KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6679 E., 2023/4897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/455 E., 2022/202 K.
- Karar
- Davanın esastan reddine
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinceİlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde ... ve ... vekili Avukat ..., karşı taraftan Hazine vekili Avukat ......geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.10.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanununa (3402 ... Kanun) 5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (5831 ... Kanun) Eklenen Ek - 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... ili Serik ilçesi Yukarıkocayatak Beldesi, 154 ada 1113 ve 155 ada 1116 parsel ... sırasıyla 118175,31 m² ve 65566,30 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle Hazine adana tespit edilerek beyanlar hanesine 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün kullanımında olduğu yazılmıştır.
2.Davacı vekili, tapu kaydına dayalı olarak taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2012 tarihli ve 2010/175 Esas, 2012/2 Karar ... kararı ile davanın tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Serik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı hüküm davalı Hazine ve Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2014 tarihli ve 2013/10493 Esas, 2014/1207 Karar ... ilamı ile "Çekişmeli 154 ada 113 ve 155 ada 1116 ... kullanım kadastrosu parselleri 388 ... kadastro parselinden gelmektedir. 388 parsel ... taşınmaz, 1954 yılında yapılan tapulamada Nisan 928 tarih ve 22 numaralı 90 dönüm miktarındaki tapu kaydı ile kişiler adına tespit edilmiş.
Hazine ve kişilerin tespite itiraz etmesi üzerine, kadastro mahkemesinin 18/12/1962 gün ve 1954/1672 - 234 ... ilâmıyla 388 ... parselin 90000 m²’lik bölümünün.....ve....... adına tespit gibi tesciline, geriye kalan 354375 m²’lik bölümün ise tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. 354375 m²’lik bölüm 828 parsel numarasıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Daha sonra 828 parsel yol kamulaştırması nedeniyle 1112, 113, 1114 ve 1115 parsellere ifraz edilmiştir. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 2009/15 ... genelgesi gereğince, 1112 parsel ... taşınmazın orman sınırları dışında kalan bölümüne 1112 parsel numarası, orman sınırları içinde olup 2/B alanında kalan bölümüne ise 1252 parsel numarası verilmiş, bu parsel de kullanım kadastrosunda 154 ada 1113 parsel numarası ile kadastro tutanağı tutulmuştur.
1115 parsel ... taşınmaz ise 2009/15 ... genelge ile orman sayılmayan bölümü 1115 parsel numarası almış, 2/B alanında kalan bölümü ise 1255 parsel numarası verilmiş, bu parsel de kullanım kadastrosunda 155 ada 1116 parsel numarası ile kadastro tutanağı tutulmuştur.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kullanım kadastrosu askı ilanı 18/05/2010 tarihinde yapılmış, bir aylık askı ilânı süresi içinde eldeki dava açılmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu gibi aynı zamanda orman kadastrosunun iptali ile tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Davanın belirtilen bu niteliği gereği tamamı yönünden görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için; eldeki dosyadan orman kadastrosunun iptali ile tapu iptali ve tescil davaları tefrik edilerek bu davalar yönünden 6831 ... Kanunun 11 ve 6100 ... Kanunun 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi, kullanım kadastrosuna itiraz davasının ise elde tutulup, hakkında görevsizlik kararı verilen orman tahdidinin iptali ile tapu iptali ve tescil davasında verilecek karar, elde tutulacak kullanım kadastrosuna itiraz davasını etkileyeceğinden, sonucu beklenip iddia ve savunma doğrultusunda kullanım kadastrosuna itiraz davasının esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre de, 154 ada 1113 ve 155 ada 1116 parsel ... taşınmazların kadastro tutanak aslı ve eklerinin kadastro işlemlerinin tamamlanması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, tutanaklar ile ilgili bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığı ve bilhare 2/B alanı olarak ayrıldığı ve hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun, 6831 ... Kanun.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden ... varislerinden ... ile Perihan Altundaştan alınmasına,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17,100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6679, K. 2023/4897, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama