi vekili 27.05.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle.

Kale Kadastro Mahkemesinin 2004/7 Esas, 2005/5 Karar sayılı kararıyla, Antalya ili Demre ilçesi Yavu Mahallesinde kain 170 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında, dere yatağı olarak tespit gibi tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine İbrahim Yavaşer’in kullanımında olduğu ve 1. derece doğal sit alanında bulunduğu şerhinin konulmasına karar verildiğini ve hükmün, Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Daresinin 2005/14068 Esas, 2006/319 Karar sayılı ilamıyla,

"çekişmeli yerin orman içi açıklık olduğu" gerekçesiyle taşınmazın orman olarak tapuya tesciline şeklinde düzeltilerek onanmasına kararı verilmekle 2006 yılında kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2010 yılında 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışma sonucunda 170 ada 2 parselin 170 ada 4 ve 5 parsel olarak ikiye ifraz edilip tarla vasfıyla tespit gördüğünü ve ... ile ... adına kullanıcı belirlemesi yapıldığını,

tapu kayıtlarında yapılan incelemede Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen düzelterek onama kararına rağmen parsellerin tapuda tarla vasıflı olarak göründüğünü ve beyanlar hanesinde de kullanıcılarının yer aldığının anlaşıldığını, bunun üzerine,

düzeltilerek onama kararı doğrultusunda 170 ada 4 ve 5 parsellerin, mahkeme kararında olduğu gibi 170 ada 2 parsel numarası ile orman olarak tescil edilmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin terkini için Tapu Müdürlüğü nezdinde yapılan çalışmalarda her hangi bir sonuç alınamadığını, bu nedenle Kale Kadastro Mahkemesinin 2004/7 Esas, 2005/5 Karar sayılı kararının Yargıtayın düzelterek onama kararı uyarınca infazı için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek,

170 ada 4 ve 5 parsellerin Kale Kadastro Mahkemesinin 2004/7 Esas, 2005/5 Karar sayılı kararındaki gibi, 170 ada 2 parsel numarası altında birleştirilerek orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 170 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların 170 ada 2 parsel numarası adı altında birleştirilerek orman vasfıyla tapuya tesciline, taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptaline, yargılama giderinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiş;

hükmün, davalı gerçek kişiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf isteminin yargılama giderleri yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istinaf istemlerinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderine yönelik 5 ve 6. bentlerinin kaldırılmasına, hükmü kaldırılan 5 ve 6 nolu bentler yönünden yeniden hüküm kurularak, 3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin davacı ...

İdaresi üzerinde bırakılmasına, aynı nedenle davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; bu karar, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/9635 Esas, 2022/218 Karar sayılı ilamıyla.

"Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak.

1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun,

istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken, diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemeler olduğu, İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesi kararının bütünüyle ortadan kaldırılması ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmasının zorunlu olduğu,

aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesi söz konusu olabileceği gibi, HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüde de sebebiyet verilebileceği, bu itibarla; açıklandığı şekilde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka uygun olmakla birlikte yargılama giderine yönelik hatalı hüküm kurulduğunun kabul edildiği durumda dahi, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi ve ardından tüm talepler bakımından yeniden hüküm kurulması gerekirken.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığı" gerekçesiyle, diğer yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; " ... güncelleme çalışması sonucunda oluşan 170 ada 4 ve 5 parsellerin öncesinin 170 ada 2 parsel olduğu, bu parselin Demre Kadastro Mahkemesinin 04/03/2005 tarihli ve 2004/7 - 5 E-K sayılı hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 04.01.2006 tarihli ve 2005/14068 - 319 E-K sayılı düzelterek onama kararı ile hüküm fıkrasından çıkartılan ve eklenen hususlar gözetilmeksizin, sanki doğrudan onanmış gibi kesinleştirme şerhi verilerek infazı için tapu sicil müdürlüğüne gönderildiği ve müdürlükçe de istem doğrultusunda hatalı şekilde işlem yapıldığı,

bu hatalı işleme göre oluşan tapu sicili üzerinden 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek madde 4 uyarınca güncelleme çalışması yapıldığı, bu çalışma sonucunda dava konusu 170 ada 4 ve 5 parsellerin oluştuğu ve beyanlar hanesinde kullanım şerhi verildiği, temelinde kesinleşmiş mahkeme hükmünün hatalı infazından kaynaklı yolsuz tescil durumunun söz konusu olduğu, taşınmaz üzerinde tefrik ve yeniden kullanıcı belirlemesi yapılması nedeniyle orman yönetiminin yeniden tapu iptali ve tescil ile birlikte zilyetlik şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin dava açmasında hukuki yararının bulunduğu,

önceki verilen hükmün taraflar arasında kesin hüküm oluştursa da kararın hatalı tescilinden sonra yeniden güncelleme çalışması yapılmasının, orman olarak tescil edilen taşınmazlarda Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işlemleri yapılıp kesinleşmeden kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle yeniden hüküm kurulmasında ve sonradan yapılan çalışmanın iptalinde zorunluluk bulunduğu,

3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılması gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Antalya ili Demre ilçesi Yavu Mahallesi İlvit mevkiinde kain 4.052,73 m² yüzölçümündeki 170 ada 4 parsel ve 3.808,10 m² yüzölçümündeki 170 ada 5 parsel nolu taşınmazların 170 ada 2 parsel numarası adı altında birleştirilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca orman tahdidi, 1993 yılında ise aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması çalışmalarının yapılmış olduğu,

dava konusu 170 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan kadastro tespitine itiraz davası sonunda Demre (Kale) Kadastro Mahkemesinin 04.03.2005 tarih ve 2004/7-5 Esas, Karar sayılı kararı ile davanın reddine, taşınmazın tespit gibi dere yatağı vasfıyla Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesine, "Eyüp oğlu İbrahim Yavaşer'in kullanımındadır, 1. derecede doğal sit alanındadır." şerhinin yazılmasına karar verildiği,

hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.01.2006 tarihli ve 2005/14068-319 Esas, Karar sayılı ilamıyla hüküm fıkrasının 17. maddesinin (b) ve (c) bentlerinin kaldırılarak yerine "Yavu Köyü 170 ada 2 parselin orman niteliğinde Hazine adına tesciline" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, ancak tapuda infazın, düzelterek onama kararı üzerinden değil, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar üzerinden sağlanmış olması nedeniyle taşınmazın dere yatağı olarak Hazine adına tescil edildiği,

bilahare 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışması sırasında 170 ada 4 ve 5 parsel olarak ifraz edilerek niteliğinin tarla olarak değiştirildiği ve davalılar ... ve ... adına kullanıcı şerhi verildiği anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilâmına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmeden usûle aykırı şekilde hüküm kurulmuştur.

Şöyle ki. İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın kabulüne ilişkin karar verilmiş ve bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı esas yönünden hukuka uygun bulunmuş, ancak yargılama giderine yönelik hatalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle sadece yargılama giderlerine ilişkin fıkralar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,

sadece yargılama giderlerine ilişkin yeniden hüküm kurulmuş olup, bu kararın temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı usulî yönden bozulmuş, hükmün, diğer yönleri ise incelenmemiştir.

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda, halen ayakta olan İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında değerlendirme yapılarak, karar uygun bulunmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına karar verilip ardından yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, ayakta olan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmadan doğrudan dava konusu uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığı gibi; kabule göre de, tapuda tarla vasfıyla kayıtlı bulunan 170 ada 4 ve 170 ada 5 parsel sayılı taşınmazların, tapu kayıtlarının iptaline karar verilmeden doğrudan 170 ada 2 parsel olarak birleştirilerek orman vasfıyla tesciline karar verilmesi de isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.,

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6624, K. 2024/7880, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6624
Karar No
2024/7880
Tarih
23 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6626 K.2024/16258
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6627 K.2024/16257
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6629 K.2024/11503
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/6633 K.2024/16251
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6637 K.2024/11260
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6642 K.2024/11510

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.